14.03.2008 Cuma


Erdoğan Demir

Meslektaşımız Sayın Adnan Küçükvar’ın saldırıya uğramasının yankıları devam ediyor.
Herkes doğal olarak olaya kendi cephesinden bakıyor.
Olaya biraz olsun objektif bakabilmek gerekir.
Bakıyorum.
Bazı kınama yazılarında şöyle bir hitap var.
“Küçükvar’a yapılan saldırıyı kınıyoruz ama…”
Buradaki amanın açılımını söyleyeyim.
“Saldırı doğru değil ama Adnan Küçükvar’da hak etti” denilmek isteniyor.
İlkyazımda da söyledim.
Küçükvar’ın üslup farkı var.
Ancak hiçbir gerekçe hakeme saldıran kişinin Adnan Küçükvar’a vurmasını da açıklayamaz.
Hiçbir gerekçe futbol sahasından elini kolunu sallaya sallaya çıkan kişinin yaşananları eksik yada fazla eleştiren gazeteciye saldırmasını açıklayamaz.
Zonguldak medyası maç sonrası sahada yaşananları haber yapmayarak, Zonguldakspor’a ve Erdoğan Demir’e gereken jesti yapmıştır.
Bizler bu jestleri önceki yıllarda da çok yaptık.
Hiçbir gazeteci Zonguldakspor’un ceza almasını istemez.
Ancak Sayın Erdoğan Demir ve yakın çevresinin kendileri gibi düşünmeyenleri “Zonguldakspor düşmanı” olarak ilan etmeye, ateşli taraftarlara hedef göstermeye hakkı yok.
Aradan çıkar biri gider gazeteci döver.
Biri gider seçilmişe, atanmışa küfür eder.
Biz bu senaryoları çok gördük.
Bundan sonraki süreçte kimsenin gazetecilerden aynı jesti beklemeye hakkı yoktur.
Yanlış yanlıştır.
Kişilerin ya da kurumların Zonguldak, istihdam, yatırım, spor adına güzel şeyler yapmaları onlara yanlış yapmaya da yanlışı dile getirene meydan okuma hakkı vermez.
Demir grubu patron baskısı nedeniyle gelişmeleri objektif değil hissi değerlendiriyor.
Gazeteye, TV’ye bakıyoruz.
Küçükvar’ın ifadesinde adını verdiği Erdoğan Demir ve İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar cevap verebilmek ya da kendilerinin böyle bir talimatlarının olamayacağını anlatabilmek için yırtınıyorlar.
C.E gerçekten öyle mi dedi?
Bunu gerçekten bilemiyoruz.
Ancak zabıtlara öyle geçti.
Ancak şu var.
C.E öyle dedi ya da demedi.
Belki de iki kişiyi korumak isterken
Sayın Erdoğan Demir ve Emniyet Müdürü Sayın Çınar’ı farkında olmadan ateşe attı.
Demir ve Çınar böyle olayın içinde olamayacaklarını kızarak anlatmaya çalışıyorlar.
Ancak yöntemleri yanlış.
Demir grubu aynı hatayı aylar önce de yaptı.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun TTK-ÇATES-Demir Madencilik ile ilgili hazırladığı raporu yazan gazetecilere gözdağı vererek yaptı.
Zonguldakspor kongresinde hedef göstererek yaptı.
Telefon açıp küfrederek yaptı.
CHP Milletvekili Ali Koçal’ın özel hayatına kamera göndererek yaptı.
Ancak o milletvekili kendisi için; “Irz düşmanı yazan” gazeteciyi kimseye dövdürmek için bir çaba göstermedi.
Sayın Erdoğan Demir patronu olduğu gazeteciye; “Bu kadarı da çok fazla, gerek yok” dedi mi?
Ama şimdi aynı yazar patronunu savunabilmek için ağzıyla kuş toplamaya çalışıyor.
Oysa böyle zamanlarda en büyük iyilik patron gibi düşünmeye çalışmamaktır.
En büyük iyilik patrona nerelerde stratejik hatalar yaptığını söyleyebilmektir.
En büyük iyilik gücün korkutarak değil, saygıyla kazanıldığını söyleyebilmektir.
Ama böyle olmadı.
Çünkü onlar aldıkları maaşa ve patron Erdoğan Demir’in gözüne girebilmenin yollarına baktılar.
Savunma mekanizmasını olur olmaz yerde çalıştırmanın yanlışlığına yeniden düştüler.
Sayın Erdoğan Demir istiyor ki; “Herkes benim gibi düşünsün”
Hangi çağda yaşıyoruz.
Önemli olan, senin gibi düşünmeyenlerle bir arada bulunabilmek.
Onları kucaklayabilmek.
Büyüklük edebilmek.
Barıştırıcı olabilmek.
Ağabey olabilmek.
O zaman insanlar seni zaten en güzel yerlere taşırlar.
Kimseye laf söyletmezler.
Caddede gördüklerinde saygılarını yürekleriyle ifade ederler.
Ancak Erdoğan Demir savunma yaparken bütün yükü de kendi üstlerine alıyor.
Tezcanlılığına yeniliyor.
Ben Erdoğan Demir olsam, benim adıma haberim olmadan bir gazeteciyi tartaklayan kişiyi, mağdur kişinin yanında evire çevire döverim.
Bu kadar param olacak, bu kadar gücüm olacak ve ben böyle küçük işlerle uğraşmak zorunda kalacağım.
Bak ucu nerelere gitti.
Kime faydası oldu?
Emniyet Müdürü Atilla Çınar’a biri çok büyük zarar vermek istese ancak bu kadarını yapabilirdi.
Emniyet Müdürü Sayın Çınar’ın da bu konularda ona buna küsmek yerine şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım.
Sayın Çınar’ı Adnan Küçükvar yada olayı haber yapan gazeteciler yakmadı.
Sayın Çınar, kendisini kimin yaktığını daha iyi biliyor.
Meslektaşlarımdan da bir ricam var.
Lütfen dik durun.
Dik durarak insanlara, dostlarınıza ve düşmanlarınıza daha faydalı olabilirsiniz.


Ölüm Allah’ın emri
Küçükvar kendini nasıl dövdü?
Toptan’ı doğru anlamak
‘Arka teker’ aradı !
Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni
CHP’de il başkanı kim?
Zonguldak’ın babası kim?
Köprü’de ki sahne
Çınar: Ereğli’de sorun yok
Ereğli’de neler oluyor?
Ankara Sheraton’da ateşli bir gece
Lobi’de 10 altın kural
Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı!
Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor
Yengeden papara yiyip bana numara yapma!
İnsan kalıbına yakışanı yapmalı
Elif olsa kırmızı giyerdi
Keselim tıraşı işimize bakalım!
Gonca ile aramıza kimse giremez!
İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?
Vali Yavuz Erkmen’in farkı
Neden rezil olduk!
Ayrılıklarda sevdaya dahildir
Kılınızı kıpırdatın
Genel Müdürü Dağdelen’e
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde
Gonca ve Balıkçılar
Sezgin’in kitabı ve Şanlı
Evlenince yazabilecek miyim?
O kovayı kimin kafasına geçirelim
Herif olmak!
Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın?
Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca
Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim
İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim!
Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım
Romalı bir genç kadına aşık oldum
Zeugma’dan da güzel
Nuri Genç’e tavsiyem
Racon Mehmet
Beyin göçü
Şerafettin Üstünkol’a teşekkür
Kuş gribi
Vali Bey’e çok kızgınım -2
Korsan yayın organları!
Ah şu kadınlar
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor
Köksal Bey’in söyledikleri
Değişim örneği çoğalmalı
Zonguldak çok gelişecek
Erkmen gidince gelen ne yapacak?
Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi
 
zonguldakzonguldak