Sağıra yatma modası!
Sağıra yatma modası aslında yeni değil.
1970’lerin İspanyol paça modası gibi hemen sırıtıyor.
Salla sallayabildiğin kadar!
Bağıra bağıra ben buradayım diyor.
Zonguldak’ta iyi şeyler tabi ki oluyor.
Ancak kötü giden şeylerde var.
Keyfi işler!
İşlerini keyifle sürdürenler varsın olsun.
Bunlar her devirde olur.
Ama en kötüsü milletin sağıra yatması.
Bir çok alanda bunu görüyoruz.
Tek taraflı Milletvekillerini eleştirenler var.
Ama karşılaştıklarında sağıra yatanlar çok.
Yahu Zonguldaklı bu kadar sağıra yatarsa Köksal bey ne yapsın, Milletvekilleri ne yapsın.
Kusura bakmayın!
Öncelikle eleştirilmesi gereken birileri varsa Zonguldak’taki idareci ve sivil toplum örgütleridir.
Esnaf odalarıdır.
Mühendis odalarıdır!
Gazetecilerdir!
Siyasi partilerin temsilcileridir!
Belediye başkanlarıdır!
Patronlardır!
Keyfi gıcırlardır!
Keyfi gıcır olup ta bu işlere kafa yoranlara da teşekkür ediyorum.
Bu moda değişmeli.
Her şeyi bildiği halde sağıra yatanlar var!
Yata yata sağırlaşanlar var!
Bu şekilde “Biz” olamayız!
Adam hiç olamayız!
Mustafa Özdemir ve Halkın Sesi
Uzun yıllardır basın camiasında bulunan ve başarılı haberlere imza atan Mustafa Özdemir vatani görevini tamamlayıp döndü.
Halkın Sesi’ni yeni bir formatla hazırlayıp sunmaya başladı.
Asıl mücadelesi şimdi başlıyor.
Salı günkü açılış törenine davetli olduğum halde katılamadım.
Başarılar diliyorum.
Bu camiada çok fazla hata yapmayan herkese ekmek var.
Gazeteciler olarak çok daha duyarlı insanlar olmamız gerekiyor.
Geniş düşünmek, olaylara mantıklı ve derinlemesine bakmak.
Olup biteni görmezlikten gelmeden davranmamız gerekiyor.
Sorunlar ve kişiler karşısında mümkün olduğunca dik durmak bu işin ana kuralı.
Ve belki de bu mesleğin basit ancak en hassas noktası saygı.
Görüşlere, düşüncelere ve kişilere karşı mümkün olduğunca saygılı olabilmek, yapılan özeleştirilerle doğru orantılı.
Bunlara bende dahilim.
Erhan Çakmak’ın en yalnız günü
Baba acısı ne demek çok iyi bilirim.
Hele beklenmedik bir zamanda genç yaşta gelmişse ayrılık.
İşte onu daha iyi bilirim.
Yeni Adım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Çakmak’da babasını kaybetti.
Baba Yusuf Çakmak önceki gün toprağa verildi.
Babalar ne kadar geçte veda etse fark etmez belki de.
Adı üzerinde; “Baba-sızlık”
Bir evladın kendini en yalnız hissettiği gün.
Fikir ayrılıklarımız bir yana.
Bu acılı gününde yanında olamadım Erhan ağabey.
Özür dilerim.
EDERİZ GAZELİ
Allahı, peygamberi, kitabı, kıbleyi el hâk biliriz
Üç beş sûreyle de olsa el açıp Hakk'a şükrân ederiz
Ammâ ki karışır kafamız ilahiyatçıları dinledikçe
Ya Râb aklımıza sen sahip olasın diye figân ederiz
Yüzlerce yıl taşladık şeytanı Mekke'de helâk olmadı
Nice şeytanları yirminci asırda her gün seyrân ederiz
Unuttuk yüce dinimizin bize emreylediği husûsâtı
Dolayıp türbanı Kuran'a kendimizi müselmân ederiz
Türklüğün o güzel hasletleri hep mâzîde kaldı
Kıravatlı mollalarla Araplar'a hüsn-ü hâl ederiz
Fikrimizle zikrimizle çağdaş olmayı rafa koyduk
Bedevi kafalarla ahkam-ı siyâsîyeye devâm ederiz
Her sarıklıyı hoca sanmayın demişti de Ulu Gazi'miz
Dinlemedik her beyni sarıklıyı kendimize yârân ederiz
Hançeri bilmez misin sonradan gelirmiş Türk'ün aklı
Biz kendi benliğimizi unuttukça daha çok âh ederiz
Hamit Kalyoncu
|