O kovayı kimin kafasına geçirelim

Gazetecilerin şahsi polemik yazılarını okumak varken şimdi anlatacağım konu basit gelebilir.
Dikkatinizi çekmeyebilir.
Bazı konuları tekrar tekrar yazıyorum
Ama acil bir zamanınız da başınıza gelirse o zaman ne demek istediğimi anlarsınız
Yazıyorum.
Hani birilerinin kafasına dank etsin diye.
Kimseyi kırma dökme amacında değilim.
Ama insanlık halinden midir nedir bilmem.
Bizimkiler olaya genelde tersinden bakıyor, her eleştirinin altında bir hinlik olduğunu zannediyorlar.
Çünkü öyle görmüşler yıllardır.
Korkuyorlar adamlar.

Şimdi diyelim ki.
Aracınızla gidiyorsunuz.
Kadırga rampasına tam vurdunuz ki trafik durdu.
Önünüz kapalı.
Arkanız kapalı.
Onlarca araç glakson çalıyor.
Eee sizinde bir acele işiniz olmuş olsun.
Hadi çarşı içine kadar uzayan araç kuyruğunda bulunan ambulansın içindeki hastayı geçin!
Çıksanız çıkamıyorsunuz.
Ne yapacaksınız?
Dün öyle oldu.
Yaşamayanlar anlamadı.

Ben demiştim ki şu Mithatpaşa tüneline bir yoluyla başlayalım.
Şu kamyonlar, tırlar Kapuz-İnağzı-Kilimli-Çatalağzı istikametine giderken Kadırga-Kapuz rampalarını kullanmak zorunda kalmasın.
Gerek tonaj ağırlıkları gerekse yolda yaşanan sorunlardan dolayı rampalarda kalıyorlar.
Hem onların yolu 7 kilometre kısalsın, hem kimse yolda kalmasın.
Kolaylık hepimiz için.
Ben böyle kamyon-tır yazınca birileri gidip “Bu da rödevans karşıtı” diye patronlarını tahrik etmeye çalışabilirler.
Birileri de gaza gelebilir.
Hiç önemli değil.
Daha önemli işlerimiz varken gerzekliğin ağırlığını ölçecek değilim.

Bu tünel akşam yatıp sabah olacak bir şey değil.
Ama diğer taraftan da Kadırga’da araçlar kalıyor.
Zonguldak Belediye Başkanı Gonca’ya bir çağrıda bulunmuş;
“Mazot, eksoz gazı ve toz nedeniyle iyice kayganlaşan Kadırga rampasını yıkayıverelim” demiştim.
Yahu zaten Gazipaşa Caddesine gece saatlerinde tazyikli su tutuyoruz.
Kadırga rampasına da bir su tutuverin de araçlar yolda kalmasın.

 

Olur mu canım hiç.
Başkan Gonca eleştiriyi pek sevmez.
Alınıverir. O hep haklıdır.
Öyle olmasa geçen haftaki ısrarlı yazıların ardından talimat vermez miydi itfaiye müdürüne.
Çağırırsın itfaiye müdürünü.
“Ne yapıyorsun kardeşim sen? Hadi bakalım aldığın şu paranın hakkını bir ver bana” dersin.

O gün yol yıkandıktan sonra araçlar kalkabilmişti.
Dün ne oldu dersiniz.
Yine aynı manzara.
Peki ya sonra.
Polis elinde kovayla su taşıyarak yol yıkadı.
Şimdi lütfen şu soruya cevap verin.
Siz konvoyda kalan aracınızın içinde çocuğunuzu hastaneye getirmeye telaşındayken bu manzarayı görseniz ne yaparsınız?
Yolda yarım 30-45 dakika kalsanız ne yaparsınız?
Eviniz yansa da itfaiye aracı sırf bu nedenle yangına zamanında müdahale edemezse ne yaparsınız?
Lütfen bu sorunun cevabını düşünün?
O kovayı alıp kimin başına geçirmek istersiniz?
Ben böyle yazınca Başkan Gonca ve İtfaiye Müdürü yine bozulacak.
Ya yok.
Vallahi billahi bozulacak bir şey yok.
Gerçek ortada.
Yarım saat yolun açılmasını bekleyenlere de ulaşmak zor değil.
Oturun kendi kararınızı kendiniz verin.

Bir lafımda gazeteci kimliğini taşıyan büyüklerime ve arkadaşlarıma
İnsanlar bizden çok şey bekliyor.
Siz nelerle uğraşıyorsunuz?

Herif olmak!
Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın?
Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca
Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim
İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim!
Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım
Romalı bir genç kadına aşık oldum
Zeugma’dan da güzel
Nuri Genç’e tavsiyem
Racon Mehmet
Beyin göçü
Şerafettin Üstünkol’a teşekkür
Kuş gribi
Vali Bey’e çok kızgınım -2
Korsan yayın organları!
Ah şu kadınlar
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor
Köksal Bey’in söyledikleri
Değişim örneği çoğalmalı
Zonguldak çok gelişecek
Erkmen gidince gelen ne yapacak?
Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi
 
zonguldakzonguldak