Lale'nin biri…
Her gün yazınca başımıza iş geliyor.
Çok önemli bir gündem olduğunda, o konuyu yazıp başıma iş almamak için laleleri yazıyorum.
Çiçekleri, böcekleri yazıyorum.
Yoğun bir günün ardından kendimi zor attım eve.
Her yanım ağrıyor.
Yemek yemeye halim yok.
Uyuya kalmışım.
Rüyalardayım.
* * *
Kapı çalınıyor, açıyorum.
Savcılıktan bir evrak.
Hazırlık soruşturması için şüpheli olarak çağırıyorlar beni.
Adliyeye gidiyorum.
Savcı Bey'e ifade vereceğim.
Sıramı bekliyorum.
"Acaba kim şikâyet etti?" diye düşünürken kâtip çağırıyor beni.
- Hakkında şikayet var. Ne diyeceksin?
- Kim şikayet etmiş ki beni?
- Lale.
- O da kim?
- Yazdığın lalelerden biri.
- Hakaret kastım yoktu ki.
- Ama şikâyetçi. Renkleri bozuk demişsin.
- Hava kirliliğinden lalelerin rengi bozulmuş dediydim.
- Şimdi ne diyorsun?
- Ne diyeyim? Lale işte.
- Uzlaşmayı kabul ediyor musun?
- Hayır etmiyorum. Hem lale ile nasıl uzlaşayım.
* * *
Kan ter içinde uyandım.
Ne dediğimi biliyor muyum ben?
Allah, Allah.
Şimdi harbiden şikayetçi olacak lale'nin biri.
Hava güzel.
Dün Ereğli'deydim.
Ama laleleri pek göremedim.
Not: Türk Dil Kurumu'nun internet sitesinde 'lale'nin üç anlamı varmış. Ben de yeni öğrendim.
1. Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi.
2. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
3. Tarih, Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka.
Temel ile Dursun
Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teşkilatında iş bulmuş.
İşe başlar başlamaz, yangın ihbarı alınmış.
Çok katlı bir binada yangın çıkmış.
Acilen binaya ulaşmışlar, ancak itfaiyeci merdiveni çalışmamış...
Bunun üzerine Dursun hemen yukarı çıkmış,
Temel aşağıda kalmış.
Dursun aşağıda bekleyen Temel' in kucağına yukardan çocukları atmaya başlamış.
Dursun atmış, Temel tutmuş, kaldırıma koymuş.
Dursun atmış, Temel tutmuş...
Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken beşinci çocuk zenci çocukmuş...
Dursun bırakmış, ama Temel yakalamak için kollarını açmamış.
Çocuk, paat (!) yerde.
Bir zenci çocuk daha...
Temel yine tutmamış.
Çocuk, paat gene yerde..
Bir zenci çocuk daha atınca Temel yukarı bağırmış: "Ula Dursun. Yanıkları atma !.." yanıkları atma !..
Açıklamalı Atasözü:
Aç bırakma hırsız edersin,
çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
Yönetiminde bulunan, gözetiminde olan kimseleri maddî ve manevî yönden tatmin etmelisin. İnsanları bu yönlerden sıkıntıya düşürür, emeklerinin karşılığını vermez, kötü muameleye maruz bırakırsan yanlış yola saparlar; söz dinlemez olurlar, arsızlaşırlar.
|