Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi Yakası iliklenmiş özlemleriniz
suçüstü yapıp
sevişirken hiç kapınıza geldi mi?
Zile bastı mı?
Kapıyı tekmeledi mi?
Kaç defa geldi?
Hangimizin gelmedi ki?
Değil mi?
Hangimizin kapısı tekmelenmedi ki?
Ne yaptınız?
Açtınız mı kapıyı?
Yakası iliklenmiş özlemleriniz kapınıza gelmişken siz içeride ne yapıyordunuz?
Aldatıyor muydunuz?
Aldatılıyor muydunuz?
Tek başına mıydınız?
Evde yok muydunuz?
Sığındığınız sadakatin huzurunu kaçıran kimdi?
Yada sığındığınız huzurun sadakatini kaçıran mı demeliyim?
Yada sizin değil ama size huzur verenin sadakatini kaçıran.
Çok eskilerden kalanlardan hangisiydi?
Tek geceliklerden miydi, ebedi geceliklerden miydi?
Açtınız mı kapıyı?
Baktınız mı?
Üşümüş müydü yanaklarında ki o pembe zehir?
Tebessümlerinde ki toz toprak.
Gözlerindeki bereketli buğu.
Omuzlarına dökük saçlarına dokundunuz mu?
Biraz dağınık mıydı?
Gözlerine bakabildiniz mi?
Deniz kıyısı mıydı bakışları, yoksa bir utangaç yarımada mı?
Gizemli bir tebessüm mü vardı yüzünde?
Hala biraz utangaç mıydı eski günlerde ki gibi?
Kalp ağrılarından mı bağlıydı size, fikir zincirlerinden mi?
Getirmiş mi gelirken, yokluğunuzda biriktirdiği kırmızı elmaları.
Günahlarını ipe dizmiş mi?
Hangi kentliydi.
Görmüş müydü ömründe hiç deniz?
Vapura binmiş miydi hiç?
Güvertesinde öpmüş müydü sizi hiç.
Karıştırmış mıydı çayınızı o da sizin gibi
Sabahı karşılamış mıydınız törenlerle.
Bulutları sıkıp suyunu çıkarmış mıydınız sabaha karşı.
Ya siz.
Gelelim şimdi size.
Yakası iliklenmiş özlenmişliğinizi
sevişirken hiç kimsenin kapısına gönderdiniz mi?
İnanıyorum ki çalacak bir kapı bulmuşsunuzdur.
Vardır mutlaka bir mazinin alın yazısı da unutmuşsunuz dur siz
Biliyorsunuz dur da susuyorsunuz dur.
Çünkü susmanız, hatırlamamanız öğretilmiştir size.
Haksız mıyım
|



|