Zeki Çolakoğlu da terk etti
Sevgililerin yine canı yandı.
Ki o sevgililerden birisi Zonguldak'tan başkası değil.
Kısır döngüler bütüncül sadakati bozuyor.
Doyduğum kentin doğurganlık yetisi kaybolmuş.
Hiçlik ve piçlik karışmış birbirine.
* * *
"Kimin eli kimin cebinde" diye dert yananlar da bir alem olmuş.
İşte böyle günlerde götürüsü bol yolculuklar başlar.
Kentimi terk eden edene.
Küsüp sokaklarına yarım adımlarını toplayan toplayana.
Sakınarak büyüttüğü gözüpek umutlarını alıp giden gidene.
Nereye böyle diye soran yok.
Umutlar uzak şehirlerde.
Gelecek yok.
Gelecek başka şehirlerde.
Şeffaflık yok.
Ne kadar da kaçsan kir bulaşır bir yerlerine.
* * *
Nezaketini kaybeden şehrin kaba kuvvetleri almış eline sazı.
Çalan çalana.
Çaldığım arpalar, ne yamandır yalandan ağlamalar.
Para hırsı, güç hırsı sarmış her yeri.
Kimliğini kaybetmişlerin fendi geriyor bizi.
Tükür tükürebildiğin kadar.
Tükürük bezlerini kurut.
Bir şey değişmiyor.
En güzeli küsüp gitmek mi acaba?
* * *
Zeki Çolakoğlu.
Uzun yılların avukatı.
Sorumluluk sahibi Zonguldaklı.
Artık değil. O artık İzmirli.
Hem de Karşıyakalı.
Dün karşılaştık caddede.
Şaşırdım gittiğine.
Büyük bir hayal kırıklığı vardı yüzünde.
Zonguldak'ın bu beyefendi ismi, sorgulayan bir Zonguldaklıydı.
Haberdardı her şeyden.
Entelektüeldi.
Kentini ve insanlarını severdi.
Mücadele etti uzun yıllar.
Siyasette ve Baro Başkanlığı döneminde efendiliğini hiç bozmadı.
Kirlenmişlikten uzak durmaya çalıştı.
Dalavere işlerine pek aklı ermedi.
* * *
Zaman zaman duygularını paylaştı yazılarıyla zaman zaman küstü.
Zonguldak'ın değerli kültür hazinesi olduğunu biliyordu.
Bu yüzden ZOKEV'de görev aldı.
Son olarak ZOKEV Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.
Spor Bienali'ne imza attı.
Son olarak Yazar İrfan Yalçın'ın "İçimdeki Zonguldak" kitabının imza gününü organize etti.
Zonguldak'tan beyin göçü var diyoruz ya.
İşte düşünen, tartışan ve yorumlayan bir isim daha gidiyor.
* * *
Çolakoğlu gibi daha niceleri.
Çolakoğlu bozulan düzen ve kişilik ilişkileri içinde yeri olmadığını biliyordu.
Bu yüzden dayanamadı.
* * *
Öyle çok oturup kalkmışlığımız yok.
Biz kendisini her zaman sevdik saydık.
Zaman zaman görüşlerini bizimle paylaşmıştır.
Dün anladım ki göç yolları her zaman sancılı oluyor.
Yeni bir şehir, yeni bir umut olsa bile insan hazineleriyle yaşıyor.
Ve bu beyaz saçlı adam efendiliğine laf kondurmadan kentimden ayrılıyor.
Güle güle Zeki Bey.
Ara sıra bir gel, bir selam gönder.
* * *
Çolakoğlu da bizi terk etti.
Bakalım daha kimler terk edecek?
Her gün her gün göç.
Bunun sonu nereye varacak? |