24.05.2008 Cumartesi

 

Gölgesini kovaladığım vakitler

Gölgeni kovaladığın vakitlerin teri soğumak üzere.
Sürüklendiğim kıyıların serinliğine tutunmuş akşamüstleri.
Yıllardır böyle.
Her akşam aynı vakitler.
Farkına varmadan düğmeler kendilerini ilikler.
Bakarsın çevrene.
Kimse bilmez senin bildiğini.
Bir mahcup düşünce içinde insanlar.
Bir kovalamaca.
Bir panik içinde heyecan.
Ürkek bir telaş havası var yüreklerinde.
Başları dik ve suskun diller küs.
Kaçımız sevmeye devam ederiz sözünü tutmayan baharları.
Bildiğini sandığın tüm doğrular ne zaman yanıltır adamı?
Yağmurlar ipe dizerse kendini birden bire.
Çok derin olur içindeki göçlerin izleri.
Yere düşen damlalar birbirine dolanır.
Sarmaş dolaş olur ihanetle sadakat.
İhanet ettiğin kadınlar gelir aklına.
Akışkanlığını sevdiğin hayatlara tutunmak istersiniz.
En çok gidenler sevilir.
Kendi ihanetlerini görmez insan.
Gerekçe arayan kimse, yine de bulur bir "Ama".
Herkesin davulu kendi dengine!
Kaçan köçek sevişmeler kayıt dışı kalır.
Ortalık faturalandırılmış nefretlerle dolar.
Beklenmedik bir anda ağzını bozuverir, günahı bedeninden büyük kadınlar.
Bildiğini okurken, günahlarını tapulaştırır adamlar.
Tutmayan hesaplar ve çelişkiler yaka paça itelerken birbirini, tanığı çok olur telafisi olmayan şeylerin.
Anormal bir durum değil aslında.
Sıradan bir gün işte.
Dün gibi. Önceki gün gibi.
Önceki yıllar gibi.
Hepimiz gibi.
Kılı kırk yarsan döndüremezsin kimseyi bildiğinden.
Çiçek, böcek derken geçer zaman.
Taze günlerin önemi, yaşananlar yıllandıkça anlaşılır.
Tazeliğin diriliğinden çıkan yanılgılar tecrübe kazanır.
Yine de baskılar yıldıramaz kimseyi!
Baskılar büyütür adamı!
"Hadi kalk gidelim" diyecek kimseyi bulamazsın sonra.
Gölgeni kovaladığın vakitlerin teri soğumak üzere.
Sürüklendiğin kıyıların serinliğinde buluşmak üzere!

"Çiçekleri köklerinde açan ağaç"

"Yüz akı Türkiye'nin, çiçeği köklerinde açan ağaç,

Ölümlerden gelip ölümlere giden şehir,

En derini emeğin, ekmeğin en namuslusu,

Yağmurdan yorgun sokaklarında bir akşamüstü.

Seni çoğaltıyorum içimde, sana saklanıyorum"

* * *

İrfan Yalçın son kitabında memleketi Zonguldak'ı anlatmış yine.
Heyamola Yayınları'nın Türkiye Kentleri dizisinin ilk kitabı "İçimdeki Zonguldak"
Ve şöyle başlıyor kitap.
"Çiçeği köklerinde açan ağaç"
Okumadım henüz.
Göz ucumu iliştirdim kelimelerine.
Ve bir kez daha ağzımı bozdum.
Bu kentin değerini hala niye bilemiyoruz?
Bu kadar çakal, bu kadar kurt dağda barınırken biz neden çakallara çakallık öğretmeye kalkışırız ki.
Hayıflanıp durduğumuz akşam üstlerinin kıymetini neden bilemeyiz.
Ve dalga geçmesini denizle.
Bu kültür, bu birikim başka nerede var?
Kendimize saygı duyalım.
Hırpalamayalım nezaketimizi.
Adam olalım biraz.
İhanetin bu kadarı çok fazla bu kente.
Kendimize ihanet etmeyelim.
Teşekkürler İrfan Yalçın.
Yine yaz İrfan Yalçın.

Şiir

meydanından geçerken

acır gözlerimin paleti..

bir yunanlı gibi sevmekten

vazgeçemedim izmir'i..

Kaymakam Tat
İşletmecilere çağrı
TTK’nın lojman saltanatı
Sihirbaz isteriz!
Lobi ve Zonguldak medyası
Nail Baba
Yerim sizin fobinizi!
Gonca, Eşref, İzmirlioğlu, Akın ve diğerleri
Lobi ve Köksal Bey’in görevleri
Kafamızın içinden geçenler
Ankara'da İstim Kebabı
Pusula'nın en sevimsiz adamıyım!
Hoş geldin kriz!
Mahmut Baş yada Veysel Atasoy
Randevu bugün saat 13:00'de
Yanisi manisi şu!
Lobiciliği tartışalım
Sevgili babacığım
Ereğli'de düğmeye basmak!
Şike değil hizmet istiyoruz
Sorumluluklarım
Şanlı'nın Zonguldakspor'u ve Vekillerin 1 lira'lık sözü!
KGD kongresi ve Osman Sav'ın öğrettikleri
Zenci gelin!
Ne kadar samimiyiz?
Çaycuma’dan yükselen ses
Başbakana kadar gideriz
Üstatlarla Zonguldak sohbeti
Medya eğitimi
Dün benim doğum günümdü!
Gazeteciler ve beklentiler
Tünel sezonunu başlatıyorum!
Tempo ve aşk!
Tacizci öğretmen!
Lobi’ye iyi bir örnek
TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi
Lobi’den beklentiler ve endişeler!
Pusula’nın farkı
Korkulacak bir şey yok
Camiye var, Havaalanına yok!
Gonca’ya muhtıra
Zonguldak anıları
Vakit kaybediyoruz
Sağıra yatma modası!
Hasan Yüzbaşı’m
Çok teşekkürler Kemal abi!
Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz!
Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler!
Devrim isteriz!
Baykal'a darbe çağrısı
Uyarı!
Ordu havaalanı ve Vali Erkmen
Göç durmadı!
“Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar.
Recep İvedik denilen hıyarın teki!
Fermuar ve yıldız!
Sorumluluk ahlakı
Madalya!
Lobi’de ilk adım atıldı
Benim Yaşlarım
Erdoğan Demir
Ölüm Allah’ın emri
Küçükvar kendini nasıl dövdü?
Toptan’ı doğru anlamak
‘Arka teker’ aradı !
Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni
CHP’de il başkanı kim?
Zonguldak’ın babası kim?
Köprü’de ki sahne
Çınar: Ereğli’de sorun yok
Ereğli’de neler oluyor?
Ankara Sheraton’da ateşli bir gece
Lobi’de 10 altın kural
Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı!
Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor
Yengeden papara yiyip bana numara yapma!
İnsan kalıbına yakışanı yapmalı
Elif olsa kırmızı giyerdi
Keselim tıraşı işimize bakalım!
Gonca ile aramıza kimse giremez!
İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?
Vali Yavuz Erkmen’in farkı
Neden rezil olduk!
Ayrılıklarda sevdaya dahildir
Kılınızı kıpırdatın
Genel Müdürü Dağdelen’e
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde
Gonca ve Balıkçılar
Sezgin’in kitabı ve Şanlı
Evlenince yazabilecek miyim?
O kovayı kimin kafasına geçirelim
Herif olmak!
Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın?
Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca
Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim
İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim!
Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım
Romalı bir genç kadına aşık oldum
Zeugma’dan da güzel
Nuri Genç’e tavsiyem
Racon Mehmet
Beyin göçü
Şerafettin Üstünkol’a teşekkür
Kuş gribi
Vali Bey’e çok kızgınım -2
Korsan yayın organları!
Ah şu kadınlar
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor
Köksal Bey’in söyledikleri
Değişim örneği çoğalmalı
Zonguldak çok gelişecek
Erkmen gidince gelen ne yapacak?
Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi
 
zonguldakzonguldak