Yaşasın! Göç durdu…
Zonguldak’ı ileriye götürdüğünü iddia eden iktidar temsilcileri hemen her toplantıda “Zonguldak’ta göçü durdurduk. Hatta tersine çevirdik” diyordu.
Zonguldak nüfusunun yedi yılda sadece 291 kişi arttığını gördük.
Sevinelim mi, üzülelim mi karar veremedim.
Öyleyse objektif bir analiz yapalım.
Göç hala devam ediyor.
Üniversite okumaya giden gençler, iş bulamayacakları için hala dönmüyorlar.
Emekli olan aileler, çocuklarının iş bulamayacağı kaygısıyla kıdem tazminatlarıyla başka şehirlerde ev alıp göçüp gidiyorlar.
Eskisi gibi değil. Artık herkes ayağını yorganına göre uzatıyor.
Yapabilecekleri değil, bakabilecekleri kadar çocuk yapıyorlar.
Nüfusumuz da o nedenle yerinde sayıyor.
İyi mi?
Gayet iyi.
Çünkü son yıllarda ekonomik krizler nedeniyle devlet eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlara yeterince ödenek ayıramıyor.
Mevcut nüfusun ihtiyaçlarını karşılayamayan devlet, artan nüfusun ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak?
İlginç olan bir diğer kadın nüfusunun erkek nüfusundan fazla oluşu.
Herkesin bu konuda bir yorumu olabilir.
Türkiye genelinde erkek nüfusu kadından fazla iken Zonguldak’ta kadın nüfusu erkek nüfusundan fazla.
Madenlerde çalışan erkeklerin hem iş kazası, hem de meslek hastalığı yüzünden ölmesi önemli bir neden olabilir mi?
Erkekler şehir dışında çalıştıkları için mi çıktı bu 12 bine yakın bir fark.
Siyaset neden erkeklerin elinde!
Zonguldak nüfusunu gördünüz.
Nüfusumuz 615 bin 890 kişi.
302 bin 827 erkeğimiz var.
313 bin 63 kadınımız.
Yani kadın sayımız, erkek sayımızdan fazla.
Peki nasıl oluyor da Zonguldak’ın beş milletvekilinin beşi de erkek.
Yok mu bu kadınların temsilcileri.
Gerekli-gereksiz her konuda bıcır bıcır konuşan kadınlarımız siyaset sahnesinin neresindeler?
Önümüzdeki seçimler için kadın çok ciddi bir şekilde hazırlık yapmalılar.
Zonguldak Belediyesi sınırları içinde 107 bin 354 vatandaş yaşıyor. Bunların 52 bin 679’sı erkek. 54 bin 675’si kadın. Kaç kadın var Zonguldak Belediye Meclisi’nde.
Ayıp değil mi?
Yazık değil mi?
Aklı başında tüm kadınlar bu tabloya isyan etmeli.
Hatta bu yorumları bizim değil, basın içindeki bayanların yazması gerekir.
Ama nedense bu konularda sessiz kalıyorlar.
Adamları da, kadınları da saydık…
Geçenlerde bizim gazetenin önemli yazarı Ali Bektaş, yılın en’leri konusu yazarken, boyları da sormuştu.
Hatta ‘Yılın adamlarını seçtiniz nerde kadınları, eşcinselleri?’ diye de sataşmıştı bize.
Biz yılın adamlarını seçtik.
Yılın kadınını da önümüzdeki yıl seçeceğiz.
Ama yılın eşcinselini nasıl seçeceğiz?
Yılın döneğini nasıl seçeceğiz.
Ya yılın ispiyoncusunu?
Bizim seçebildiğimiz bunlar.
O dediklerinizi halkımız zaten seçiyor.
Bizi fazla yormayın.
Üstelik bu sayım Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi olduğundan, bir durdukları yerde durmayan, zamana zemine, adamına göre değişenleri devletin görevlileri nasıl sayacak, nasıl yazacak?
Konuyu uzatmanın anlamı yok.
Tek tesellimiz bu tip insanların sayısının artmaması.
Çünkü nüfusumuz artmıyor.
Çok mutluyuz… |



|