Kalaycıoğlu ne zaman uyuyor?
Biz dedik ki: "İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Kalaycıoğlu, TTK Karadon'da dinamit ambarında görevli görünüyor. İşe gitmeden maaş alıyor."
Kalaycıoğlu konuyu başka yönlere çekiyor.
Boğuntuya getiriyor.
TTK'da 12.00-08.00 vardiyasında çalıştığını söylüyor.
Ama Halkın Sesi Gazetesi'ne emekli olduğunu ve 700 YTL emekli maaşı aldığını söylüyor.
Pusula Muhabirine ise çalıştığı ve bin 300 YTL maaş aldığını söylüyor.
TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen'i eleştiriyoruz.
Çünkü, Kalaycıoğlu işe gitmeden maaş alıyor. Dağdelen de buna göz yumuyor.
Vali Erdal Ata'ya sesleniyoruz.
İl Genel Meclisi Başkanı işe gitmeden maaş alıyor.
Topluma kötü örnek oluyor.
Bilgisi olsun istiyoruz.
Yoksa bizim Sayın Vali Erdal Ata ile ne sorunumuz olabilir.
Kendisi, Bakanlar Kurulu'nun önerisi, Cumhurbaşkanın onayıyla Zonguldak'a hizmet için görevlendirilmiştir.
Kalaycıoğlu, cepheyi genişletip aradan sıyrılmak istiyor.
Ama o kadar kolay değil.
Sevgili okurlarım.
Muzaffer Kalaycıoğlu 'Atom Karınca'mı ki, gece 24.00'de işe gitsin, sabah 08.00'a kadar çalışsın, işten çıkıp akşama kadar İl Genel Meclisi Başkanlığı yapsın.
Bu mümkün mü?
Bir insanın vücudu bu çalışma temposuna dayanabilir mi?
Kalaycıoğlu lafı eveleyip gevelemesin.
Sadece bu soruya yanıt versin.
Kalaycıoğlu olmasa,
bu işler yapılmaz mıydı?
İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Kalaycıoğlu için "İhaleleri usulsüz dağıtıyor, müteahhitlerden avanta alıyor, partizanlık yapıyor" demiyoruz.
Eleştirdiğimiz tek konu, TTK'da işe gitmeden maaş alması.
Gerçi şu anda senelik izinde.
İzin bitince kendisini işyerinden takip edeceğiz.
Ama merak ettiğim konu şu:
İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Kalaycıoğlu olmasa, hükümet Zonguldak'a para göndermeyecek miydi?
Gönderilen bu kadar parada, yapılan bu kadar işte, başta TBMM Başkanı Köksal Toptan, dönemin Valisi Yavuz Erkmen, Milletvekilleri Fazlı Erdoğan, Polat Türkmen, eski İl Başkanı Celil Uzun, yeni İl Başkanı Hamdi Uçar'ın hiç mi katkısı yok? Kalaycıoğlu, elini vicdanına koysun cevap versin.
Tüm eser senin mi?
Hiç kimsenin payı yok mu?
Allah aşkına küfür etmeden cevap ver Muzaffer Ağabey.
Bir can alacı soru daha:
Muzaffer Ağabey, iki de bir "Böyle lobi olacaksa ben yokum" diyorsun.
Sen, Zonguldak Lobisi'nin, senin TTK'dan işe gitmeden havadan ayda bin 300 YTL alman için oluşturulduğunu mu sanıyorsun?
Öyle sanıyorsan, yanılıyorsun.
Öyle lobide biz de yokuz.
DSP'den de, Başoğlu'ndan da
koltuk değneği olmaz…
DSP İl Başkanı Nurhan Başoğlu, "Benim gönlümde yatan aslan, Rektör Bektaş Açıkgöz'ün Zonguldak Belediye Başkanı olmasıdır" diyor.
Pusula'da manşet çıkınca "Biz rektör beyle görüşmedik ki. Böyle manşetleri niye atıyorlar" diyor.
Nurhan Başoğlu'nu anlamıyoruz.
Bir başka eleştiri daha.
Başoğlu şöyle diyor:
"DSP, CHP'nin koltuk değneği değildir."
Bence de değildir.
Çünkü koltuk değneği sağlam olmadır.
Sağlam olmayan bir koltuk değneği ile yola çıkılmaz.
Ne oldu 22 Temmuz 2007 erken genel seçimlerinde.
DSP, CHP ile ittifak yapmadı mı?
DSP'nin CHP'ye ne katkısı oldu?
Seçimden sonra ayrılıp gittiler.
O nedenle…
DSP'den koltuk değneği olmaz.
Nurhan Başoğlu'ndan olur mu?
Bence ondan da olmaz.
Soldaki ittifak çabalarına gelince.
SHP ile DSP aslında CHP ile ittifak yapmak düşüncesinde değil.
Onların düşüncesi, İsmail Eşref'i Zonguldak Belediye Başkanı yapmamak.
SHP Parti Meclisi Üyesi Şerafettin Turpçu'nun İsmail Eşref'le ilgili düşüncelerini biliyoruz.
28 Mart 2004 yerel seçimlerinde Şerafettin Turpçu, Zonguldak Belediye Başkan adayı oldu.
2 bin oy alamadı.
Peki, kaç milyar lira harcadı?
Mesele budur.
|



|