12.05.2008 Pazartesi

 

Ankara'da İstim Kebabı

Bugün Ankara'da önemli bir yemek var.
Ankara Zonguldaklılar Derneği'nin yemeği bir kaza olmazsa önceki yıllara oranla çok daha renkli geçecek.
İşin özü lobi.
Bu da bir lobi yemeği.
Son dönemde başlayan lobi tartışmaları tüm hızıyla devam etmeli, ettirilmeli.
Tartışmaların Zonguldak dışına çıkması bakımından bu yemek önemli.
Gün geçtikçe Zonguldak dışındaki Zonguldaklılardan gelen pozitif tepkiler artıyor.
Bu tartışmalarla birlikte Zonguldak'ın sorunları ve çözümlerine yönelik mantıklı baskılar artıyor.
Zonguldak'ın acil talepleri var.
İyi haberler bekleyen sanayicinin, yatırımcının, girişimcinin, işçinin, sendikacının sabrı tükeniyor.
Bakmayın bu derin sessizliğe.
Zonguldak yeni bir ümitsizlikle psikolojinin bozulmasını istemiyor.
İnşaat piyasasının durma noktasına gelmesini kimse göz ardır etmesin.
Sorumluluk ahlakı gereği herkesin üzerine düşen bir görevi var.
Bizler yazacağız, siyasiler eski alışkanlıklarını bir tarafa bırakıp çözüm üretecek, Zonguldak lobisini güçlendirici çalışmalara destek olacaklar.
Ankara'da daha önceki yıllarda çok yemekler yenildiğine tanık olduk, duyduk.
Umarım bu yemek onlara benzemez.
Daha bütünleştirici, daha samimi, daha birleştirici ve daha amaca uygun olur.
Yoksa öncekilere benzerse zaten tadı tuzu olmayan lobinin iyiden iyiye ekşimesine neden olur.
Bu tür yemekler vekillerin, Ankara'nın Zonguldak'a bakış açılarını değiştirme aracı olmalı.
91 grevinde aleyhine sloganlar atılan Sayın Cemil Çiçek de keşke o yemeğe katılabilse.
TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan kendisini de alıp o yemeğe gelebilse.
Başbakan ve bakanlardan ziyade önemli görevlerde bulunan bürokratlarımız bu geceye katılabilse.
İşte o zaman amacına daha uygun bir yemek olur.
Yoksa ha Ankara'da İstim Kebabı yemişsin, ha Zonguldak'ta kuru ve pilav.
Fark etmiyor anlayacağınız.

İş kazası

Cuma günü Atatürk Kültür Merkezi'ndeyiz.
Özürlülerin yaşantısını anlatan “Engelli sorununa toplumsal yaklaşım” konulu yarışmada dereceye giren çocuklar, gençler sahneye çıkıyor.
Sunucu Ertan Tan dereceye girenlere soruyor.
"Hikayende neler anlattın?"
Sonra diğer soru:
"Çevrende özürlü kimse var mı?"
Dereceye giren çocuklardan çoğunluğunun yakın çevresinde özürlü kimse yok.
Ama onlar kendilerini bir özürlünün yerine koyarak bu hikayelerini yazmışlar.
Ödül töreninin onur konuğu TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan ve eşi Saime Toptan hanımefendi. Törene onların konuşması damgasını vuruyor.
Çocuklar anlatırken kendime ve yakın çevreme baktım.
Yakın çevremde hiçbir engelli yoktu. Ama herkes engelli adayıydı.
İnsan yine de yaşamayınca anlayamaz.
Olur ya bazen tepemiz atar, burnumuzdan soluruz, tepkiler isyan noktasındadır.
O zamanlar sağlığımızın değerini anlayamayız.
Daha önce çok düşünmüşümdür:
"Ya göremezsem"
"Ya fotoğraf çekemezsem"
"Denizi göremez, yeşili göremez, renkleri göremez, yüzleri göremez, dünyada olup biteniz göremezsem ne yaparım?"
Gözlerimin kıymetini anlayabilmek için gözlerimi kapattığım çok zaman oldu.
Değil bir ömür, üç dakika bekleyemezsiniz.
İşte o zaman bir görme engelliyi anlamak mümkün olur.
Hadi siz de deneyin.
Kapatın gözlerinizi.
Ve hep öyle yaşamak zorunda olduğunuzu düşünün bir an için.
Yada dizlerinizin üzerinde yaşamaya çalışın 5-10 dakika.
İşte Cuma günü de bunu düşündüm.
Ancak talih bu ya aynı gün akşam saatlerinde bir anlık acelecilik tepetaklak etti.
Daha yere yuvarlanmadan haykırdığımı hatırlıyorum.
Meğer tarak kemiklerinden birisinin kırıldığı anmış.
Geçici de olsa bedensel engelliyim şimdi.
Atatürk Devlet Hastanesi doktor ve diğer görevlilerinin ilgisine teşekkür ediyorum.
Telefonum hiç susmadı.
Sevilmek güzel şey onu bir kez daha anladım.
Teşekkür ederim.
Soranlara gülerek anlattım.
Çünkü o şartlarda çok daha kötüsü olabilirdi.
Bunu çok iyi gördüm aslında belki de o yüzden çok rahatım.
Ancak usta polemik yazarı Hüseyin Şeker bombayı patlattı.
Efendim neymiş.
Buluştuğum kızın babası peşimden kovalarken düşüp kırmışım ayağımı.
Pes doğrusu Hüseyin amca.
Süpersin.
Buradan sonuç çıkarmak gerekiyor tabi.
Düşüp bir yerinizi kıracaksanız aman dikkat edin.
Valla sonra kimseye bir şey anlatamazsınız.
Herkes engelli olabilir.
Allah kimsenin kalbini özürlü yapmasın.

 

Pusula'nın en sevimsiz adamıyım!
Hoş geldin kriz!
Mahmut Baş yada Veysel Atasoy
Randevu bugün saat 13:00'de
Yanisi manisi şu!
Lobiciliği tartışalım
Sevgili babacığım
Ereğli'de düğmeye basmak!
Şike değil hizmet istiyoruz
Sorumluluklarım
Şanlı'nın Zonguldakspor'u ve Vekillerin 1 lira'lık sözü!
KGD kongresi ve Osman Sav'ın öğrettikleri
Zenci gelin!
Ne kadar samimiyiz?
Çaycuma’dan yükselen ses
Başbakana kadar gideriz
Üstatlarla Zonguldak sohbeti
Medya eğitimi
Dün benim doğum günümdü!
Gazeteciler ve beklentiler
Tünel sezonunu başlatıyorum!
Tempo ve aşk!
Tacizci öğretmen!
Lobi’ye iyi bir örnek
TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi
Lobi’den beklentiler ve endişeler!
Pusula’nın farkı
Korkulacak bir şey yok
Camiye var, Havaalanına yok!
Gonca’ya muhtıra
Zonguldak anıları
Vakit kaybediyoruz
Sağıra yatma modası!
Hasan Yüzbaşı’m
Çok teşekkürler Kemal abi!
Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz!
Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler!
Devrim isteriz!
Baykal'a darbe çağrısı
Uyarı!
Ordu havaalanı ve Vali Erkmen
Göç durmadı!
“Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar.
Recep İvedik denilen hıyarın teki!
Fermuar ve yıldız!
Sorumluluk ahlakı
Madalya!
Lobi’de ilk adım atıldı
Benim Yaşlarım
Erdoğan Demir
Ölüm Allah’ın emri
Küçükvar kendini nasıl dövdü?
Toptan’ı doğru anlamak
‘Arka teker’ aradı !
Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni
CHP’de il başkanı kim?
Zonguldak’ın babası kim?
Köprü’de ki sahne
Çınar: Ereğli’de sorun yok
Ereğli’de neler oluyor?
Ankara Sheraton’da ateşli bir gece
Lobi’de 10 altın kural
Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı!
Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor
Yengeden papara yiyip bana numara yapma!
İnsan kalıbına yakışanı yapmalı
Elif olsa kırmızı giyerdi
Keselim tıraşı işimize bakalım!
Gonca ile aramıza kimse giremez!
İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?
Vali Yavuz Erkmen’in farkı
Neden rezil olduk!
Ayrılıklarda sevdaya dahildir
Kılınızı kıpırdatın
Genel Müdürü Dağdelen’e
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde
Gonca ve Balıkçılar
Sezgin’in kitabı ve Şanlı
Evlenince yazabilecek miyim?
O kovayı kimin kafasına geçirelim
Herif olmak!
Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın?
Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca
Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim
İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim!
Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım
Romalı bir genç kadına aşık oldum
Zeugma’dan da güzel
Nuri Genç’e tavsiyem
Racon Mehmet
Beyin göçü
Şerafettin Üstünkol’a teşekkür
Kuş gribi
Vali Bey’e çok kızgınım -2
Korsan yayın organları!
Ah şu kadınlar
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor
Köksal Bey’in söyledikleri
Değişim örneği çoğalmalı
Zonguldak çok gelişecek
Erkmen gidince gelen ne yapacak?
Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi
 
zonguldakzonguldak