Kılınızı kıpırdatın.
Vali Yavuz Erkmen ilginç adam.
Havaalanına büyük uçakların inişini büyük oranda riske sokan tepenin tıraşlanması için yardım kampanyası başlatmış.
Aslında bir süredir bu durum söz konusuydu.
Ancak dağın tıraşlanması için güzel bir yöntem buldu.
Havaalanı işletmeciliği için kurulan Sivil Havacılık AŞ’ye ortak olan iş adamlarına zaten önemli oranlarda yük getirilmişti.
Şimdi halkın kendi havaalanına sahip çıkması gerekiyordu.
Vali Bey’de dağın tıraşlanması için kampanya başlattı.
Hoş. Gerçi dağı tıraşlayıncaya kadar havaalanı zamanında başka yere yapılmış olsa bu sorun hiç olmayacaktı.
Tıraş kampanyasıyla ilgili ilk harekete geçen Pusula oldu.
Gazetemiz imtiyaz sahibi Ali Rıza Tığ sık sık tıraş olur.
Ben pek olmam.
Sabah tıraşsızdı.
Ereğli dönüşü yeniden karşılaştım.
Baktım hala tıraşsız.
Meğer tıraş olmayıp tıraş parasını da gidip bir güzel açılan hesaba yatırmış.
Hem de son dakikada.
Ali’nin herkesten önce gidip tıraş parasını yardım hesabına para yatırmasında “Kıllık” bir durum yok.
Böyle bir kampanya için iyi bir ateşleyici lazımdı.
Bunu da en güzel Ali yapardı.
Bakalım kaç bin kişi kılını kıpırdatacak.
Kampanyaya benden de bir saç sakal parası.
Zonguldakspor’a ton başına 1 YTL
Tam dört sene önceydi.
KGD’nin Zonguldakspor’a destek toplantısında TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan ile birlikte dört milletvekili vardı.
O zaman TTK’dan satılan kömür başına Zonguldakspor’a aktarılmak üzere1 YTL kesinti gündeme geldi.
O gün bu gün ses çıkmadı.
Geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiğim bu çağrıyı dün piyasaya çıkan Pusula Dergisi’nde kısa bir yazıyla yeniden gündeme taşıdık.
Çok sayıda olumlu tepki geldi.
Çok farklı kesimlerden gelen bu olumlu tepkilerin artacağı kesin.
Diyoruz ki.
TTK ve Rödövanslı sahalardan satılan kömürün tonu başına sadece 1YTL kesilsin.
Zonguldakspor’un para sorunu çözülsün.
Buna kim ne diyebilir?
TTK Genel Müdürü Dağdelen “Vermiyorum” diyebilir mi?
Bir çok rödövansçının da hayır diyeceğini sanmam.
Eeee o zaman ne bekliyoruz?
Beyler.
Haydi.
Zonguldakspor’a olan sevginizi görelim.
Şımarıklık
Şımaran insanların hazin sonlarına ilişkin çok hayat hikâyeleri vardır.
Para adamı şımartır.
Güç adamı şımartır.
Şımarıklık insanın nezaketini alıp götürür.
Hava adamı şımartır.
Her insan az ya da çok şımarma potansiyeli taşır.
Gururlanmak makbuldür ama gururu başkalarının üzerine tehdit olacak şekilde şımartmak görmemişliktir.
Önce şımarıp sonra ilahi adaletin tokadını yiyenler için ikinci bir fırsat her zaman doğar.
Ancak bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekir.
Daha önceki tokatlardan ders çıkarılması gerekir.
Ben güçlüyüm, ben güçlünün yanındayım, bana bir şey olmaz mantığını güden çok insan gördük.
Uzağa gitmeyin.
Hatırlayın Cem Uzan ve ailesini.
Neden bu duruma düştüler?
Güçlerini tehdit olarak, baskı olarak, şantaj olarak kullandıkları için.
Ne oldu?
Şimdi nerdeler?
Bu kötü örneklerden hepimiz dersler çıkarmalıyız.
Şımarmak üzere olan insanların şımartanı çok olur.
Hep övücü sözler duymak istersiniz.
Başınıza çorap örüldüğünde önce onlar kaçar.
Bunlar yaşandı.
Yine yaşanabilir.
Kimse kolay kolay benim gibi işin acı tarafını söylemez.
Paranızla satın aldıklarınız, kullanılıp atmak içindir.
Sevgi ve saygı ile kazandıklarınız sizi yaşatmak içindir.
Diyeceksiniz ki.
“Öyle bir durum mu var?”
Maalesef öyle bir durum var. |