|
|
|
| |
Filyos Vadi Projesi ve Metin Tahan
DLH Genel Müdür Yardımcısı Metin Tahan’ın Pusula Dergisi ve dünkü gazetemizde çıkan açıklamalarını okudunuz.
Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen’den başka hiç kimsenin kendisine projeyle gelmemesinden yakınıyor.
Ama asıl bomba açıklamaları Filyos Vadisi Projesi’yle ilgili yapıyor.
Metin Tahan özetle, Filyos Vadisi içinde yer alan askeri bölge nedeniyle hiçbir yatırım yapılamayacağın vurguluyor.
Yani bu askeri bölge olduğu sürece Filyos Limanı yapılamıyor.
Liman yapılamayınca Vadi Projesi hayata geçmiyor.
Ömer Barutçu’nun Bakan olduğu dönemde, liman ihalesi yapılmış ve Kardemir bu ihaleyi kazanmıştı.
Askeri tesis nedeniyle liman projesi hayata geçmemişti.
Şimdi aynı sıkıntı yine devam ediyor.
O halde bu sorunun çözülmesi gerekiyor.
Bu işi yapacak kurumun içinde genel müdür yardımcısı olarak çalışan Zonguldak dostu Metin Tahan var.
Zonguldak’ın milletvekilleri var.
Milletvekilleri içinden çıkmış Meclis Başkanı var.
Daha ne olsun?
Bu askeri bölge buradan kaldırılır.
Liman projesi hayata geçirilir.
Bu sıcak konuyu gündeme taşıyıp Zonguldaklıları uyandıran Metin Tahan’a teşekkür ediyoruz.
Herkesin, Metin Tahan kadar Zonguldaklı olmasını bekliyoruz
Ali Bektaş’ın dünkü köşesi…
Pusula Gazetesi Yazarı Ali Bektaş’ın dünkü köşesi çok güzeldi.
Bizim hafta içinde yazdığımız Ankara izlenimlerine bir anlamda fıkralarca cevap vermiş Ali Bektaş.
Bektaş’ın köşesini okurken çok başka bir konu geldi aklıma.
Ama önce Bektaş’ın köşesini hatırlayalım:
“Bir gün Nasrettin Hoca'ya sormuşlar;
"Hocam senin hanım niye bu kadar çok geziyor?"
"Yooo,"demiş Nasrettin Hoca.
"Çok gezse bizim evede uğrardı.
Yıllardır Zonguldak'a yatırımcılar geliyor,gelecek,aha şimdi geldi deniyor ya,aklıma bu fıkra geldi.
İkinci bölüm çok daha güzel. İşte özet…
Özetle…
Temel ile Drsun’un içinde bulunduğu gemi okyanusta batmış.
Gemiden Temel, Dursun ve bir İngiliz kız kurtulmuş.
Yüksek bir tepeye sırayla çıkıp geçen gemilere el sallayacaklar.
Önce Temel çıkmış tepeye.
Oradan bağırıyormuş: “"La Dursun ben sana demedim mi kıza dokunma diye?"
Temel iki de bir bağırıyormuş.
“Irz düşmanı niye kıza dokunuyorsun?” diye.
Temel tepeden inmiş, sıra gelmiş Dursun’a.
Dursun çıkmış tepeye,
Temel zıplamış İngiliz kızın üstüne.
Dursun bakmış aşağıya, Temel kızın üstünde.
"La Temel boşuna bağırmayımış, demek ki buradan böyle gözüküyor" kendi kendine.
Bazı yerlerden, bazı koltuklardan bakıp, Zonguldak iyiye gidiyor diyenleri duyunca, bu fıkra aklıma geliyor ve kendi kendime söyleniyorum;
"Demek ki oradan öyle gözüküyor."
Fıkra o kadar hoşuma gitti ki.
Hani birileri bazen ortaya çıkıp gerekli gereksiz suçluyorlarya bizi.
Aslında kendileri yapıyorlar bize söyledikleri şeyi.
Önce bağıran haklı olacak ya.
İlahi Ali Ağabey.
Böyle güzel fıkra mı olur?
Oflu Hoca’yı geçtin inan ki! |



|
| |
| |
|
|
| |
|
|
|
  |
|
|
|
|
|