Kanal Z’de canlı yayına katılan ZKÜ Vakfı’nın yeni başkan ve üyelerinin konuşmalarını yorumlamış ve Sayın Mustafa Dağlıoğlu’nu eleştirmiştim.
Dağlıoğlu, ısrarla geçmiş yönetimin başkanı Sayın Ali Bahadır’ı hedef almaya zorlayan sorular karşısında direncini kaybetmiş ve;
“Ön teker nasıl giderse arka teker öyle gider” diyerek işin içinden çıkmıştı.
Yani Sayın Dağlıoğlu arka tekerdi.
Aradı görüştük.
Sakin bir tonla olup biteni izah etti.
Her zaman Ali Bahadır’ın yanında olduğunu ve onu yalnız bırakmadığını belirterek “Bahadır’a aday olması durumunda kendisini destekleyeceğimiz söyledim” dedi.
Sonra da bir ekleme yaptı.
“Ben sendikayı temsilen oradayım. Bu konuda sendikanın ortak bir görüşü olursa o yönde hareket edebileceğimi söyledim” dedi.
ZKÜ Vakıf toplantılarında GMİS Genel Başkanı Sayın Ramazan Denizer hakkındaki konuşmalarına ilişkin yorumlarımla ilgili; “Ben Genel başkanımın arkasından konuşmam. Orada söylediklerim yüzüne de söylediğim konular” dedi.
Ancak konu burada kapanmıyor.
Sayın Dağlıoğlu’nun bazı özel beklentilerinin gerçekleşmemesi de haliyle bir kırgınlık yaratmış.
Dağlıoğlu onlara rağmen Bahadır’a “Yanındayım” demiş.
Ama salonda aday olmayacağını açıkladığında şaşırmış!
Yani karmaşık bir durum.
Daha fazlası var.
Ama oraları fazla özel.
Sayın Dağlıoğlu tartışılması gereken konunun bu olmadığını belirterek;
“Vakıf yönetimine bakalım. Sendika, TSO ve ZKÜ var. Neden daha geniş açılımlı bir vakıf yönetimi oluşturulamıyor. Bununu sorgulamak lazım” diyor.
Dağlıoğlu arka teker ön teker mevzunu da şöyle bağlıyor.
“Arka teker yanlışsa peşinden gitmem”
Buna GMİS eski Genel Başkanı Çetin Altun dahil.
Ne diyelim.
Allah Dağlıoğlu’nun tekerini patlatmasın!
Eski ‘ön teker' de aradı !
Sayın Dağlıoğlu yeni arka teker olduğunu kabul ettiğine göre Sayın Ali Bahadır’da eski ön teker oluyor.
Sayın Dağlıoğlu her ne kadar inanmasa da aynı gün arayan Sayın Ali Bahadır yaptığım tespitlerin doğruluğuna işaret ediyor.
Böyle bir yazı kendisine sürpriz olmuş.
Çünkü bu konularda kendisiyle konuşmamıştık.
Sayın Bahadır’ın da söyleyeceği çok şey var.
Söylüyor da.
Bahadır’ın anlatımlarından Dağlıoğlu’nun kafasının karışıklığını bir kez daha teyit etmiş oluyorum.
Bahadır’a özel konuları hatırlatıyorum.
Bir biriyle örtüşen şeyler.
Vallahi fazlası beni aşar.
Ne de olsa siz eskiden beri birbirinizin dilinden iyi anlıyordunuz.
İki tekerin arasına girilmez.
Ayrıca Sayın Bahadır’a “Hocam.. Hocam..” diyen eski öğrencilerine öğrettiği soru yöntemleri karşısında Sayın Dağlıoğlu’nun da yapacağı fazla bir şey yoktu.
Kriko kimdeyse tekeri o değiştiriyor!
Ramazan Denizer
GMİS’in çok sevdiğin Sayın Genel Başkanı Ramazan Denizer üzerine tez yazılacak bir isim.
İncele incele bitmez.
Son günlerde artan tepkiler üzerine Denizer kaçmak yerine acil toplantılarla sarsıntıyı azaltmaya çalışıyor.
Bir anlamda iyi ediyor.
Olmaz Sayın Denizer olmaz.
Bu işler inatla, sendikada başka, Amasra’da başka konuşmakla olmaz.
Bu işleri beceremeyebilirsin.
Bak onu anlarım.
Ama yaptığın yanlışları kabul etme yeteneğin yoksa sen kendini anlayamazsın.
Mücadele eden bir sendikayı, yalvaran bir sendika durumuna getirdin.
Bak ne güzel eleştiriyorum seni.
Hakaret falan da yok.
Hatırlar mısın sendika binasını kırklattığın günleri.
Ne demiştim o günlerde.
Ankara Dedeman’ı da kırklat diye.
Vallahi benden söylemesi.
Ne yaparsın edersin bilmem.
Senin işlerinde bir cenabetlik var!