Fermuar ve yıldız!
Kişisel doğrular, toplumsal yanlışları düzeltmeye yeter mi?
Yetmez tabii ki.
Dün sorumluluk ahlakından bahsetmiştim.
Sert çıkışlar sert inişleri doğurabilir.
Sorumluluk ahlakının en temel öğelerinden biri de, devletin desteğini arkana alıp canının istediği gibi davranmamayı öğrenmektir.
Sorumluluk ahlakı, yöneticilerin temsil ettiği kurumun yetki sınırlarının gölgesine sığınarak, kişisel husumetleri yaşatmamayı gerektirir.
Ancak gel gör.
Biz de öylemi?
Öyle gibi gösterilebilir!
Ama kötü örnekler var.
Bizim güvendiğimiz devlet, memuruna fermuar çeksin diye pantolon, hava atsın diye omzuna yıldız vermez.
Sesli kaybederse sorumlu kim olacak?
Ereğli Belediye Başkanı Murat Sesli nihayet Ak Parti’ye geçti.
Sesli zaten gönüllüydü.
Aslına bakarsak son dönemdeki beklemesi boşaydı.
Ekibinin onayını bekledi.
O anlamda en doğrusu da bu oldu.
Söylenen arada bir pazarlığın söz konusu olmadığı.
Ancak hepimiz biliyoruz ki kim olursa olsun geçtiği partinin adayı olmak ister.
Sesli’de bu anlamda yeniden aday gösterileceğine inanmasa geçmezdi.
Ama bunun garantisi olur mu?
Ak Parti’de bu işlerin garantisi olmaz.
Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Secaattin Gonca’nın yeniden adaylığının tartışıldığı bir noktada Sayın Sesli’nin tartışılması çok normal.
Alında mesele başkanlar değil.
Başkanların yaptığı hizmetler, vizyonları, imajları ve neler yapabilecekleri.
Önemli olan bu.
Bunu tartışmalıyız.
Ancak olayın adında Fazlı Erdoğan gerçeği var.
Başkan Sesli’nin Ak Parti’ye geçmesini en çok isteyen ve Sesli’yi yeniden adaylığı konusunda cesaretlendiren isim Milletvekili Sayın Fazlı Erdoğan.
Daha önce Ereğli’de yerel seçimleri iki kez kaybeden isim olan Erdoğan bu defa kazanmak istiyor.
Bununda muhtemel o ki Sesli ile olacağına inanıyor.
Sesli en şanslı isim olabilir.
Ancak yine de çok zor.
Kaldı ki Sayın Halil Posbıyık’ın hem kişisel çıkışı, hem de katılacağı parti, Sesli’nin önünü kesebilir.
Sesli bu dönemde hem kişilerle olan polemikleri sona erdirip hem hizmet adına daha büyük çıkışlar yapabilirse şansını arttıracaktır.
Ancak tavsiyem gereksiz polemiklerle ve küçük işlerle uğraşmaması.
Tahriklere gelmemesi.
Sesli’yi çok isteyen Sesli’nin hiçbir şeye karışmıyormuş gibi davranması doğrusu beni pek açmıyor.
Kararı partinin ilçe ve il teşkilatına bıraktığını söyleyen Erdoğan’ın bu konuda bir baskısı olduğu izlenimini inkar edemeyiz.
Peki sonuç ne olacak.
Kaybedince sorumlu teşkilatlar, kazanınca Fazlı Bey mi olacak?
Şimdiden söylüyorum.
Daha zamanları var.
Ancak Sayın Sesli’nin garantisi gerçekten yok.
Şimdiden bir karar verilmesi gerekiyorsa.
Sesli kazanırsa kim, kaybederse kim sorumlu olacak?
Zonguldak’ın ZİT’çileri.
Onlar birkaç tane.
Her yerde görebilirsiniz.
Her şeyden haberleri vardır.
Her şeyi bilirler.
Zonguldak’a atanan kim varsa onlara bir şekilde ulaşırlar.
Oturup rakı içerler.
Cami avlusunda dua ederler.
Öyle dışarıda pek samimi görünmezler.
Her şeyi bilirlerde hiçbir şey bilmiyormuş gibi sorarlar.
Onlar Zonguldak’ın ZİT’çileri.
|