Çanakkale’den gelen acı telefon…
Telefon acı acı çalıyor.
Titreşimi o kadar yüksek ki.
Sanki cebimizden fırlayacak.
Başka bir ilde ikamet eden, ancak o an için orada bulunan bir dost.
“Sizinkiler burada” dedi.
“Bizimkiler” dedim.
“Sizinkiler… Zonguldak’tan gelmişler. Partilerinin pankartını açmışlar öyle gördüm.”
Eeee ne olmuş ki?
Niye böyle bir durum için aradı ki?
Pankart açınca ne olmuş?
Sonra anlatmaya başladı:
“Sizinkiler buraya gelmiş. Epey kalabalıktılar. Öğrenciler… Gençler… Pek çoğu sarhoştu. Şehitlikte gezerken, şehit yakınları tepki gösterdi. Utanmıyor musunuz siz şehitlikte sarhoş sarhoş gezmeye? Rezil oldum. Zonguldaklılığımdan utandım. Cep telefonuyla fotoğraf çekip atayım mı sana? Görmek ister misin bu rezilliği?” dedi.
Yutkundum.
Gene yutkundum.
Sanırım olayın sorumluları bu yazıdan kendilerine pay çıkartıp arayacaklardır.
Eğer insanlıklarından, yaptıklarından utanmışlarsa özür de dileceklerdir.
Bizden özür dilemeleri önemli değil de.
Çanakkale’de yatan binlerce şehitten nasıl özür dileyecekler?
“Gidin oraya şehitlerden özür dileyin?” desek yine ayık kafayla gidemezler.
“Atatürk hayatta olsa, bu zibidileri sopayla kovalardı” deyince kızıyorlar.
Alacaksın o okları, sokacaksın gözlerine.
Ama neyse…
Ergenekon Geyikleri…
Cumartesi günü bu köşede, Ergenekon Soruşturmasıyla ilgili espriler yapmıştık.
Özetle şöyle demiştik:
“Diyelim ki bu operasyon Zonguldak’a sıçradı.
Sizce kimler gözaltına alınır?
Hadi gelin şaka yollu bir yorum yapalım:
Önce Demokrat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sina Çıladır alınır gözaltına.
Sonra Çıladır’ın gözü, kulağı Doğan Gönüllü.
Zonguldak bağlantılı olarak Ali Bahadır olurdu hedefte.
Devrek’te İbrahim Tığ ve Hamit Kalyoncu’yu atacaksın içeri.”
İlk bomba TSO Başkanı Salih Demir’den geldi.
“O listeye kendi adını da ekleseydin.”
Sonra Ereğli Gazeteciler Derneği’nin kahvaltısına katılan Genel Yayın Yönetmenimiz Atilla Öksüz aradı: “Sina (Çıladır) Ağabey’in sana selamı var. Köşe yazını okudu. Eğer Ergenekon soruşturmasından içeri alınırsa, senin adını da verecekmiş.”
Selamlaştık, gülüştük.
Sonra Devrek’ten İbrahim Tığ aradı.
Meğer oda aynı gün “Bize ne zaman sıra gelecek?” diye yazmış.
Şaka bir yana.
Zor bir süreçten geçiyoruz.
Bir tarafta Ak Parti’ye kapatma davasını açan Savcı’yı alkışlayanlar, diğer tarafta Ergenekon Soruşturmasını yürüten Savcı’yı yuhalayanlar.
Kime inanacağımızı, kime güveneceğimizi şaşırdık.
İnşallah bu soruşturma Zonguldak’a da sıçramaz!
Zaten ‘ötük’ olan ekonomi daha da ‘öt’mez.
Demokrasi treni raydan çıkmaz.
Ne oldu Zonguldak Şehirlerarası Otobüs Terminali?
Kozlu Terminali hizmete gireli çok oldu.
Çaydeğirmeni Beldesi Belediye Otobüs Terminali yaptı.
Devrek Belediyesi Otobüs Terminali bitmek üzere.
Ereğli’nin projesi de hazır, yeri de.
Peki Zonguldak Belediyesi’nin Şehirlerarası Otobüs Terminali ne âlemde?
Daha yeri bile belli değil.
Ortada bir proje yok.
Belediye Başkanı Secaattin Gonca’yı sorarsanız, o döşediği kırmızı taşların üzerinde.
Mayın tarlasında geziyor.
Kim yapacak terminali?
Kiler mi?
Gülerim acınacak halimize…
|