Geçtiğimiz günlerde Çaycuma Süt Ürünleri Fabrikaları’nın patronu Hüsnü Sami Alpan ve süt üreticilerinin sorunlarını dinlemiştik.
Olay biraz karambola gitti.
Ama her zaman değerlendirilmesi zorunlu bir durum.
Dikkat ediyoruz.
Tarımsal ve hayvancılık alanında kimsenin pek gıkı çıkmıyor.
Çaycuma’dan yükselen feryatları pek duyan yok.
Mesele Hüsnü Sami Alpan olayı değil.
Alpan gibi bir dünya insan aynı şeyleri söylüyor.
Tarımsal alanlarımız bizim için önemli.
Ancak bu öneminin farkında değiliz.
Çünkü ortada bu konuda muhalefet yapacak kimse yok.
Varsa yoksa havaalanı.
Sanki anamızdan uçakla doğduk.
Muhalefet partilerine bakın.
Bu konuda hiç sesleri çıkmıyor.
Mesela MHP İl Başkanı Sayın Mustafa Korkutan hiç mi süt içmiyor.
Mesela Demokrat Parti İl Başkanı Sayın Turgut Hamzaçebi hiç mi kaşar yemiyor?
CHP İl Başkanı sayın Osman Yayla hiç mi et ve sebze yemiyor?
Anavatan Partisi İl Başkanı Sayın Yüksel Çelik hiç mi elma yemiyor?
Varsa yoksa bir Filyos projesi.
Çünkü üzerinden en kolay siyaset yapılacak konu.
Kimse düşüncelerinin basında yer almadığını vurgulayamaz.
Her konuyu ele alalım.
Hadi ben Tünel’in peşine takıldım.
Ya diğer meslektaşlarım.
Mesela bakın turizm konusunda konuşan kimse var mı?
Bazen düşünüyorum.
Bizimkiler hiç mi tatile gitmiyor?
Konu çok.
Herkes kendi işine bakıyor.
Gazeteciler yazsın çizsin.
Ohh valla.
Muhalefet bak muhalefete.
Bir de bizimkiler muhalefeti sataşma olarak görmeseler ne iyi olacak.
Muhalefet kavga etmek değildir.
Eleştirmek değildir.
Yanında öneri getirebilmektir.
Örneğin tarım ve hayvancılığı ele alalım.
Ben fazla anlamam.
Ama anım çoktur.
Bildiğim bir iki şeyde vardır.
Tarlalarda buğday destelerini kaldırırken altından yılan çıkacak diye korkardım.
Öküzlerin taşıdığı kızak bayır aşağı inerken kızağa tutunmak çok hoşumuza giderdi.
Birde düvenle samanlık önünde akşama kadar döner durur öküz tam kaçıracağı zaman bir hışımla samana ve buğdaya karışmaması altına tutardık.
Kendi mısır tarlamız varken Dikbarmak amcanın tarlasından mısır toplayıp közlemesini de çok severdik.
Sigaraya başladım!
Beni bilenler biliyorum şaşıracaklar.
Şiddetle sigaraya karşıyım.
Sigara içen kadından kuşkulanırım.
Boşanma nedeni belki de.
Yada terk etme nedeni.
Apartmanın girişinde yakılsa 7. katta alırım kokusunu.
Gel gör bizde durum farklı.
Katlanmak zorundayım.
Son günlerde akşam saatlerinde elimde sigarayla görenler şaşırıyor.
Tabi bunu haber merkezindeki arkadaşlarım için söylüyorum.
Duman altı ediyorlar.
Tiksinmemek için kendimi alıştırıyorum.
Bir tane de ben yakıyorum.
Zaten ne elime ne ağzıma yakışıyor.
Dalga malzemesi olsam da dayanamıyorum.
Beni bu duruma getirdikleri için hepsini kınıyorum.
Tersim!
Yapraklar en deli ünlerini yaşıyor.
Coşmuşlar bir kere.
Tutabilene aşk olsun.
Caddeler kalabalık.
Herkese bahar gelmiş.
Allah’ım ne güzel bir gün.
Hele kuş bakışı her şey kusursuz görünüyor.
Hepsinin boyu posu yerinde.
Hem ne kadar uzun boylu görünüyorlar.
Tüm kavisler yerli yerinde.
Hiçbir kusur yok.
Yüzlerini tam göremiyorum çünkü.
Ne kadar da mutlu görünüyorlar insanlar.
Kıpır kıpır.
Aşağıdan bakınca tam tersi.
Yukardan bakınca da onun tersi.
Ben mi tersimden kalktım, yoksa ters giden bir şeyler mi var?