Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı!
Yeni Adım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Çakmak’ı sever sayarız.
Kalemi güçlüdür.
Daha önce de bir iki yazısıyla ilgili kendisini düzelttim.
Büyük gaflarından birini dün bir kez daha yinelemiş.
Kendisi adına üzüldüm.
Kalemi adına üzüldüm.
Yazık.
Pusula’nın “Bir tıraş parasıyla kampanyaya katılalım” çağrılarımızı yorumlayış şekline tek kelimeyle hayran kaldım!
Diyor ki;
“Bu bir tıraş kampanyası değildir. Zonguldak’ın ve bölgemizin geleceğini ilgilendiren çok önemli bir konudur”
Tıraşta önemli bir konudur Erhan Ağabey!
Sonra devam ediyor; “
“Sayın Vali, bu toplantıda, kamuoyunda bilinen şekliyle “Bostancılar Dağı’nın tıraşlanması” konusunu hafife alan ve alay konusu yapanlara atıfta bulundu”
Sonra sözlerinin arasında bu yöndeki çağrılar için;
“Gayri ciddi” gibi bir benzetme yapmış.
Sonra Erhan Ağabey’in bilmesi gereken bir konu var.
“Tıraş” lafını telaffuz eden ilk olarak Vali Erkmen’in bizzat kendisidir.
Havaalanının önünde duran Bostancı Dağı’nın tıraşı dururken, Erhan Ağabey’i tıraşı için çağrıda bulunacak halimiz yok.
Erhan Ağabey’in bu konuya bu kadar kafa yormasına da gerek yok.
Ama ne yapsın patron talimatı.
Erhan Ağabey’in özgürlüğü bu kadar.
Ben yaşça benden büyük, mesleki olarak tecrübeli ağabeylerimizden bizlere mantıklı ve içi dolu yazılarla örnek olmalarını beklerim.
Bazen günümüzde olmayabiliriz.
Kabul et Erhan Ağabey, çok kötü bir örnek sergiledin.
Gazeteci ne yapsın?
Son dönemde ilginç bir moda başladı.
Sivil toplum örgütlerinin yöneticileri,
Siyasiler.
İş adamları.
Esnaf.
Gazete patronu.
Belediye Başkanları.
Bürokratlar.
Çenebazlar.
Fırsatçılar.
İstiyorlar ki “Gazeteci yazsın”
Yani bizler yazıp, sizler susacaksınız.
Hadi bürokratları anlarım.
Ya diğerlerine ne oluyor?
Bu kafayla adam olamayız.
Benden her şeyi sonuna kadar yazmamı bekleyeceksin, sonra da siyasetçiyi, Vali’yi gördüğünde kıvrım kıvrım döneceksin.
Yok böyle bir şey.
Bu düpedüz samimiyetsizlik değil de nedir?
Bu kafayla hiçbir soruna zamanında ve akılcı çözüm bulamayız.
Sorunları çözüm mekanizmalarına doğru ve zamanında anlatamayız.
Hadi bazılarınızın kıçı açık.
Onu da anladık.
Ya diğerleri?
Sen susarsan, o susarsa gazeteci ne yapsın?
Teşekkür
Pusula olarak elimizden geldiğince toplumsal sorunlara duyarlı olmaya çalışıyoruz.
Bunun takdirini zaman, süreç içinde en güzel okur yapar.
Dostumuzdan, düşmanımızdan güzel sözler duymak elbette çok hoşumuza gidiyor.
Şevk veriyor.
Bu bizim asli görevimiz.
İşimiz.
Aşkımız.
Yaşam felsefemiz.
Doğrularımız.
Bu bağlamda Pusula’ya ulaşan okur taleplerini her zaman dikkate alıyoruz.
Kent sorunlarına duyarlılığımız konusunda teşekkür ve tebriklerini ileten, beklentilerini anlatan ve bizlerle paylaşan tüm okurlarımıza teşekkür ediyorum.
|