Zonguldak'ı Denizli yapmak istedi.
Çabası Erkmen'i Denizli Valisi yaptı…
Yavuz Erkmen, Zonguldak için ne yapmak istediyse, hepsinin yapıldığı Denizli'ye Vali oldu.
Erkmen, Zonguldak'ın ulaşım sorununu çözmeye çalışıyordu.
Denizli'nin ulaşım sorunu yok.
Erkmen, Zonguldak'ın havaalanı olsun, sürekli çalışsın istiyordu.
Denizli'nin havaalanı var. Çalışıyor.
Erkmen, Zonguldak'ın özel sektörü olsun istiyordu.
Denizli'de özel sektör çok gelişmiş.
Aslına bakarsanız, Vali Yavuz Erkmen, Zonguldak'ı Denizli yapmak istiyordu.
Yapamadı. Ama çabası onu Denizli'ye Vali yaptı.
İnşallah yeni dönemde, havaalanına büyük uçakların inmesiyle ilgili başlatılan çalışma yarım bırakılmaz.
Mayıs sonunda yurt içi tarifeli seferler başlar.
Haziranda da yurt dışı seferler başlar.
Filyos Vadi Projesi hayata geçer de Vali Yavuz Erkmen'in gözü arkada kalmaz.
Biz bu konuların takipçisi olacağız.
Ara sıra Denizli'ye gidip ilham alacağız.
Dönüp yine Zonguldak'ı yazacağız…
Buluttan nem kapanlar…
Bir ara çiçekleri, böcekleri yazdıydım, o ara hakkımızda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunan olmadıydı.
Ağaçlar, çiçekler, böcekler, şikâyetçi olacak değillerdi ya.
Ama insanlar oluyor.
Yöneticiler oluyor.
Hep övülmek istiyorlar.
"Harikasın başkanım. Süpersin müdürüm" dememizi istiyorlar.
Bir şey de yapsalar gam yemeyeceğim. Yapmak zorunda oldukları şeyleri bile "Şunu yaptım, bunu yaptım" diye hava atarak anlatıyorlar.
Hatta yapmak zorunda oldukları insani görevleri bile bir silah olarak kullanıyorlar. Buluttan nem kapıyorlar. O zaman biz de bulutları yazarız. Nemlerini almak için.
Dün hava parçalı bulutluydu. Üstelik çok da soğuktu. Ama öylesine yüreği sıcak insanlar vardı ki. En zor anınızda karşınıza çıkıyorlardı.
Bir tebessümleri bile insana hayat veriyor.
Bir çiçeğin karşısında doğan güneş gibiler.
Çiçeklere hayat veriyorlar. Güneşlerimizin çoğalması, bulutların azalması dileğiyle…
Hüseyin Şeker'e mesaj…
Vakit Yazarı Hasan Karakaya, gazetesinin yazarı Hüseyin Üzmez olayını irdelerken, "İmam"ın sarığı "beyaz"dır, asla "leke" kabul etmez" demiş.
Hasan Karakaya, sivri diliyle medyanın en çok eleştirilen yazarlarından biridir. Dünkü köşesi, önceki köşelerine göre çok yumuşaktı!
Şimdi konuyu niye Hasan Karakaya ve Hüseyin Üzmez'e getirdiğimi merak ediyorsunuz.
Gazetemizin Yazarı Hüseyin Şeker, sıkı bir Vakit okurudur. Hasan Karakaya'yı da severek, beğenerek okur. Köşesini keser, bir zarfa koyar, bize gönderir. Biz de okuruz.
Ama biz birine azıcık dokunsak, Hüseyin Şeker ağabeyimiz hop kalkar, hop oturur.
Elbette bize zarar gelsin istemez. Elbette kimseye zarar gelsin istemez.
İyi niyetinden hiç kuşkum yok.
Ama ona gidenlerin, bizi eleştirenlerin iyi niyetinden şüphem var.
İnsanı çileden çıkartıyorlar.
Bu küçük şehirde bizleri anlamayanlar için şöyle dua ediyorum: "Büyük şehirlere gidin. Allah sizi Hasan Karakaya'nın, Engin Ardıç'ın, Fatih Altaylı'nın, Hıncal Uluç'un eline düşürsün. Dünyanın kaç bucak olduğunu görün." |



|