19.03.2008 Çarşamba

 

MTV Gençliği

Kanada’da bir televizyon programı varmış.
Gençler içinmiş. Bakmışlar ki gençler her geçen gün dünyada ve ülkelerinde olan bitenle daha az ilgileniyorlar. Marka tutkuları, alışverişler, internet, partiler, gösteriş, playstation derken bırak dünyayı, kendi şehirlerinde ne oluyor haberleri bile yok.
Buna bir çözüm bulalım demişler. Ve bu televizyon programını yapmışlar.
Aynen MTV programları formatını kullanmışlar. Bol renkli bir stüdyoya, yakışıklı genç bir sunucu, heyecanlı bir grup da seyirci koymuşlar. Bir yandan gençlerin ilgilendiği müzik sinema haberlerini diğer programlar gibi sunan, klasik MTV klipleri yayınlayan bu adam, bir yandan da akşam haberlerinde verilen haberleri gençlerin sıkılmayacağı şekilde, gerektiğinde esprili bir dille anlatıyormuş. Karışık yani.
Çekici ve esprili olan bu adamın hayranı çokmuş. Böylece gençler yavaş yavaş dünyadan haberdar olmaya başlamışlar. İlginç olan da bu programın ne amaçla yapıldıklarının farkında olmalarıymış. Programı pek seviyor, öncesine kadar hakikaten de bilgisiz ve ilgisiz olduklarını düşünüp artık daha çok haber seyretmeye, gazete okumaya başlıyorlarmış.
Sonra da gelip Türkiye’de arkadaş oldukları Derya’ya övüne övüne bu programı anlatıyorlarmış!
***
Babam geçen gün birkaç üniversiteli gencin konuşmasına kulak misafiri olmuş da..
Oradan aklıma geldi.
Gençler çok ciddi bir şekilde muhabbet ediyorlarmış, birbirlerine hangi futbol oyuncusunu nasıl kullandıklarını, hangi taktikleri uyguladıklarını falan anlatıyorlarmış.
Babam biraz sonra anlamış ki konu playstation. Gençler de futbol oyunu hakkında birbirlerine taktik veriyorlar, şu oyuncu bu dakikada yoruluyor, onu sağ kanatta oynat, sonra oyuna şunu sok falan gibi.
Detaya bakar mısınız! Uzun bir süre boyunca, çok ciddi şekilde bu konu konuşulmuş, babamın da sinirleri bozulmuş.
Tabii ki playstation oynanacak. Oyun oynamayı kim sevmez? Peki bu dünyayı kurtarıyor ciddiyetindeki taktik alışverişi?
Babam zamanın gençlerinin bir oyun için bu kadar aşırı kafa yorup memleket konularına daha az ilgisiz kalmalarından şikayetçiydi. Biz onların yaşında böyle miydik, dışarıdan yapamadıklarını içeriye girip beyin yıkayarak yapıyorlar, gençler de uyuyor diye. 
Annem ise başka açıdan yaklaştı olaya. Biz de sizin haftada birkaç akşam aşırı ciddiyetle izlediğiniz futbol maçlarını, hadi onları anladık da sonrasındaki saatler süren olmuş bitmiş bir maç için kafa yorma programlarınızı saçma buluyoruz diye söylendi.
Sanırım birçok konuda kadınlar, erkekler ve gençler diye ayrılıyoruz!


Üç Yaşına Geri Döndüm
Mimarlık Muhabbetleri 2
Öğrenci Dediğin Dersine Çalışır
Birey Yetiştiren Okul
Kan Çekiyor

Şimdi Uzaklarda Olmak Lazım

Fener Lisesi
Dünya’ya Kucak Açmak
Mimarlık Muhabbetleri 1
Mutlu Olmak Lazım
Benim Annem Çevreci, Çöpünüz Varsa Toplar
Dönüş
12 Saniyede 12 Üzüm
zonguldakzonguldak