03.05.2008 Cumartesi |
Sevgili babacığım
Bir yıl oldu.
Bugün, bu sabah saat 09:10'da tam bir yıl.
Garip biz özlemle seni aramak istiyordum o sabah.
Belki dün akşamki ihmalimden utanmıştım.
Bir gün önce yani dün Filyos gezisinden geç dönmüş, haber stresinden bunalıp eve geç gitmiştim. Ben Filyos vadisinde koştururken cepten beni aramışsın.
Sessizdeydi telefon. Çok sonra gördüm. Nasıl olsa dönüşte arayacaktım.
Sanırım Başbakanlık Yatırım Ajansı yetkilileri vardı o gün.
Filyos Projesi benim hassas noktamdı..
Yağmur sonrası gittiğimiz Filyos'ta Erik ağaçlarını çekmiştim hatta.
Yeşil yapraklar üzerindeki damları.
Yoğun ve yorucu bir gündü. Geç geldim. İlknur; "Baban aradı" demişti.
Bense; "İşim bitsin rahat rahat konuşurum" düşüncesiyle ertelemiştim.
Yeni taşındığımız ofiste sistemi oturtmaya çalışırken geriliyordum.
Yine sinirli bir günümdü.
Kaçta çıktım ofisten bilmiyorum.
Gergin bitmişti gün.
Eve vardığımda aramaya yeltendim.
Saat gece 12'ye varmıştı.
Uyumuşsundur diye aramadım.
Sabah garip bir huzur, huzursuzluk arası duygularla kalktım.
Hızlı gitmek istiyordu ayaklarım.
Özlemiştim seni.
Hem de ne çok.
Her ne kadar doyasıya yaşamasak da, o güne kadar biliyorduk birbirimizi ne kadar sevdiğimizi.
Arayıp;
"Ne yapıyorsun evlerde, inmiyor musun çarşılara" diyecektim.
Uzun zamandır seni en çok bugün özlemiştim.
Son üç gündür görüşememiştik yüz yüze.
Yılların anlamsız karmaşıklıkları içinde kaybettiğimiz zamanları telafi etmeye çalışıyorduk ikimizde.
Benimle en çok gurur duyduğun günleri yaşıyordun.
Kadırga yokuşundan indim.
Tam çarşı istikametine yöneldim ki, babama bir yere giderse mutlaka aramasını söylediğim taksici arkadaşım Serkan aradı.
Arkada üvey annenin çığlıklarını duyunca irkildim.
"Eyvah" dedim.
Taksi ararken Barış Elektrik'ten Olcay'a el ettim.
Tarif ettim eve götürmesi için.
Babam kalp krizi geçiriyordu.
Aman dedim; "Yapma baba benim senden başka kimim var"
Serkan'ı arayıp "Serkan kaldırıp götüremiyor musun arabaya" diye bağırdığımı hatırlıyorum.
O hep meşgul çalan 112'yi aradım. Olmadı, İl Sağlık Müdürü Murat İlikhan'ı aradım.
İşin doğrusu ümitliydim.
Eve yaklaştıkça çığlıklar takılıyordu ayaklarıma.
Sanki gitmek istemiyordum.
Geri dönemezdim.
Başında çırpınıyordu Hatice hanım.
Hastaneye yetiştirme telaşındaydı halen.
İçeri girdim.
Komşular vardı.
Seni gördüm sevgili babam.
Uzanmıştın yerde.
Ben gelmeden çoktan gitmiştin.
Okşadım yüzünü.
Bir hafta öncesinde okşamıştım en son.
Sakin olmalıydım.
İnanmıyordum belki de bu sona.
Soruyordum kendime.
Cevap alamıyordum.
Arkadaşlara soruyordum.
"Babam neden benim rüyama girmiyor" diye.
Bu işi yapmamı istemiyordun biliyorum.
Birden olmuyor her şey. En çok bunu söylüyordun.
Acele etme diyen hep sen oldun.
Başını belaya sokma diyordun.
İlk fotoğraf sergime geldiğin günü hatırlıyorum.
Biraz kızmıştım sana galiba.
Sen babamdın affetmiştin değil mi?
Affetmesen İstanbul'daki sergiye gelmezdin.
Aradan tam bir yıl geçti.
Geçen Cuma sana geldim.
Konuştum seninle.
Demiştim ki sana "Baba arkadaşlar Karaelmas Gazeteciler Derneği'ne Dernek Başkanı olmamı istiyorlar sen ne dersin?" diye.
Ertesi gün salonda en çok olmasını istediğim kişi sendin.
O gün yeni bir sorumluluk daha aldım.
Sağ olsun arkadaşlar, ağabeylerim, kardeşlerim yalnız bırakmadılar.
Bugün tam bir yıl oldu.
Ve ben seni önceki akşam rüyamda gördüm.
Nasıl da sımsıkı kucaklaştık öyle.
Üstelik Şükür ağabeyin bakkalında.
Çok iyi gördüm seni.
Ben de iyiyim sevgili babam.
Hala bekarım, hazırda bir şey yok. Ama merak etme torunları getireceğim sana.
Bu arada veda etmeden on gün önce Vali Yavuz Erkmen'e vekalet vermiştin ya hani.
Tayini çıktı Denizli'ye gidiyor.
Olsun; vardır her şeyde bir hayır.
Ben iyiyim babacığım dualarım seninle.
Seni çok üzdüm, ihmal ettim.
Sen benim babamsın affet yine de.
Bana haramı, yalanı, dolanı hiç öğretmedin.
Dostlarından çok güzel şeyler duymak ne güzel.
Ne kadar gurur duysam azdır seninle.
Bizim çocukların hepsinin selamı var.
Sütun bitti babacığım ben gelirim yine. |



|
| Ereğli'de düğmeye basmak! |
| Şike değil hizmet istiyoruz |
| Sorumluluklarım |
| Şanlı'nın Zonguldakspor'u ve Vekillerin 1 lira'lık sözü! |
| KGD kongresi ve Osman Sav'ın öğrettikleri |
| Zenci gelin! |
| Ne kadar samimiyiz? |
| Çaycuma’dan yükselen ses |
| Başbakana kadar gideriz |
| Üstatlarla Zonguldak sohbeti |
| Medya eğitimi |
| Dün benim doğum günümdü! |
| Gazeteciler ve beklentiler |
| Tünel sezonunu başlatıyorum! |
| Tempo ve aşk! |
| Tacizci öğretmen! |
| Lobi’ye iyi bir örnek |
| TEMA Temsilcisi Berran Aydan hanımefendi |
| Lobi’den beklentiler ve endişeler! |
| Pusula’nın farkı |
| Korkulacak bir şey yok |
| Camiye var, Havaalanına yok! |
| Gonca’ya muhtıra |
| Zonguldak anıları |
| Vakit kaybediyoruz |
| Sağıra yatma modası! |
| Hasan Yüzbaşı’m |
| Çok teşekkürler Kemal abi! |
| Arı gibiyiz! Neden bal yapamıyoruz! |
| Gidip de dönmemek üzere tüm tehditler! |
| Devrim isteriz! |
| Baykal'a darbe çağrısı |
| Uyarı! |
| Ordu havaalanı ve Vali Erkmen |
| Göç durmadı! |
| “Gitme” diye yalvarsın en güzel anılar. |
| Recep İvedik denilen hıyarın teki! |
| Fermuar ve yıldız! |
| Sorumluluk ahlakı |
| Madalya! |
| Lobi’de ilk adım atıldı |
| Benim Yaşlarım |
| Erdoğan Demir |
| Ölüm Allah’ın emri |
| Küçükvar kendini nasıl dövdü? |
| Toptan’ı doğru anlamak |
| ‘Arka teker’ aradı ! |
| Dudak izinden kim teşhiş etmiş seni |
| CHP’de il başkanı kim? |
| Zonguldak’ın babası kim? |
| Köprü’de ki sahne |
| Çınar: Ereğli’de sorun yok |
| Ereğli’de neler oluyor? |
| Ankara Sheraton’da ateşli bir gece |
| Lobi’de 10 altın kural |
| Erhan Çakmak’ın tıraş zamanı! |
| Vali’nin hizmet hesabı Ak Parti’nin çarşısına uymuyor |
| Yengeden papara yiyip bana numara yapma! |
| İnsan kalıbına yakışanı yapmalı |
| Elif olsa kırmızı giyerdi |
| Keselim tıraşı işimize bakalım! |
| Gonca ile aramıza kimse giremez! |
| İlçe olmak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi? |
| Vali Yavuz Erkmen’in farkı |
| Neden rezil olduk! |
| Ayrılıklarda sevdaya dahildir |
| Kılınızı kıpırdatın |
| Genel Müdürü Dağdelen’e |
Bizimkiler top peşinde
Sorunlar Ankara’da tatilde |
| Gonca ve Balıkçılar |
| Sezgin’in kitabı ve Şanlı |
| Evlenince yazabilecek miyim? |
| O kovayı kimin kafasına geçirelim |
| Herif olmak! |
| Hoca’ya akıl vermek gibi olmasın ama |
Mavi bayraklı plajdan tıbbi atık çıkarsa
Vali ne yapsın? |
| Siyasi Meltem ve İnatçı Gonca |
| Gitmeseydin seni bu kadar sevmeyecektim |
| İngiltere’den Erol Bey, sana ne oluyor kardeşim! |
| Saat 12:30’da Ilıksu Plajı’nda buluşalım |
| Romalı bir genç kadına aşık oldum |
| Zeugma’dan da güzel |
| Nuri Genç’e tavsiyem |
| Racon Mehmet |
| Beyin göçü |
| Şerafettin Üstünkol’a teşekkür |
| Kuş gribi |
| Vali Bey’e çok kızgınım -2 |
| Korsan yayın organları! |
| Ah şu kadınlar |
Denizer’in doğruları
Dağdelen’in yanlışlarını götürüyor |
| Köksal Bey’in söyledikleri |
| Değişim örneği çoğalmalı |
| Zonguldak çok gelişecek |
| Erkmen gidince gelen ne yapacak? |
| Global özlemleri yalnızlaştırma hareketi |
| |