Herif olmak!

Zonguldak’ta herkes bir şeyden şikayetçi.
Nedenler farklı.
Her kentte aslında benzer sorunlar var.
Ama bu kentin sanırım en büyük özelliği samimiyetsizlik.
Sırf samimiyetsizlikler yüzünden çok şey kaybettik yıllarca.
İnsanın yaptığıyla konuştuğu bir birini tutması lazım.
Özü sözü bir olan insanlar aslında çokta fazla sevilmezler.
Olsun yine de insanın inandığını yapması, söylemesi lazım.
Özü sözü bir olan insanları kimisi işine gelmediği için, kimisi de ondan fazla yararlanamayacağını düşündüğü için sevmez.
Birileri kendilerine yalan söylenmesinden, yalamalık yapılmasında çok hoşlanırlar.
Olsun.
Bu ülkede yalamalık yapacak insanlara da ihtiyaç var!
Kimisi kendi kıçı açıktayken başkasının kıçına bakar.
Mesele şu.
İnsanın önce kendine saygısı olması lazım.
Adam olan adamın bundan korkmaması lazım.
Kendine saygısı olmayanlar başkalarından saygı göremez.
Konuştuğu ile yaptığının bir olması lazım insanın.
Düşündüğü ile yazdığının bir birini tutması lazım.
Bu her alanda böyle
Ticarette.
Siyasette.
Basında.
Mekke’de.
Tekke’de,
Kahvehane de
Genelevde
Tefede tüfede
Karada, denizde.
Cennette, cehennemde.
Zonguldak’ta, Ereğli de.
Hiç fark etmez.
Adam olan adam  “Herkes benim gibi düşünsün” diye dayatmaya kalkmaz.
Herif olmanın en önemli kuralı budur.
Diyeceksiniz ki “Teorik de tamam da bu hayat şartlarında pratikte mümkün değil”
Siz önce bir herif olmayı deneyin gerisi gelir.
Herif dediğin, adam olmanın inceliklerini, ölüm döşeğinde hatırlayan değil, eli ayağı tutarken, parası ve itibarı çokken unutmayan kimsedir.
Ağabeylerime akıl vermek bana düşmez ama hoşgörün artık ettim bir densizlik!
Hadi biraz daha herif olalım.

Biz gazeteciler
Gazeteciler arasında polemik bitmiyor.
Çünkü polemik yapacakları başka konu bulamıyorlar.
Sataşıp duruyorlar.
Her sataşma cevap hakkı doğuruyor.
Dün mesai arkadaşım Ali Rıza Tığ’da sabrı tükenmiş olmalı ki tutmuş cevap vermiş.
Gerek yok.
Hiç gerek yok.
Zonguldak’ta kim kimin ne olduğunu biliyor.
Bunlar fasa fiso işler.
Küçük işler.
Yıllardır bu kavgalar çok yaşandı.
Kimin eline ne geçti.
Bu kavgalar kime ne itibar kazandırdı?
Gazeteci kim?
Niye var?
Fikir polemiği değil, şahsi polemikler bunlar.
En çokta ona kızıyorum.
Bana Zonguldak için, Zonguldak’ın sorunlarının çözümü için fikir üretebiliyor musun?
Ben Atilla Öksüz olarak yaptığıma inanıyorum.
Daha fazla yapmak istiyorum.
Hepimiz yapmalıyız.
Siyasetçilere danışmanlık, iş adamına avukatlık,  sokakta gösteriş, Vali’ye yalamalık yapmak bizim işimiz olmamalı.
Bırakalım o işleri başkaları yapsın.
Bizim işimiz yanlışları ve yöntemleri sorgulamak, fikir üretmek, yapılmayanların hesabını sormak, patronun talimatını tartışabilmek olmalı.
Gazeteci patronunun her dediğini doğru kabul etmemeli ki kimliği olsun.
Patron dediğin önce elemanın parasını verip sonra hava atmalı.
Bunlar zor değil.
Önemli olan niyet.
Kötü niyetle kimsenin murada eremeyeceği gerçeğini hiç unutmayalım.
Önce insan olalım.
Sonra gazeteci.

Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın?
Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca
Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim
İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim!
Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım
Romalı bir genç kadına aşık oldum
Zeugma’dan da güzel
Nuri Genç’e tavsiyem
Racon Mehmet
Beyin göçü
Şerafettin Üstünkol’a teşekkür
Kuş gribi
Vali Bey’e çok kızgınım -2
Korsan yayın organları!
Ah şu kadınlar
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor
Köksal Bey’in söyledikleri
Değişim örneği çoğalmalı
Zonguldak çok gelişecek
Erkmen gidince gelen ne yapacak?
Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi
 
zonguldakzonguldak