13.05.2008 Salı |
Kafamızın içinden geçenler
Bayram Tomakin kafa filmime bakıp aklımdan geçenleri yorumlamış.
Süper bir yazıydı.
Beni anlatabilecek en güzel yazılardan biriydi.
Benim kafamın içinde geçen tünel, istihdam, turizm, üniversite, modern kentleşme sosyal bir kent olgusunu vurgulayan düşüncelerimi kafa filmimde görmüş ve yorumlamış.
Yeri gelmişken o konulara değinelim kısaca.
Bir yıl önce benzer şeyleri yazmıştık.
Bakıyorum bugüne ne değişti kent adına diye.
Aslına gözle görülür pek bir şey yok.
Ama üç şey dikkat çekici.
Birincisi...
Şehir içi geçiş yolu için verdiğimiz mücadele ve bu güzergahta başlatılan çalışma. Kaldı ki her ne kadar bu günlerde bu çalışma yatıyor olsa da önemli bir adım atıldı. Kent merkezinin trafik yoğunluğunu kısmen azaltacak olan bu çalışmanın kesinlikle hızlandırılması gerekiyor.
İkincisi...
Kızılay Kan Merkezi önünde bulunan demir yolu köprüsüne araç takılmalarına artık son verildi. Burada zemin derinleştirilerek araçların köprüye takılmadan geçmesi sağlanacak. Çalışma başladı. Güzel oluyor. Demek ki olabiliyormuş.
Üçüncüsü...
Sosyal yaşam alanlarının hızlandırılarak artırılması. Bunun en güzel örneği Kozlu sahil yolu üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle yapılan park.
Kısman tamamlandı.
Daha güzel olacak.
Diyeceksiniz ki yetti mi?
Tabiî ki hayır.
Bunlar geçen sene üzerinde çok durduğum konulardan üçüydü. Daha fazlası var.
Bizler her ne kadar imkansızlıklar içinde olursak olalım kent adına istendiğinde güzel şeyler yapılabileceğine inanıyoruz. Yapmamız lazım.
Herkesin bu konularda yapabileceği şeyler var.
Kafamızın içi dopdolu.
Her alanda yapılacak işler var. Bunun için Zonguldak'ı sevmek yetmiyor. Çıkıp bir şeyler yapılması gerekiyor.
Geçen bir yıl içinde daha iyileri yapılamaz mıydı?
Elbette yapılabilirdi.
Bayram kafamın içindekilere kısmen ilişmiş.
Lobi'yi unutmuş.
Çünkü lobi daha cücük durumda.
Gözden kaçmış olabilir.
Vali Erkmen'in bir sözü vardı: "İnsanların beyni, kalbi ve ağzı bir olmadıkça bu kentte sorunlar çözülemez"
Ben bu şekildeki insanların sayısının hızla arttığını düşünüyorum.
Yoksa herkesin kafasının içinde güzel şeyler var.
Bizlerin en büyük avantajı bu taleplerimizi dillendirebiliyoruz.
Taleplerini dile getirenlere aracı oluyoruz.
Bundan sonra da olacağız.
Hep diyorum.
Sorumluluk ahlakı çok önemli.
İş adamı, gazeteci, siyasetçi, esnaf, patron, elaman herkes aynı derecede sorumluluk hissetmeyebilir.
Önemli olan iyi niyetli düşünenlerin bir şeyler yapma konusunda işi yarıda bırakmamasıdır.
Hepimizin kafasından geçen güzel şeyler var.
Hepimiz bu kentin daha yaşanabilir, daha sosyal, daha gelişmiş bir kent olmasını istiyoruz.
Bu zamana kadar birbirimizi karalayarak önemli adımları engellemişiz.
Hani diyoruz ya lobi lobi diye.
Bu işler istemekle olmuyor.
Kendimiz yapacağız.
O zaman kafamızdan geçenleri daha hızlı hayata sokabiliriz.
Güçlerimizi ölçülü ve doğru kullanacağız.
Yönetenlerden daha fazlasını isteyeceğiz.
Çünkü yapmak zorundalar.
Yetki onlarda.
Yan gelip yatmak olmaz!
Kırık bir ayakla çok fazla bir şey yapamazsınız.
Sağ olsun sevenlerimiz bir an olsun bile yalnız bırakmadılar.
Böyle bir durumda gülerek memnuniyetimi dile getirdiğimde şaşkınlık yaşayanlar da var.
Sağlık önemli.
Bunu bir kez daha anladım.
Ancak çok daha kötüsü olabilirdi.
Ayak bileğim ve kafa gidebilirdi.
Bunu bildiğimden mevcut durum sinek ısırığı gibi geliyor bana.
Arayan soran, ilgisini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum.
Merak edilecek bir şey yok.
Evde fena sıkılıyorum.
Ayağa kalkmayınca bunalıyorum.
Ankara'da Zonguldaklılar gecesinin yemeği vardı dün akşam.
Gidemeyecektim.
Şerafettin Üstünkol Başkana da Zonguldak fotoğrafları konusunda söz vermiştim.
Gelemeyeceğimi duyunca üzüldü.
Sonra Zonguldak fotoğraflarını hatırlattı.
Eee olmaz tabi.
Bu durumda yan gelip yatmak olmaz.
Ankara'da bulunan Zonguldaklı bir fotoğrafçı arkadaşımızla gece yarısında iletişim kurup fotoğrafları salladım.
Bir aksilik olmazsa hem fotoğraflar hem biz orada olacağız.
Az sonra da yola çıkacağız.
Aman doktorum sen bunları duyma, okuma.
|



|
| Ankara'da İstim Kebabı |
| Pusula'nın
en sevimsiz adamıyım! |
| Hoş geldin kriz! |
| Mahmut Baş yada Veysel Atasoy |
| Randevu bugün saat 13:00'de |
| Yanisi manisi şu! |
| Lobiciliği tartışalım |
| Sevgili babacığım |
| Ereğli'de düğmeye basmak! |
| Şike değil hizmet istiyoruz |
| Sorumluluklarım |
| Şanlı'nın Zonguldakspor'u ve Vekillerin 1 lira'lık sözü! |
| KGD kongresi ve Osman Sav'ın öğrettikleri |
| Zenci gelin! |
| Ne kadar samimiyiz? |
| Çaycuma’dan yükselen ses |
| Başbakana kadar gideriz |
| Üstatlarla Zonguldak sohbeti |
| Medya eğitimi |
| Dün benim doğum günümdü! |
| Gazeteciler ve beklentiler |
| Tünel sezonunu başlatıyorum! |
| Tempo ve aşk! |
| Tacizci öğretmen! |
| Lobi’ye iyi bir örnek |
| TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi |
| Lobi’den beklentiler ve endişeler! |
| Pusula’nın farkı |
| Korkulacak bir şey yok |
| Camiye var, Havaalanına yok! |
| Gonca’ya muhtıra |
| Zonguldak anıları |
| Vakit kaybediyoruz |
| Sağıra yatma modası! |
| Hasan Yüzbaşı’m |
| Çok teşekkürler Kemal abi! |
| Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz! |
| Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler! |
| Devrim isteriz! |
| Baykal'a darbe çağrısı |
| Uyarı! |
| Ordu havaalanı ve Vali Erkmen |
| Göç durmadı! |
| “Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar. |
| Recep İvedik denilen hıyarın teki! |
| Fermuar ve yıldız! |
| Sorumluluk ahlakı |
| Madalya! |
| Lobi’de ilk adım atıldı |
| Benim Yaşlarım |
| Erdoğan Demir |
| Ölüm Allah’ın emri |
| Küçükvar kendini nasıl dövdü? |
| Toptan’ı doğru anlamak |
| ‘Arka teker’ aradı ! |
| Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni |
| CHP’de il başkanı kim? |
| Zonguldak’ın babası kim? |
| Köprü’de ki sahne |
| Çınar: Ereğli’de sorun yok |
| Ereğli’de neler oluyor? |
| Ankara Sheraton’da ateşli bir gece |
| Lobi’de 10 altın kural |
| Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı! |
| Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor |
| Yengeden papara yiyip bana numara yapma! |
| İnsan kalıbına yakışanı yapmalı |
| Elif olsa kırmızı giyerdi |
| Keselim tıraşı işimize bakalım! |
| Gonca ile aramıza kimse giremez! |
| İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi? |
| Vali Yavuz Erkmen’in farkı |
| Neden rezil olduk! |
| Ayrılıklarda sevdaya dahildir |
| Kılınızı kıpırdatın |
| Genel Müdürü Dağdelen’e |
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde |
| Gonca ve Balıkçılar |
| Sezgin’in kitabı ve Şanlı |
| Evlenince yazabilecek miyim? |
| O kovayı kimin kafasına geçirelim |
| Herif olmak! |
| Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama |
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın? |
| Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca |
| Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim |
| İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim! |
| Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım |
| Romalı bir genç kadına aşık oldum |
| Zeugma’dan da güzel |
| Nuri Genç’e tavsiyem |
| Racon Mehmet |
| Beyin göçü |
| Şerafettin Üstünkol’a teşekkür |
| Kuş gribi |
| Vali Bey’e çok kızgınım -2 |
| Korsan yayın organları! |
| Ah şu kadınlar |
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor |
| Köksal Bey’in söyledikleri |
| Değişim örneği çoğalmalı |
| Zonguldak çok gelişecek |
| Erkmen gidince gelen ne yapacak? |
| Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi |
| |