“Bu gazeteyi çok sevdim”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Konrad Adenauer Vakfıyla ortaklaşa yürüttüğü seminerlerin ilkine Kastamonu’da katılmıştım.
Galiba o toplantı 16. toplantıydı.
O tarihlerde sadece aylık Pusula Dergisi’ni çıkartıyordum.
Toplantı gazetelerde ilgili olduğu için toplantıya ‘korsan’ katılmıştım.
Yerel gazeteler eleştirilirken ben gidip arabadan bir dergi alıp geldim.
Seminerlerin baş aktörü Usta Gazeteci ve Sayfa Sekreteri Tümer Argın Hoca’ya Pusula Dergisi’ni uzattım.
Sözleri birer tokat gibi iniyordu yüzüme.
Sonra bu toplantılara daha sık katılmaya başladık.
Genel Yayın Yönetmenimiz hemen her toplantıya katıldı.
Yıllar sonra Karabük’teki toplantıda Pusula Gazetesini örnek gösterdiğinde keyfimize diyecek yoktu.
Ve 46. toplantı Zonguldak’ta yapıldı.
Tümer Hoca Pusula Gazetesi’yle ilgili şu sözleri söylemiş:
“Laf dinlediler, söz dinlediler, çok güzel bir gazete yaptılar. Bu gazeteyi çok sevdim. Tebrik ediyorum. Güzel bir gazete. Gittiğim yerlere de götüreceğim. Örnek gazete olarak göstereceğim.”
Tümer Hoca, Pusula Dergisi için “Çok güzel olmuş” ifadesini kullanmış.
Bu bizim için ne büyük mutluluk.
Pusula Gazetesi, içeriği, sayfa düzeni, baskısı ve kurumsal yapısıyla örnek olmaya devam ediyor.
Mesleki büyüklerimizin sözünü dinlemeye devam ettikçe, bu övgülerin artacağına inanıyoruz.
Akşam saatlerinde haber merkezimizden Genel Yayın Yönetmenimiz Atilla Öksüz ile Yazı İşleri Müdürümüzün sesi yükseliyor.
Demek ki bu gürültü gerekliymiş.
Demek ki mücadele edince oluyormuş.
Öğrenince oluyormuş.
Bundan sonra daha iyisini yapmak için çalışacağız.
Bu başarıda emeği olan başta Genel Yönetmenimiz Atilla Öksüz ve Yazı İşleri Müdürümüz Murat Barutçu olmak üzere herkesi tek tek kutluyorum.
Nail Ağabey’in köşesi…
Milliyet Gazetesi’nin 16 Nisan Çarşamba günkü sayısında Üstad Nail Güreli, Pusula Gazetesi üzerinden Zonguldak’ı ve Lobi faaliyetlerini yazdı. Zonguldak’taki lobi çalışmalarını Türkiye’ye örnek gösterdi.
Bizim “Zonguldak Sevdalısı” dediğimiz, kendisini Zonguldak Dostu olarak gören Sayın Nail Güreli’nin köşesinden bir bölümü sunuyorum sizlere:
“Türkiye’nin lobisini yapamıyoruz, dışarıda ülkemizi tanıtamıyoruz” diye ağlaşanlar gidip Zonguldak’ı örnek alsınlar.
Zonguldak’taki meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri bir araya gelip kentlerini tanıtmak, sorunlarının çözümüne ve kentin gelişmesine destek sağlamak üzere bir araya gelmişler. Sadece Zonguldaklılar değil, Zonguldak medyası da örnek alınmaya değer. Bu girişimi duyurmak, kamuoyuna anlatmak için elbirliğiyle adeta seferber olmuşlar.
Girişim kısa zamanda geniş ilgi görüyor ve “Zonguldak Platformu Çalışma Grubu” oluşturuluyor. Kampanyanın destekçilerinden Pusula Gazetesinde okuduğumuza göre, grup sözcüsü, Muhtarlar Derneği Başkanı Şerafettin Nas, girişimin amacını açıklarken: “Siyasetçilerle birlikte siyaset yapmadan Zonguldak’ın menfaatine itici güç olmak için yola çıktık” diyor.
Yalnız Zonguldak’ın değil, başka illerin de yerel gazetelerini olabildiğince düzenli biçimde izler, oralara ilişkin çok şey öğreniriz.”
Peki, bunları niye yazıyorum?
Zonguldak yerel basını kendi içinde rekabet ediyor.
Diyorum ki, rekabeti, habercilikte, sayfa düzeninde, baskıda, kurumlaşma da yapalım.
Olayları kişisel güç kavgasına döndürmeye çalışmayalım.
Bunları geçmişte yaptık.
Üstelik kime neyi göstermeye çalışıyoruz.
Herkes, herkesi çok iyi tanıyor.
Gereksiz ‘çiş’ yarışlarının çevreyi kirletmekten başka faydası yok.
Daha iyisi için yarışalım.
Manşetlerimizi yarıştıralım.
Fotoğraflarımızı yarıştıralım.
Kurumlaşma yolunda yarışalım.
Emin olun o zaman daha mutlu olacağız.
Daha başarılı olacağız.
Daha çok kazanacağız.
|



|