Gündem bir anda nasıl değişti?
Zonguldak’ın o kadar önemli sorunları var ki.
Bir yandan Filyos Vadi Projesi’nin hayata geçmesi için süreceler devam ediyor.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, müteşebbislere arsa tahsis etmesi bekleniyor.
Diğer yandan TTK’da yıllardır galeriler açıyor.
Galerileri açan firma yöneticilerine soruyoruz:
- TTK bu galerilerden ne zaman kömür çıkartabilir?
- İşçi olsa 5 yıl. Ama bu gidişte 10 yıl sonra ancak kömür çıkartabilirler. Çünkü bizim işimiz en az 2-3 sene sürer.
Manzara bu.
TTK’da üretim düşüyor.
İşçi sayısı azalıyor.
Maliye Bakanı arsa tahsisi yapmıyor.
Yeni fabrikalar açılmıyor.
İşsizlik giderek artıyor.
Ve bu durumda biz neyi tartışıyoruz?
Hakem bize penaltı vermemiş de.
Vermemiş de ne olmuş?
Beşiktaş’ın Ankara’da buz gibi golünü vermediler.
Hiç kimse sahaya inmedi.
Ama Beşiktaş bugün lider.
Demek ki, sen sahaya çıkıp oynayacaksın, mücadeleni yapacaksın, gerisini Allah’a bırakacaksın.
Bunların hepsi suni gündem.
Bu ara bir yerlerde çok önemli olaylar oluyor.
Ve bana göre bu önemli olaylar perdeleniyor.
Yoksa böyle saçma sapan konularla niye uğraşalım ki?
Önemli olan Zonguldak, gerisi teferruat.
En önemli sorun: Samimiyetsizlik
Yapılan bir işte samimiyet yoksa başarı şansı hiç olmaz.
Zonguldak’ın gelişip kalkınamamasının en önemli nedeni budur.
Sorun samimiyetsizliktir.
Zonguldak’ta herkes hesabını kişisel çıkarlarına göre yapıyor.
Ve böyle olunca, ne toplumsal çıkarlar gözetiliyor, nede yöresel çıkarlar.
Bugün sanayide, sporda başarmış tüm illerde birlik ve beraberlik vardır.
Yapılan işte samimiyet vardır.
Kayseri, Gaziantep nasıl gelişti?
Kahramanmaraş nasıl uçtu?
O yörelerin insanı zoru başardı.
Zonguldak’ın ve Zonguldaklı'nın işi daha kolaydı.
Ama daha da zorlaştı.
Çünkü yerel yöneticisinden, milletvekiline kadar yaşanan samimiyetsizlik sorunların daha da büyümesine neden oldu.
Başarısız bir bürokrat, yöresel ve kişisel çıkarlar nedeniyle görevde tutuluyor, yada görevden alınıyor.
Böyle düşünülen bir memleket nasıl kalkınacak?
Bırakın topluma karşı gösterdiğimiz samimiyetsizliği.
İnsan kendine karşı, en yakınına karşı samimi değilse nasıl başarılı olunacak?
Olaylara cüzdanımızdan değil, vicdanımızdan baktığımızda her şeyin çok daha güzel olduğunu ve güzel olacağını net bir şekilde göreceğiz.
Buradan herkese çağrı yapıyorum.
Bırakın dürüstlüğü.
Bari biraz samimi olun.
Kendinize karşı.
Yakınlarınıza karşı.
Yaşadığınız çevreye karşı.
Topluma karşı.
Ülkeye karşı.
Ali Bektaş…
Yazarımız Ali Bektaş’ın annesi bir süredir rahatsızdı.
Geçen gün büroya geldiğinde annesinin rahatsızlığından söz etti.
“Abi annemiz kaç yaşında” dedim.
Kendime göre acısını hafifletmek istedim.
“Ali Rıza. Ananın yaşı mı olur?” dedi.
Haklıydı.
Ananın ve acının yaşı yok.
Fotoğraflarını görünce bir kez daha üzüldüm.
Başın sağolsun Ali Bektaş.
Annelerimizin mekanı cennet olsun… |