16.06.2008 Pazartesi |
Ak dibo! Kara dibo!
Bartın İl Emniyet Müdürü'nü Zonguldak'tan bir çok meslektaşım tanır. Ben bir defa tesadüfen karşılaştım. Ama takip ediyorum. Sanırım bir yıl içinde üç veya dördüncü önemli operasyona imza attı. Özel idare bünyesindeki ihalelerle ilgili operasyonun devamında neler gelir bilemiyoruz. Çok bildik isimler var. Yeni bildik isimler eklenir mi zaman gösterecek. Olaya birkaç yönlü bakabiliriz. Her şeyi aynı oranda göremeyiz. Yargı süreci sonunda ortaya çıkan manzara ne olacak bilemiyoruz. Bunun için beklemek gerekiyor.
Birincisi...
Her kim olursa olsun haksız kazanç elde ettiyse hesabını vermeli, suistimal edenler kadar suistimallere yol verenler de yargılanmalı. Haksızlığa uğradığını düşünenler varsa ispat etmeli.
İkincisi...
Emniyet Müdürü Sayın Mesut İnce'yi yürekten tebrik ediyor ve sonuna kadar gitmesini diliyorum. Herkese, istenirse operasyon yapılabileceğini gösterdi. Nedense bana hep Hanefi Avcı'yı hatırlatıyor. Yerelde sevilmeyebilir ama Ankara bazında bu başarıları takdir edilecektir.
Üçüncüsü...
Benzer operasyon Zonguldak'ta da olacak mı? Bu soru herkesin aklında ama kimse birbirine sormuyor. Başka bir soru ise Bartın'da bu kadar iş oluyor da Zonguldak mı çok temiz? Zonguldak'ta böyle bir operasyonu kim yapacak?
Dördüncüsü...
Zonguldak Köydes Projesi kapsamında birinci olmuştu. O zamanlar haber yapmıştım. 10 cm olması gereken köy asfaltları nasıl 3-5 santim oluyor diye sormuştum. O yollar şimdi patates tarlası gibi. Zonguldak İl Genel Meclisi o çukurlarda acaba ne yetiştirmeyi düşünüyor? Bunların da hesabını soran çıkacak mı?
Beşincisi...
Bir arada Zonguldak suçların en hızlı azaldığı il olmuştu. Dönemin Emniyet Müdürü Sayın Mustafa Öncül'ün emriyle cerayimlerin bir kısmı kayıt altına alınmıyordu. Böyle olunca olay sayısı azaldı, Zonguldak birinci oldu. Kimsenin hakkını yemeyelim ama bu durumda neye göre başarılıyız diye sormak lazım. İlk kez yol ve su şebekesi görmek mi başarı? 10 cm'lik asfalt yerine 3-5 cm lik asfalt başarıysa diyecek sözüm yok.
Altı...
Kim ne derse desin olayda isimleri geçen kişilerin Ak Partili vekillere ve yöneticilere olan yakınlıkları önemlidir. Ve bu durumda kendilerini sorgulamaları gerekmektedir. Son olay ve benzer manzaralar gösteriyor ki Ak Parti'nin yöneticileri çıkıp "Ne alakası var" diyemez.
Bu durumlar inanıyorum ki Ankara'ya "Çok özel" olarak rapor edilmiştir. Ak dibo kara dibo belli olacak!
Bu tepki neden?
Bugün gazetelerin birinci sayfasını kararttık. Karaelmas Gazeteciler Derneği'nin bu çıkışı ile çevre illerin derneklerinin de katılımıyla ortak bir metin hazırlandı.
Kendi adıma katılanlara da katılmayanlara da saygı duyuyorum.
Ak Parti'nin sivil toplum örgütlerinde kendisi gibi düşünenleri göreve getirme çabasının son halkası basın oldu. Kim ne derse desin. Resmi ilanlar yerel gazetelerde yayımlanarak devlet eliyle desteklenen çok seslilik yine devlet eliyle kesilmek istenmektedir.
Yaygın medyanın hali ortada. Herkes yerelde kendini kolayca ifade edebilmektedir.
Basını kısmen eleştirebilirsiniz. Beklentileriniz yüksektir de ondan.
Susturulmuş, sıskalaştırılmış bir basının sesin daha az çıkacaktır. Resmi ilan almadan da yayınını devam ettirenler olabilir. Ancak tasarı halindeki uygulama yürürlüğe girdiği taktirde bu mesleğin cazibesi gidecektir.
Gazete ve çalışan sayısı azalacak, düşünen, tartışan, soran, yorum yapan gazeteci sayısı azalacaktır. Şimdi buradan tüm meslektaşlarıma bir önerim var. Bu konuda birlik olabiliyorsak. Gazetelerimizin birinci sayfalarını başka sorunlarımızı duyurmak içinde karatabiliriz. Bunun adı Filyos olur, başkan bir şey olur.
Bu bağlamda birbirimiz gibi düşünmeye dayatmadan da ortak tavır koyabileceğimizi herkese göstermeliyiz.
Babalar günü
Celal Uzun bacağında ve sırtında platinlerle dolaşan, bir gözü hiç görmeyen ve diğer gözü de çok az gören bir özürlü. TTK'da çalışıyor. Özürlülerin sesini duyurmak için uğraşıyor. Günde 4-5 saat okuyor. Bir hışımla geldi.
Cumartesi günü yayınlanan "Babamın hasretiydim" başlıklı yazıyı okumuş. Sabah sabah dört dal sigara içip ağlamış.
Elinde getirdiği paketi şiirsel sözlerle takdim etti. Mahçup oldum. Gogol'un dünya klasikleri arasında yer alan “Ölü Canlar” kitabı çıktı paketten. Babalar günümü kutladı. Bende kendisinin.
Buna benzer tepkiler aldım yazıyla alakalı. Aslında yazacak çok fazlası var. Zaman yok. O arada Şeker Dede, yazarımız Sayın Hüseyin Şeker'i arayıp Babalar Günü’nü kutladım.
Celal Uzun'un yaşama azmini görmek iyi geldi.
Diğer yazarımız Ali Bektaş'ın Pusula Dergisi'ndeki "Baba ol da anlarsın" yazısını okumadıysanız kaçırmayın.
Baba olmadan bazı şeyleri anlayamadık.
|



|
| Babamın hasretiydim |
| İşte yeni başkan adayı! |
| Bu rezilliğe isyan ediyorum,
Ya siz ne halt ediyorsunuz? |
| Ver 250 lirayı rakı içelim! |
| "Çözümde görev almayanlar,
sorunun bir parçası olurlar" |
| Kamuoyuna |
| Çıkarım olmasa sevmezdim seni! |
| Dağdelen'in ötemediği yerde
Sebahattin Gülay mı ötüyor! |
| Sevgilim Tünel'e mektup! |
| Gonca ve Eşref dayatmasına karşıyım |
| Başbakan’ın TTK için düşündükleri! |
| Dağdelen kime göre başarılı,
Kime göre başarısız? |
| Sakladığım yerde yoktun |
| Hüsnü Sami Alpan'ı anlamak |
| Uçar ve Dağdelen'e.. |
| Gonca'nın büyük hatası |
| Zihinsel değişim şart |
| "Biz" olabilir miyiz? |
| Gölgesini kovaladığım vakitler... |
| Kaymakam Tat |
| İşletmecilere çağrı |
| TTK’nın lojman saltanatı |
| Sihirbaz isteriz! |
| Lobi ve Zonguldak medyası |
| Nail Baba |
| Yerim sizin fobinizi! |
| Gonca, Eşref, İzmirlioğlu,
Akın ve diğerleri |
| Lobi ve Köksal Bey’in görevleri |
| Kafamızın içinden geçenler |
| Ankara'da İstim Kebabı |
| Pusula'nın
en sevimsiz adamıyım! |
| Hoş geldin kriz! |
| Mahmut Baş yada Veysel Atasoy |
| Randevu bugün saat 13:00'de |
| Yanisi manisi şu! |
| Lobiciliği tartışalım |
| Sevgili babacığım |
| Ereğli'de düğmeye basmak! |
| Şike değil hizmet istiyoruz |
| Sorumluluklarım |
| Şanlı'nın Zonguldakspor'u ve Vekillerin 1 lira'lık sözü! |
| KGD kongresi ve Osman Sav'ın öğrettikleri |
| Zenci gelin! |
| Ne kadar samimiyiz? |
| Çaycuma’dan yükselen ses |
| Başbakana kadar gideriz |
| Üstatlarla Zonguldak sohbeti |
| Medya eğitimi |
| Dün benim doğum günümdü! |
| Gazeteciler ve beklentiler |
| Tünel sezonunu başlatıyorum! |
| Tempo ve aşk! |
| Tacizci öğretmen! |
| Lobi’ye iyi bir örnek |
| TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi |
| Lobi’den beklentiler ve endişeler! |
| Pusula’nın farkı |
| Korkulacak bir şey yok |
| Camiye var, Havaalanına yok! |
| Gonca’ya muhtıra |
| Zonguldak anıları |
| Vakit kaybediyoruz |
| Sağıra yatma modası! |
| Hasan Yüzbaşı’m |
| Çok teşekkürler Kemal abi! |
| Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz! |
| Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler! |
| Devrim isteriz! |
| Baykal'a darbe çağrısı |
| Uyarı! |
| Ordu havaalanı ve Vali Erkmen |
| Göç durmadı! |
| “Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar. |
| Recep İvedik denilen hıyarın teki! |
| Fermuar ve yıldız! |
| Sorumluluk ahlakı |
| Madalya! |
| Lobi’de ilk adım atıldı |
| Benim Yaşlarım |
| Erdoğan Demir |
| Ölüm Allah’ın emri |
| Küçükvar kendini nasıl dövdü? |
| Toptan’ı doğru anlamak |
| ‘Arka teker’ aradı ! |
| Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni |
| CHP’de il başkanı kim? |
| Zonguldak’ın babası kim? |
| Köprü’de ki sahne |
| Çınar: Ereğli’de sorun yok |
| Ereğli’de neler oluyor? |
| Ankara Sheraton’da ateşli bir gece |
| Lobi’de 10 altın kural |
| Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı! |
| Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor |
| Yengeden papara yiyip bana numara yapma! |
| İnsan kalıbına yakışanı yapmalı |
| Elif olsa kırmızı giyerdi |
| Keselim tıraşı işimize bakalım! |
| Gonca ile aramıza kimse giremez! |
| İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi? |
| Vali Yavuz Erkmen’in farkı |
| Neden rezil olduk! |
| Ayrılıklarda sevdaya dahildir |
| Kılınızı kıpırdatın |
| Genel Müdürü Dağdelen’e |
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde |
| Gonca ve Balıkçılar |
| Sezgin’in kitabı ve Şanlı |
| Evlenince yazabilecek miyim? |
| O kovayı kimin kafasına geçirelim |
| Herif olmak! |
| Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama |
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın? |
| Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca |
| Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim |
| İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim! |
| Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım |
| Romalı bir genç kadına aşık oldum |
| Zeugma’dan da güzel |
| Nuri Genç’e tavsiyem |
| Racon Mehmet |
| Beyin göçü |
| Şerafettin Üstünkol’a teşekkür |
| Kuş gribi |
| Vali Bey’e çok kızgınım -2 |
| Korsan yayın organları! |
| Ah şu kadınlar |
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor |
| Köksal Bey’in söyledikleri |
| Değişim örneği çoğalmalı |
| Zonguldak çok gelişecek |
| Erkmen gidince gelen ne yapacak? |
| Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi |
| |