CHP’de il başkanı kim?
CHP’de yaşanan depresyonun ardından yeni yönetim şekillenmiş Sayın Osman Yayla İl başkanı olmuştu.
CHP’de olan herkesin İl Başkan olmak istemesi kadar doğal bir şey yok.
Ama önemli olan koltuğu doldurmak, görevin hakkını verebilmektir.
Sayın Cevat İzmirlioğlu’da Milletvekili Ali Koçal’dan İl Başkanlığı bekliyordu.
Ancak olmadı. Ve Koçal’ın tercihi Osman Yayla oldu.
Bunu neden anlattım.
Son günlerde bakıyoruz.
CHP İl Başkanı Osman Yayla kayıp.
Diyeceksiniz ki; “Zaten var mıydı?”
Bir ara ortaya çıkmıştı.
Şimdilerde yok.
Cevat Bey onun eksikliğini yaşatmamak için peş peşe açıklamalar yapıyor.
Merak ediyorum.
CHP’de il başkanı kim?
İl sekreteri olarak Cevat Bey’in açıklamalar yapması anormal değil.
Anormal olan Zonguldak Belediye Başkan adaylığı düşüncesinde olan Sayın Yayla’nın suskunluğu.
Kendisini çok yorgun ve dalgın görüyorum.
Bir mahkemeden bir mahkemeye koşturuyor.
Sayın Yayla’ya bir önerim var.
Kendini bu kadar fazla yorma.
Olsun varsın biraz az kazan.
Var mısın yok musun bir görelim.
Dağlıoğlu’nun tekeri!
Sayın Şenol Altuntaş’ı ZKÜ Vakfı Başkanlığına seçilmesinden dolayı kutluyorum.
Umarım güzel, samimi ve başarılı çalışmalara imza atar, yol gösterir ve kafalarda oluşan soru işaretlerini boşa çıkartır.
Bu konuda yürekten başarılar diliyorum.
Vakıf yöneticileri önceki akşam TV’de.
GMİS Genel Sekreteri Sayın Mustafa Dağlıoğlu’nu izliyorum.
Vakıf konusunda Ali Bahadır’a karşı oluşturulan cephenin içinde olan Dağlıoğlu ısrarla geçmiş yönetimin beceriksizliğini irdelemeye yönelik sorulan sorulara yanıt verirken ahkam kesiyor.
Ama yine net değil.
Bazen kendisinin de bu yönetimin içinde olduğunu unutuyor.
Israrlı sorular üzerine ;”Ön teker nereden giderse arka teker oradan gider” diyip çıkıyor işin içinden.
Başkan Şenol Altuntaş’a bakıyorum.
Diyor ki;
“Bizler proje getirip ortaya koyduğumuzda Sayın Bahadır hiçbir zaman bu iş olmaz demedi”
Arada ki farkı görebiliyor musunuz?
Oysa Sayın Dağlıoğlu sıkıştığında Ali Bahadır’ın yanına koşan bir isimdi.
Vakıf toplantılarında Ramazan Denizer’den yakınmalarını herkes biliyordu.
Şimdi diyor ki “Ön teker nereden giderse arka teker peşine gider”
Adama sormazlar mı?
“Vakıf kongresinde neden o tekerin peşine gitmedin” diye.
“Sendika kongresinde neden o tekerin peşine gitmedin” diye.
Yani demek ki herkes istediğinde kendi tekerine kendisi yön verebiliyormuş.
Bu işler bu kadar ucuz olmamalı.
Ucuz işler böylesine prim yapmamalı.
Sayın Şenol Altıntaş’a bir önerim var.
Hadi bu sefer kongre stratejisi gereği bir çok eski isimle yola devam ettin.
Şimdi yapman gereken bir şey var.
Zonguldak’ın ekonomik ve saygınlık olarak güçlü isimlerinin bir araya geleceği bir yönetim oluştur.
Bak o zaman bu vakıf büyür, saygınlık kazanır, üretir, kazanır faydalı olur.
Biz her zaman çıkarsız şekilde destek olmaya hazırız.
Ama tekere sığınanlarla bir olma!
Doğru kişi doğru iş
Zonguldak olarak güçlü karakterli, kişilik sahibi, dürüst ve samimi yöneticilere ihtiyacımız var.
Kendime de pay çıkartıyorum.
Zonguldak olarak dürüst, saygın, doğru, kişilik sahibi gazetecilere de ihtiyaç var.
Yani hep iyi şeyler istiyoruz ya.
Güzel şeyler hani. İstemekle olmuyor be ağabeycim.
İyi ve güzel şeyleri, art niyetli, beceriksiz ve kişilik bozukluğu çekenler ne kadar başarabilir?
Yani doğru şeyleri ancak doğru kişiler yapabilir.
Yanlış kişilerden doğru şeyler beklemek biraz aptallık olur.
|



|