1 Mayıs 2008 Perşembe

 

Lale'nin biri…

Her gün yazınca başımıza iş geliyor.
Çok önemli bir gündem olduğunda, o konuyu yazıp başıma iş almamak için laleleri yazıyorum.
Çiçekleri, böcekleri yazıyorum.
Yoğun bir günün ardından kendimi zor attım eve.
Her yanım ağrıyor.
Yemek yemeye halim yok.
Uyuya kalmışım.
Rüyalardayım.

* * *

Kapı çalınıyor, açıyorum.
Savcılıktan bir evrak.
Hazırlık soruşturması için şüpheli olarak çağırıyorlar beni.
Adliyeye gidiyorum.
Savcı Bey'e ifade vereceğim.
Sıramı bekliyorum.
"Acaba kim şikâyet etti?" diye düşünürken kâtip çağırıyor beni.
- Hakkında şikayet var. Ne diyeceksin?
- Kim şikayet etmiş ki beni?
- Lale.
- O da kim?
- Yazdığın lalelerden biri.
- Hakaret kastım yoktu ki.
- Ama şikâyetçi. Renkleri bozuk demişsin.
- Hava kirliliğinden lalelerin rengi bozulmuş dediydim.
- Şimdi ne diyorsun?
- Ne diyeyim? Lale işte.
- Uzlaşmayı kabul ediyor musun?
- Hayır etmiyorum. Hem lale ile nasıl uzlaşayım.

* * *

Kan ter içinde uyandım.
Ne dediğimi biliyor muyum ben?
Allah, Allah.
Şimdi harbiden şikayetçi olacak lale'nin biri.
Hava güzel.
Dün Ereğli'deydim.
Ama laleleri pek göremedim.

Not: Türk Dil Kurumu'nun internet sitesinde 'lale'nin üç anlamı varmış. Ben de yeni öğrendim.
1. Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi.
2. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
3. Tarih, Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka.

Temel ile Dursun

Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teşkilatında iş bulmuş.
İşe başlar başlamaz, yangın ihbarı alınmış.
Çok katlı bir binada yangın çıkmış.
Acilen binaya ulaşmışlar, ancak itfaiyeci merdiveni çalışmamış...
Bunun üzerine Dursun hemen yukarı çıkmış,
Temel aşağıda kalmış.
Dursun aşağıda bekleyen Temel' in kucağına yukardan çocukları atmaya başlamış.
Dursun atmış, Temel tutmuş, kaldırıma koymuş.
Dursun atmış, Temel tutmuş...
Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken beşinci çocuk zenci çocukmuş...
Dursun bırakmış, ama Temel yakalamak için kollarını açmamış.
Çocuk, paat (!) yerde.
Bir zenci çocuk daha...
Temel yine tutmamış.
Çocuk, paat gene yerde..
Bir zenci çocuk daha atınca Temel yukarı bağırmış: "Ula Dursun. Yanıkları atma !.." yanıkları atma !..

Açıklamalı Atasözü:

Aç bırakma hırsız edersin,
çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.

Yönetiminde bulunan, gözetiminde olan kimseleri maddî ve manevî yönden tatmin etmelisin. İnsanları bu yönlerden sıkıntıya düşürür, emeklerinin karşılığını vermez, kötü muameleye maruz bırakırsan yanlış yola saparlar; söz dinlemez olurlar, arsızlaşırlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Operasyon büyüyecek…
Zonguldak'ı Denizli yapmak istedi.
Çabası Erkmen'i Denizli Valisi yaptı…
615 binden, 850 bine…
Hafif raylı sisteme neden geçmiyoruz?
Zonguldak’ın markaları (2)
Zonguldak’ın markaları…
38 yıl dört ay…
“Bu gazeteyi çok sevdim”
Güzel haberler…
Kadir Topbaş ile Secattin Gonca
arasındaki inanılmaz farklar…
Süleyman Tapsız’dan sonra
Yakup Tat’da eline kalemi aldı!
Devrek’teki Bostan Korkuluğu
Kamuran Aşkar’dan bağış yok, mektup var…
Zonguldak neden ileri gitmiyor?
Dağdelen uyuma, Zonguldak’a sahip çık!
Bu hafriyatın altında kalmayalım!
Erikler çiçek açtı…
“Pes” diyorum, başka da bir şey demiyorum…
Bu görüntü Zonguldak’a yakışmıyor…
Cırcır Böceği
Başkan, değişimin farkında mı?
Değişimlerin farkında mısınız?
Kuyuya düşen eşek!..
Şehit Acısı…
En güzel 1 Nisan…
Filyos’ta işlem tamam!
Ak Parti milletvekilleri nerede?
Göç durdu, Zonguldak büyüdü!
Denizer ve Başar’a çok güldüm
Herkes Bir Adım Geri Atsın!
Zonguldak-Bartın-Karabük
İsmail Recai Şanlı’nın dediğine döndük!
Çanakkale’den gelen acı telefon…
Ali İhsan Köktürk ve dokunulmazlıklar…
Gerçek gündeme dönelim mi?
Sosyete Pazarı ve Secaattin Gonca
Zonguldak Lobisi, Siyasetçinin Fobisi…
İnsan yaşadığı yere benzer…
Bartın havası aldık…
İyi bir hafta dileğiyle…
Gündem bir anda nasıl değişti?
Serbest kürsü…
Eşekten düşenin halinden…
TTK Sarı Öküz’ü kaybetti de
Genel Maden İş kaybetmedi mi?
TTK, Amasra’da Sarı Öküz’ü nasıl kaybetti!…(2)
TTK Amasra’da ‘Sarı Öküz’ü kaybetti!
Yavuz Bey duyun bu sesi…
Sendika ‘kazan’, Ramazan ‘kepçe’…
Hema’nın ‘Nema’lı işleri…
Ölümler de mi kaçak?
Vakıf hayırlı bir iş yapacak
Bomba gibi düştü…
Operasyonlar başladı…
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan…
Yönetici farkı…
Murat Sesli, Ak Parti’de…
Gonca, kara saplandı!
Ali Arslankılıç’ın cinliği
Gonca, ne dediyse tersini yaptı…
Zonguldak Havaalanı…
Ereğli yolu kabus dolu…
Ey büyük Allah’ım…
Burası Zonguldak, buradan çıkış yok!
Sadece üç kişi..
Erdem, Alpan ve Şanlı’ya ödül…
Ya kömür olmasaydı…
Yurtbay Seramik, Çanakçılar Seramik
İsmail Recai Şanlı… Hüsnü Sami Alpan…
Sorunları nasıl da gözden kaçırıyoruz
Köşenin başında ‘aşk’ olunca…
Ne güzel şey aşk yazısı yazmak…
Çok çember kırdık, çok…
Kılçıksız ilişkiler…
Kenti yönetenler arasındaki kalite farkı
Özür dileyeceği yerde…
KİT Komisyonu basına niye kapandı!
Böyle sorumsuzluk olur mu?
Belediye Başkan adayları…
Herkes her şeyi biliyor-2
Herkes, her şeyi biliyor… 
Alış veriş merkezleri… 
Zonguldak Belediye Başkanı kim olmalı?
Zonguldak Belediyesi’nin dikkatine…
Gazipaşa Lobisi…
İrfan Erdem’lerin sayısı çoğalmalı
Yaşasın! Göç durdu…
Bazen gündemi değiştirmek lazım
Hep geri gidince…
Gazeteci Harun Ersoy’da kızdı…
Ali Koçal diyor ki!
İşadamı, medya patronu olunca…
Köksal Toptan sevgisi…
Sağlık Müdürlüğü ve GMİS
Filyos Vadi Projesi ve Metin Tahan
zonguldakzonguldak