Çaycuma ve Alagözler…
İşadamı Ağabeyimiz, dostluğundan gurur duyduğumuz Kadir Alagöz'ün amcası Mehmet Alagöz'ün cenaze töreni için Çaycuma'ya gittik. İstasyon Mahallesi'nde Alagözler İstasyon Camisindeki cenazeye katılım oldukça yüksekti. Merhum Mehmet Alagöz, son yolculuğuna kendi yaptırdığı camiden çıktı. Herkes, Mehmet Alagöz ve tüm Alagöz ailesinin hayırseverliğini anlattı cami avlusunda.
"Merhum Mehmet Alagöz'ün Çaycuma'nın her köyünde çakılı bir çivisi vardır" dediler.
Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Zeki Çakan oradaydı.
CHP eski Milletvekili Nadir Saraç oradaydı.
İş, siyaset, bürokrasi ve medya dünyası oradaydı.
Böyle acılı bir günde Alagöz Ailesi, Çaycuma ve çevresinde ne kadar sevildiklerini gördüler.
Yaşam için 13 öneri
* Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.
* Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.
* Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.
* Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.
* Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiçbir zaman ulaşmayacağını bilmektir.
* Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemesin.
* Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın.
* Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olamayan biriyle geçirme.
* Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.
* "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.
* Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.
* Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.
* Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.
Not: Zaman zaman yaptığımız yorumların kaynağı olarak 'parti' gösteriliyor.
O yazılar değil ama bu yazılar 'parti'den geldi.
Karga ile Leylek
Bir gün, bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar yol kenarında. Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini, nasıl olup da bir ´yabancı´yı kendi kardeşlerine yeğlediklerini. Biri karga, biri leylek...
O kadar farklıdır ki kuşlar ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine. Öyle ya, karga dediğin kargalarla uçmalıdır, leylek dediğinse leyleklerle. Yaklaşır ve merakla inceler kuşları. Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar.
O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, birlikte yaşarlar beklenenlerin yanında tutunamayanlar. O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirlerine yakın kılan. Topal kuşlar birbirlerinin ´arıza´larını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine.
En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.
Aynı şekilde zengin, aynı şekilde mesut olanların ortak paydaları sabun köpüğü gibidir uçar, söner. Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakınlaştıran, yaklaştıran... (Mesneviden)
|



|