Korkulacak bir şey yok
Lobi yada Zonguldak ruhu.
Bu konuda güzel gelişmeler oluyor.
Nasıl Başladı?
Derneklerin federasyon ve konfederasyon oluşturmaları yada tek çatı altında buluşmaları tartışılırken Zonguldak Karaelmas Gazeteciler Derneği'nin çağrısı üzerine, 70 dernek ve sivil toplum örgütünün yanı sıra, bu konuda deneyim ve bilgi sahibi isimlerin katıldığı ilk toplantıdan olumlu sonuç alınması çalışma gurubunun oluşmasını sağladı.
Grup daha sonra toplandı.
Çalışma planı çıkardı.
Dün de çok önemli dört ziyaret yaptı.
Dünkü çalışma sonrası "Devam" kararı kuvvetlendi.
Çalışma grubu önümüzdeki günlerde yeniden toplanarak talepler doğrultusunda bundan sonraki süreçte neler yapılmasıyla ilgili karar alacak.
* * *
İşin doğrusu bu toplantı başta yapılırken bu kadar hızlı ilerleyeceğini düşünmemiştik.
İlk toplantıyı düzenlerken "Az öz bakalım ne olacak?" demiştik. En büyük endişe beyinlerdeki; "Herkes bir tarafa çeker" görüşüydü.
"Olsun bir tarafa çekmeyenlerle bir şeyler yapılabilir" demiştik.
* * *
Bu oluşum konusunda en büyük tema; "Samimiyet"
Bu yüzden açık sözlü olmak gerekiyor.
Toplantılarda; "Derneklerden isteyenler kendi aralarında federasyon kursun ama onun yanında bir temsilciler meclisi oluşturulsun" hakim görüşü öne çıktı.
Bu çağrının adı Zonguldak Platformu yada başka bir şey.
Hiç önemli değil.
Önemli olan niyet.
* * *
Kimse kendini devre dışı kaldı falan zannetmesin.
Bu yönde yapılacak yorumlara yer vermesin.
Bu işler kimsenin malı değil. Olamaz da.
Bu çalışma grubu içinde bulunan herkes buna karşı.
Dünkü ziyaretlerde gelen destekler de bu iyi niyetin bir karşılığı. İyi niyetini bozan bertaraf olur.
En azından bu biliniyor.
Bu nedenle kimsenin bu toplantılara davet edilmemesi söz konusu değil. İlk toplantıda ulaşılamayanlara ulaşılacak, gelemeyenler gelecektir.
* * *
Nerden yola çıktık?
Lobi'den.
İlk bakışta buradan doğru Türkiye'nin dört bir tarafındaki Zonguldaklıları bir araya getiremeyiz.
Ama düğmeye bastık bir kere.
* * *
Mesela ben.
Türkiye'nin en çok izlenen televizyonlarında, en büyük gazetelerinde ne çok Zonguldaklı gazeteci tanıyorum. Tanımadığım belki onun beş misli.
Mesela şimdi onlara ulaşmayı daha çok istiyorum.
Ankara'da 12 Mayıs'ta yapılacak Zonguldaklılar Derneği'nin yemeğine mutlaka davet edilmeliler.
Yani herkesin Zonguldak için yapabileceği bir şey var aslında.
Kimse; "Benim yapabileceğim bir şey yok" demesin.
Bu inandırıcı olmaz.
Bir de kimsenin alınmasına gerek yok.
Hiçbir siyasetçinin alınmasına gerek yok.
Dünkü ziyaretlerde bunu anlattık. Yani bu çabalar kimseyi alaşağı etmek için falan değil. Zonguldak için.
Sadece Zonguldak için.
Bu çalışmaların en önemli çıkış noktalarından biri de medya. Bu sadece Erhan Çakmak, Atilla Öksüz ve Osman Sav'ın olayı değildir. Hepimiz sahip çıkacağız.
Yerel ve yaygın medyadaki Zonguldaklıları bu amaçla iyi değerlendirmeliyiz.
Yani çok afedersiniz.
Çok özür dilerim ama bu lobi sadece yatakta olmuyor.
İyi ve güzel şeylerden hepimiz sorumluyuz.
Arada mutlaka eski alışkanlıklarıyla hareket edenler olacaktır.
Bu çalışma grubunda olanlar bunu istemiyor.
Söz verdiler.
Kıyısından köşesinden hepimiz tutacağız.
Yol için.
Tüneller için.
Filyos için.
Üniversite için.
Yatırım için kapıları çalacağız. |