Gazeteci Adnan Küçükvar’ın iki kişi tarafından darp edilmesinin arkasında ne var?
Tek kelimeyle yazdıkları.
Küçükvar’ın ifadesi çok tartışılması gereken bir şekil aldı.
Diyor ki Küçükvar;
“Müdürüm ve ağabeyim hakkında nasıl yazı yazarsın dediler..”
Bu ne demek şimdi.
Kast edilen “Ağabey” aynı zamanda medya patronu olan Sayın Erdoğan Demir.
İşte en üzücü olan tarafı da bu.
Kaldı ki bu kurumda çalışan Sayın Harun Ersoy gibi değerli bir ağabeyimiz var.
Yıllar önce onun uğradığı saldırı çok daha kötüydü.
Ölümden dönmüştü.
İddiada kast edilen “Müdür” ise İl Emniyet Müdürü Sayın Atilla Çınar.
Küçükvar azmettirici olduklarına inandığı bu iki isimden şikayetçi oldu.
Sayın Küçükvar’ın olay sırasında yanında değildik.
Gerçekten saldırganlar ne dedi bilemiyoruz.
Ancak Adnan Küçükvar’ın dediklerini baz almak durumundayız.
Vali’de, Emniyet’te yargı da baz almak durumunda.
Bu durumu Küçükvar’ın iki adam tutup kendini dövdürmesine getirmeye çalışmak basit ve sığ bir yaklaşım olur.
Saldırgan yakalanmadan önce nasıl bir ifade verebileceği konusunda yorumlarımız oldu.
Adamlar mutlaka farklı bir nedenle önümüze gelecektir.
Devletin yetkili organları canı istediğini çapraz sorgulara çekip, canının istemediğini CMUK’a dayanarak geçiştirmez.
CMUK’a rağmen kimlere nasıl işkence edildiğini biliyoruz.
Bürokratik dillerle geçiştiremezsiniz.
Bu durum mağdur tarafta da “Kendi işini kendin gör” havasını yaratır.
Sabır tükendiğinde herkesin kendi işini görecek yeteneği vardır.
Bu konuda tersini düşünüp de polise ve adalete olan güvenimizin sarsılmasını istemeyiz.
Şu veya bu kişi çok önemli değildir.
Bu olaylar küçük bir darp olarak geçiştirilemez.
Dün de söyledim.
Gazeteciden korkanlar daha büyük korkuları olanlardır.
Bu olayların devam etmesi geçmişte yaşanan benzer olaylara da bir göz atmayı gerektirir.
Kimse saf numarası yapmasın.
Bu kafayla kimse bir yere varamaz.
Kimse zorla kendini sevdiremez.
Burada herkese yetecek ekmek var.
Kimse aç kalmaz.
Bu senaryolar daha önce oynandı.
Bu işler kimseye fayda getirmedi.
Hani Pirelli reklamlarında biz söz ver.
“Kontrolsüz güç güç değildir!”
Hem bu işlerin bir de ilahi tarafı var.
Artık takdirini siz düşünün.
Başkanlar!
Zonguldak’ta yüzlerce, binlerce başkan var.
Hepsi bir yerin başkanı.
Kimisi si “Başkan”, kimi “Baş-kan”
Yahu bu kadar başkanın ne işi var!
Sallasan başkana değiyor
Eski başkan, yeni başkan.
Sülalesinin bir tarafında başkan olmayan yok gibi.
Bunlara katiyyen Belediye Başkanlarımızı kast etmiyorum.
Bir de sözde başkanlar var.
Bunların piyonları var!
Şapşalları var!
İktidarsız olanları var!
Var oğlu var.
Başkan dediğin zaman bir otoritesi olacak.
Yahu iyi de bu başkanlara da kızamıyorum ki!
Seçenler varken başkanların ne suçu var.
Dip Not!
Tam olay esnasıydı.
Adamın biri şehrin bir tarafında kendi kendini döverken, diğer tarafında ağabeyin selamı ve kamerası kapıya geldi.
Havadan sudan meseleler konuşuldu.
Zamanlama harikaydı.