O… Çocukları…
"Ali Rıza yine ağzını bozdu" demeyin. Filmin adı böyle.
O…. Çocukları adlı film dün itibariyle Zonguldak Belediye Sineması'nda gösterime girdi.
Murat Saraçoğlu'nun yönettiği ve Demet Akbağ, Özgü Namal, Sarp Apak ile Altan Erkekli'nin oynadığı "O… Çocukları", çocuk psikolojisi, eğitim, töre, annelik duygusu ve kadın erkek ilişkileri, toplumsal değer yargıları ve baskı ortamının sorgulandığı, tartışmalara yol açacak bir film.
Yıl 1981... Türkiye, askeri rejimin yönetimi altındadır. Hayat kadınlarının çocuklarına bakıcılık yapan emanetçi annenin, evinin ekseninde inanılmaz olaylar gelişecektir. Hayata dair tüm gerçeklerin ve duyguların iç içe örüldüğü bu evde yaşanacak dram ve trajikomik olaylar hafızalardan silinmeyecek.
Türkiye'de ilk kez çekilen bu film, Zonguldak'ta hemen her gün çekiliyor.
Türkiye'de ilgi görür mü bilmem. Ama Zonguldak O…. Çocukları büyük ilgi görüyor.
Akşam içerken bir senaryo kuruyorlar. Konuyu filmde olduğu gibi mutlaka 12 Eylül öncesine de dayıyorlar.
Sonra kanki oluyorlar.
Sabah uyandıklarında birbirlerine sövüyorlar.
Öğlen kavga ediyorlar.
Öğleden sonra telefonlaşıyorlar.
Akşam aynı masa etrafında oturup şarap içiyorlar.
Bu filmin içinde çok renkli isimler var. Siyasetçiler, siyasetçi yakınları, onların yardakçıları, medyacılar, başkanlar, tetikçiler, şarapçılar, piçler, o.ç'ler.
İhaleler, soygunlar, talanlar.
Film içinde film çekiliyor.
Biz de izliyoruz.
İzlemeye devam ediyoruz.
Yönetmen çok kurnaz.
Ama akıllı değil.
Şimdi film onun istediği gibi gidiyor.
Ama kazın ayağı öyle değil.
Yakında yeni bir film daha çekilecek. Adı: Diyet.
Başrolünde sizlerinde yakından tanıdığı bir ağabeyimiz oynayacak.
Aşk, kin, nefret, intikam.
Yolsuzluk, arsızlık her şey var. Aksiyon sahneleri gerçeğe çok yakın.
Yakında sinemalarda…
Bekleyin…
Not: Zaman zaman yaptığımız yorumların kaynağı olarak 'parti' gösteriliyor. O yazılar değil ama bu yazılar 'parti'den geldi.
Zararı yoktur...
* Arada sırada insanlara kibarlık göstermenin kimseye bir zararı yoktur.
* Eşinize onu sevdiğinizi söylemenin bir zararı yoktur.
* Oğlunuzun beslenme çantasına, onu çok sevdiğinizi belirten bir not yazmanızın kimseye bir zararı yoktur.
* Tekerlekli sandalyedeki bir kadına kapıyı açmanızın bir zararı yoktur.
* Postacı için posta kutusunun yanına bir kutu kurabiye bırakmanızın kimseye bir zararı yoktur.
* Market kasasındaki kuyrukta önünüze birinin geçmesine izin vermenizin kimseye bir zararı yoktur.
* Erkek kardeşinize telefon edip, onu çok özlediğinizi söylemenizin zararı yoktur.
* Belediye başkanına bir mektup yazın, zararı yoktur.
* Huzur evine arada sırada çiçek götürmenizin kimseye bir zararı yoktur.
* Hasta bir arkadaşınıza çorba pişirip götürmenizin hiç bir kimseye zararı yoktur.
* Kızınızla evcilik oynamak size zevk verir.
* Alışverişlerden dönerken paketlerinizi taşımanıza yardım eden çocuğa teşekkür etmenizin kimseye bir zararı olmadığı gibi, o insanı da mutlu eder.
* Yardımcınıza yarım gün ücretli izin vermenizin size pek bir zararı yoktur. Köpeğinizle oynarsanız rahatlarsınız.
* Yemeğe ya da sinemaya gidemeyen yaşlı bir kadını yemeğe çıkarıp, sonra da sinemaya götürürseniz kendinizi çok iyi hissedersiniz.
* Masaj yaptırmanızın kimseye bir zararı olmadığı gibi, kendinizi harika duyumsamanıza neden olur.
* Arada sırada insanlara kibarlık göstermenin kimseye bir zararı yoktur. |



|