Bazen gündemi değiştirmek lazım
28 Şubat sürecini yaşadığımız günlerde, birkaç gazete tek elden yazılmış gibi haberler yapıyordu.
Manşetler birbirine çok yakındı.
Mutlaka bir ‘askeri yetkili’ ibaresi de kullanılıyordu.
Ben o dönemde atv-sabah gurubunda çalışıyordum.
Yani hem Sabah’ın hem de atv’nin Zonguldak muhabiriydim.
Her iki kurumun da ajansı vardı.
Atv haber ajansı ve Sabah Haber Ajansı gibi.
Biz paramızı bu şirketlerden alıyorduk.
Hürriyet ve Sabah Gazeteleri 28 Şubat’ta çok önemli görevlen üstlenmişlerdi.
Gel zaman, git zaman Sabah Gurubu’na ait Etibank’a el koydular.
Hem Sabah Haber Ajansı’nın hem de Atv Haber Ajansının Etibank’tan ciddi rakamlarda kredi kullandığını öğrendik.
Bazen gündemi değiştirmek gerekir.
Gerçek sorunları örtmek için gündemi değiştireceksin.
Aynı yöntem, Zonguldak’ta da sık sık uygulanıyor.
Kimi okul yaptırıyor, kimi kampanya başlatıyor, kimi spor diyor, kimi yatırım sloganları atıyor.
Hele birlik-beraberlikten dem vuranlara asla inanmayın.
Onların ‘birlik’ dediği, soygunu gerçekleştirdikleri kişilerin birlik ve beraberliğinin bozulmaması.
Yoksa Zonguldaklıların birlik-beraberlik içinde olmasını istemezler.
Sözü edilen manada birlik-beraberlik olsa, ne bu yolsuzluklar olur, ne de bu arsızlıklar.
Gündemi değiştirmek isteyenlere kuşkuyla yaklaşırım.
Büyükerşen ve Eskişehirspor
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, geçen hafta Hürriyet’in Kelebek ekine verdiği röportajda, seçim döneminde başına gelen ilginç bir olayı anlatıyor.
Büyükerşen göreve yüzde 45 oyla gelmiş.
İkinci kez aday olduğunda, Eskişehirspor taraftarlarının olduğu bir ortamda seçim konuşması yapacak.
Hocayı uyarmışlar.
Demişler ki: “Eskişehirspor’a destek sözü ver yoksa seçimi kaybederiz.”
Başkan Büyükerşen, “Biz sadece amatör spora ekonomik aynak aktarabiliriz. Eskişehirspor’a veremeyiz.”
Çıkmış kürsüye bunu da söylemiş.
Seçim sonucunu merak ediyorsunuz değil mi?
Yılmaz Büşükerşen bu kez yüzde 46 ile seçimi kazanmış.
Yani yalakalık yapan değil, doğru söyleyen kazanmış.
Gelelim Zonguldak’a.
Zonguldakspor bu sezon başarılı olursa en büyük pay Erdoğan Demir’in.
Başarısız olursa fatura Kulüp Başkanı Ramis Muslu’ya çıkacak.
Keşke her şey daha açık ve şeffaf olsa.
Zonguldakspor sevgisi pazarlık konusu olmasa.
Zonguldakspor, üç-beş kişinin egosunu tatmin ettiği, üç-beş kişinin siyasi ve ticari beklenti içine girdiği, üç-beş kişinin raht ende etmeye çalıştığı bir yer olmasa.
Keşke Zonguldakspor, binlerin, on binlerin peşinden koştuğu bir kulüp olsa.
Eskisi gibi.
Öyle değimli?
Ereğli’de Erdemir sıkıntısı
Erdemir yönetimi Oyak’a geçtikten sonra başladı aslında bütün sıkıntı.
Yönetimi devletin elindeyken, yani siyasi otorite, Erdemir yönetimi üzerinde etkiliyken bu kadar sıkıntı(!) çıkmıyordu.
Sıkıntılar bir yoluyla aşılıyordu.
Ereğli’de sermaye sahiplerinin, medya sahibi de olması sıkıntıyı biraz daha artırıyor.
Ereğli’de çalışmış bir gazeteci olarak Zonguldak’taki meslektaşlarım içinde oradaki sıkıntıyı daha iyi bildiğimi sanıyorum.
Ereğli’de Erdemir üzerindeki gücü kaybetmenin sıkıntısı yaşanıyor.
Aynı sıkıntı yıllar önce TTK için de geçerli olmuş.
Şimdi o kadar kavga yok.
Çünkü kavga edecek kadar rant yok.
Ama Erdemir öyle mi?
Mıcır ver, hazır beton ver, iş makinesi çalıştır.
İş çok yani.
Sorun da burada… |



|