28.06.2008 Cumartesi |
Modeli bozuk olanlar
Diyoruz ki.
Zihinsel dönüşüm lazım.
Kime lazım?
Bana, sana, ona.
Kısaca hepimize.
İnsanın kendini değiştirmesi, geliştirmesi kadar güzel ne olabilir ki?
En kolay yolu direnmek.
İdeolojik bir zemin üzerinde at tepiştirmiyoruz.
Yaşamsal bir dönüşümün zorunluluğundan bahsediyorum.
Kırmızı hatları kitaplarla, kurallarla belirlenen kalıplaştırılmış ideolojilerden de bahsetmiyorum.
İnsan olabilmeye, insan kalabilmeye ve düşüncelere saygı duyabilme olan zorunluluktan bahsediyorum.
Her taraf bir memnuniyetsizlik.
Oysa memnuniyetsizliklerin altında yatan etkenlerin kaynağı nerede?
Çoğunlukla bizde.
Bugün yazıyoruz.
Yarın yazacağız.
Her şey çözülecek mi?
Sabahları, akşamları konuşacağız.
Tartışacağız çözüm arayacağız.
Hep biz haklı çıkacağız.
Yine de sorunlar olacak.
Sorunların bittiği bir yaşam zaten düşünelemz.
Hayatın kendisi sorunlarla mücadele etme sanatı.
Buna herkes saygı duyar.
Herkes saygı duyabilmeli.
Ancak ibnelik, puştluk etmeden yaşayabiliyor musun?
İşte en güzeli o.
Ama bunları yapanlar her daim olacaktır.
Zihinsel dönüşüm en çok onlara lazım.
İnsan olabilmenin saygınlığından nasiplenememiş ne çok insan var.
İnanmadığını savunan ne çok insan var.
İnanmadığını yazan ne çok insan var.
İnanmadığı halde suçlayan ne çok insan var.
Ama moda şimdi değişti.
İnanıyormuş gibi yapıp günahlarını hafifletmeye çalışmak moda oldu.
İnsan kendini kendi yalanlarına inandırıp hatalar yapıyorsa o insandan bir halt olmaz.
Ne çayı içilir, ne yemeği yenir.
Ama böyle tiplerin arada sırada yaptığı doğru işler de olabilir.
Ancak toplumda yarattıkları güvensizlikleri yüzünden onları da tam olarak anlatamazlar.
Zihinsel dönüşüm derken bunları kastediyorum.
Kişi genelevde orospu da olsa, cami de imam da olsa öncelikle insan olabilmenin inceliğini taşıyabilmeli.
O yüzdendir ki bir hayat kadını bir hak-hukuk savunucunsan, emek savunucusundan daha güzel bir insan olabilir.
Bizde bunun örneği maalesef çok.
Her insanın yanlışı, hataları olabilir.
Ancak bunları alışkanlık haline dönüştürenlerden uzak durun.
Bu davranış bozukluklarından rant sağlamaya çalışanlardan uzak durun.
Değişim dönüşüm derken karakterinizi satın demiyorum.
İyiye güzele doğru değişin.
Saygılı olmayı öğrenin.
Ama kolay değil.
Bir de modeli bozuk olanlar vardır.
Toplumsal bir ifadeyle bunlardan çok.
Modeli bozuk olanlar üretim hatasından kaynaklanan nedenlere dayalı arıza çıkartırlar.
Bunlar her telden çalar.
Onlar en havalı olabilir.
Ancak aralarında topluma yararı olanların sayısı ok azdır.
Her illet insana bir şey öğretir.
İnsan yaşadığı her kötü olaydan olumlu bir sonuç çıkartır.
Modeli bozuk olanlar ise ders almış gibi yapar.
Huyundan vaz geçmez.
Toplum olarak zihinsel değişime olan zorunluluğumuzu zaman zaman paylaşıyorum.
Yine paylaşacağım.
Yokluk ve varlık paylaşılır.
Ancak modeli bozuk olanlar yokluğu paylaşıp, varlığı paylaşmamayı yeğleyenlerdir.
Çok kazanıp emek sömürenlerden korkun.
Çok kazanıp yalan söyleyenlerden korkun.
Çok çalıştırıp az verenlerden korkun.
Çok kazanıp hep ağlayanlardan korkun.
Her haltı yiyip namuslu takılanlardan kaçın.
İnanmadığını savunanlardan korkun.
Düşmanınıza saygı duyun.
Ama dostluk ediyor gibi görünüp rol yapanlardan uzak durun.
Dik durmayandan uzak durun.
Zihinsel değişimlerden biri de bu tiplere karşı tavır koyabilmektir.
Siz bunu yapın.
İnanmıyorsanız kişilerin siyasi görüşüne, parasal gücüne; ideolojik gücünün altında ezilmeyin.
Ancak olabildiğince karakterli olun.
Yalandan yere de numara yapmayın.
|



|
| HASAD ve diğerleri -2 |
| HASAD VE DİĞERLERİ |
| Hak edenler ve hak etmeyenler! |
| Zonguldak'ın karakteri! |
| Filyos'ta trajkomik bir durum! |
| Zeki Çolakoğlu da terk etti |
| Kalaycıoğlu'na sorular? |
| Aldım Gonca'yı vurdum Kalaycıoğlu'na |
| Kimin festivali? |
| Fantezi! |
| Ak dibo! Kara dibo! |
| Babamın hasretiydim |
| İşte yeni başkan adayı! |
| Bu rezilliğe isyan ediyorum,
Ya siz ne halt ediyorsunuz? |
| Ver 250 lirayı rakı içelim! |
| "Çözümde görev almayanlar,
sorunun bir parçası olurlar" |
| Kamuoyuna |
| Çıkarım olmasa sevmezdim seni! |
| Dağdelen'in ötemediği yerde
Sebahattin Gülay mı ötüyor! |
| Sevgilim Tünel'e mektup! |
| Gonca ve Eşref dayatmasına karşıyım |
| Başbakan’ın TTK için düşündükleri! |
| Dağdelen kime göre başarılı,
Kime göre başarısız? |
| Sakladığım yerde yoktun |
| Hüsnü Sami Alpan'ı anlamak |
| Uçar ve Dağdelen'e.. |
| Gonca'nın büyük hatası |
| Zihinsel değişim şart |
| "Biz" olabilir miyiz? |
| Gölgesini kovaladığım vakitler... |
| Kaymakam Tat |
| İşletmecilere çağrı |
| TTK’nın lojman saltanatı |
| Sihirbaz isteriz! |
| Lobi ve Zonguldak medyası |
| Nail Baba |
| Yerim sizin fobinizi! |
| Gonca, Eşref, İzmirlioğlu,
Akın ve diğerleri |
| Lobi ve Köksal Bey’in görevleri |
| Kafamızın içinden geçenler |
| Ankara'da İstim Kebabı |
| Pusula'nın
en sevimsiz adamıyım! |
| Hoş geldin kriz! |
| Mahmut Baş yada Veysel Atasoy |
| Randevu bugün saat 13:00'de |
| Yanisi manisi şu! |
| Lobiciliği tartışalım |
| Sevgili babacığım |
| Ereğli'de düğmeye basmak! |
| Şike değil hizmet istiyoruz |
| Sorumluluklarım |
| Şanlı'nın Zonguldakspor'u ve Vekillerin 1 lira'lık sözü! |
| KGD kongresi ve Osman Sav'ın öğrettikleri |
| Zenci gelin! |
| Ne kadar samimiyiz? |
| Çaycuma’dan yükselen ses |
| Başbakana kadar gideriz |
| Üstatlarla Zonguldak sohbeti |
| Medya eğitimi |
| Dün benim doğum günümdü! |
| Gazeteciler ve beklentiler |
| Tünel sezonunu başlatıyorum! |
| Tempo ve aşk! |
| Tacizci öğretmen! |
| Lobi’ye iyi bir örnek |
| TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi |
| Lobi’den beklentiler ve endişeler! |
| Pusula’nın farkı |
| Korkulacak bir şey yok |
| Camiye var, Havaalanına yok! |
| Gonca’ya muhtıra |
| Zonguldak anıları |
| Vakit kaybediyoruz |
| Sağıra yatma modası! |
| Hasan Yüzbaşı’m |
| Çok teşekkürler Kemal abi! |
| Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz! |
| Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler! |
| Devrim isteriz! |
| Baykal'a darbe çağrısı |
| Uyarı! |
| Ordu havaalanı ve Vali Erkmen |
| Göç durmadı! |
| “Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar. |
| Recep İvedik denilen hıyarın teki! |
| Fermuar ve yıldız! |
| Sorumluluk ahlakı |
| Madalya! |
| Lobi’de ilk adım atıldı |
| Benim Yaşlarım |
| Erdoğan Demir |
| Ölüm Allah’ın emri |
| Küçükvar kendini nasıl dövdü? |
| Toptan’ı doğru anlamak |
| ‘Arka teker’ aradı ! |
| Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni |
| CHP’de il başkanı kim? |
| Zonguldak’ın babası kim? |
| Köprü’de ki sahne |
| Çınar: Ereğli’de sorun yok |
| Ereğli’de neler oluyor? |
| Ankara Sheraton’da ateşli bir gece |
| Lobi’de 10 altın kural |
| Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı! |
| Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor |
| Yengeden papara yiyip bana numara yapma! |
| İnsan kalıbına yakışanı yapmalı |
| Elif olsa kırmızı giyerdi |
| Keselim tıraşı işimize bakalım! |
| Gonca ile aramıza kimse giremez! |
| İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi? |
| Vali Yavuz Erkmen’in farkı |
| Neden rezil olduk! |
| Ayrılıklarda sevdaya dahildir |
| Kılınızı kıpırdatın |
| Genel Müdürü Dağdelen’e |
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde |
| Gonca ve Balıkçılar |
| Sezgin’in kitabı ve Şanlı |
| Evlenince yazabilecek miyim? |
| O kovayı kimin kafasına geçirelim |
| Herif olmak! |
| Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama |
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın? |
| Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca |
| Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim |
| İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim! |
| Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım |
| Romalı bir genç kadına aşık oldum |
| Zeugma’dan da güzel |
| Nuri Genç’e tavsiyem |
| Racon Mehmet |
| Beyin göçü |
| Şerafettin Üstünkol’a teşekkür |
| Kuş gribi |
| Vali Bey’e çok kızgınım -2 |
| Korsan yayın organları! |
| Ah şu kadınlar |
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor |
| Köksal Bey’in söyledikleri |
| Değişim örneği çoğalmalı |
| Zonguldak çok gelişecek |
| Erkmen gidince gelen ne yapacak? |
| Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi |
| |