17.04.2008 Perşembe

 

Tünel sezonunu başlatıyorum!

Bir gün Kızılay kan merkezi önündeki tren köprüsüne kafayı taktım.
Dedim ki kendi kendime;
“Oğlum Atilla bu köprüye yıllardır araçlar çarpar durur.
Sen gazeteci olarak olaya balıklama dalarsın.
Haber yapar gidersin.
Olan köprüye çarpan Tır’cıya olur.
Kamyonlardan savrulan maden direkleri, kamyonlardan düşen iş makineleri ölüme sebep olursa ne olur?
O zaman kimin canı yanar.
Sen bunu görmüyor musun?”
İşte o gün bu gün yazıp durduk bu köprüyü.
Yolun aşağı indirilmesi gerektiğini.
Bir gazeteciysek insanlarda bizleri çözüm konusunda yarı yetkili görüyor.
Az yazmadım.
Köprü’nün ayağından esnaf arkadaşımız Hüseyin ne zaman arasa;
“Köprüye araç çarptı” derim.
Gidemesem de bizden birileri koşar.
Çok yazıp çizdik.
Otobüsü durdurup köprünün yüksekliğini ölçtük.
Daha neler, neler.
Pusula’yı takip eden okurlar bilir.
Bu sorunu hedef seçip duyarsızlığı yerden yere vurduk.
Geçtiğimiz günlerde Karayolları tarafından yola kazma vurulmuş.
Akşam geç saatlerde gittim baktım.
İnanın çok mutlu oldum.
Yani başkan Secaattin Gonca’nın dediği gibi çevre yada şehir içi geçiş yolu devreye girince bu sorun bitmeyecekti.
Şimdi en azından araçlar köprüye takılmadan geçecek.
Dünyaya rezil olmaktan kurtulduk.
Geçte olsa bu sorunun çözümünde destek olanlara teşekkür ediyorum.
Bir de şehir içi geçiş yolunun neden yapılamadığına kafayı takmıştım.
Meğer tahliye davasının peşine takıldığımız için süreç uzuyormuş.
Bizimkilerde işi diyalogla çözmek yerine mahkeme kararlarını beklemeye koyulmuşlar.
Yazık çizdik.
Sağ olsun Vali Bey devreye girdi ve tamamlanmasa da tahliyelerin yapılmasını yol güzergahının belirlenmesini, demir yolu hattının değişmesine yardımcı oldu.
Bu yaz asfalt yapılacak ta trafik doğru dürüst akacak.
Çok uğraşmıştım.
Çok mutlu oldum.
Bitince daha mutlu olacağım.

Bir gün şehir içinden geçen kamyonlara kafayı taktım.
Hemen hemen her gün kadırga rampasında kalanlar Tır’lar bana battı.
Duran trafik, arada sıkışan ambulansların sesleri.
Sıkışıp kalan itfaiye araçlarının yol arayışlarını gördüm.
Dedim ki bunun bir yolu olmalı.
Pusula ekibi bu konuyu da hedef seçti.
Gittik araçları saydık.
Dedim ki;” Oğlum Atilla bu kadar ağır vasıtalı aracı Zonguldak’a girmeden Kilimli’ye ulaştırmanın bir yolu olmalı. Bak hem Çatalağzı’nda yeni termik santraller kuruluyor, Liman kuruluyor. Bu kamyon-tır –çekici trafiği daha artacak. Sen olsan ne yaparsın?”
Sonra bir gizli plan ortaya çıktı!
İkinci  Makas’tan Bağlık’a tam 34 yıl önce bir tünel planı yapılmış.
İmarda yeri var.
Projelerde kalın çizgilerle duruyor?
İşte o gün bu durum bana çok dokundu.
“Bu zaman kadar neden kimse dokunmamış” dedim.
Çok zoruma gitti.
Ne yani?
Bu işlerin olması için iki siyasetçiyi valilik meydanına çıkartıp sallandıralım mı, yoksa soyup halka teşhir mi edelim?
Hepimizin bildiği Kapuz tren tüneli var.
50-60 yıl önce o ilkel şartlarda yapılmış
Yanından neden bir karayolu tüneli yapamadık peki?
Dedelerimizin şeyi kadar olamadık!
Sonra Başkan Ali Aslankılıç beni uyardı.
Meğer Asma’dan Kilimli’ye tam 60-70 yıl önce çalışan bir ekmekçi tüneli varmış.
Bu tünelden Karadon ve Gelik’teki işçilere erzak ve ekmek götürülüyormuş.
Vayy anam vay!
O gün dedim ki kendime;
“Ulan Ati bunu neden düşünmemişler bizimkiler. Bu yaşta bu zeka. Bak bizi yönetenlerin aklına. Sen olsan ne yaparsın?”
Maden kenti olan Zonguldak,
yer altında binlerce kilometre büyük galeriler açan Zonguldak, hangi kafayla bu tünelleri yapamamış?
Kentin önünü tıkamışız!
TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan tüneller konusunda birkaç kelime telaffuz etti.
Kendisi önceliğin Ankara güzergahındaki Gökgöl Tüneli’nin yapılmasından yana.
Bende öyle düşünüyordum ama fikir değiştirdim.
Düşündüm taşındım.
Öncelik Mithatmaşa yada Ekmekçi tünelinde olmalı.
Görünen o ki.
Havalar açtı.
Tünel sezonunu başlatıyorum!
Tartışmalarımız hayırlı uğurlu olsun!

Tempo ve aşk!
Tacizci öğretmen!
Lobi’ye iyi bir örnek
TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi
Lobi’den beklentiler ve endişeler!
Pusula’nın farkı
Korkulacak bir şey yok
Camiye var, Havaalanına yok!
Gonca’ya muhtıra
Zonguldak anıları
Vakit kaybediyoruz
Sağıra yatma modası!
Hasan Yüzbaşı’m
Çok teşekkürler Kemal abi!
Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz!
Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler!
Devrim isteriz!
Baykal'a darbe çağrısı
Uyarı!
Ordu havaalanı ve Vali Erkmen
Göç durmadı!
“Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar.
Recep İvedik denilen hıyarın teki!
Fermuar ve yıldız!
Sorumluluk ahlakı
Madalya!
Lobi’de ilk adım atıldı
Benim Yaşlarım
Erdoğan Demir
Ölüm Allah’ın emri
Küçükvar kendini nasıl dövdü?
Toptan’ı doğru anlamak
‘Arka teker’ aradı !
Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni
CHP’de il başkanı kim?
Zonguldak’ın babası kim?
Köprü’de ki sahne
Çınar: Ereğli’de sorun yok
Ereğli’de neler oluyor?
Ankara Sheraton’da ateşli bir gece
Lobi’de 10 altın kural
Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı!
Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor
Yengeden papara yiyip bana numara yapma!
İnsan kalıbına yakışanı yapmalı
Elif olsa kırmızı giyerdi
Keselim tıraşı işimize bakalım!
Gonca ile aramıza kimse giremez!
İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?
Vali Yavuz Erkmen’in farkı
Neden rezil olduk!
Ayrılıklarda sevdaya dahildir
Kılınızı kıpırdatın
Genel Müdürü Dağdelen’e
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde
Gonca ve Balıkçılar
Sezgin’in kitabı ve Şanlı
Evlenince yazabilecek miyim?
O kovayı kimin kafasına geçirelim
Herif olmak!
Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın?
Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca
Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim
İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim!
Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım
Romalı bir genç kadına aşık oldum
Zeugma’dan da güzel
Nuri Genç’e tavsiyem
Racon Mehmet
Beyin göçü
Şerafettin Üstünkol’a teşekkür
Kuş gribi
Vali Bey’e çok kızgınım -2
Korsan yayın organları!
Ah şu kadınlar
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor
Köksal Bey’in söyledikleri
Değişim örneği çoğalmalı
Zonguldak çok gelişecek
Erkmen gidince gelen ne yapacak?
Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi
 
zonguldakzonguldak