Bedava kucak
Avustralyalı bir adam bir süre İngiltere'de yaşadıktan ve hayatı bir nedenden ötürü altüst olduktan sonra ülkesine geri dönüyor. Vardığında, onu karşılamaya gelen hiç kimse yok.. Halbuki bizimkinin duyguları çok karışık, birilerine ihtiyacı var.. Etrafta bir sürü insan kucaklaşıyor, gülüyor, ama o yalnız. Birinin onu beklemesini, ona sarılmasını o kadar istiyor ki..
Şehre girince büyük bir kağıda "Bedava Kucak" yazıyor. (Free Hugs.) Gidip en kalabalık kaldırımı seçiyor ve pankartını tutup beklemeye başlıyor. İlk on beş dakika boyunca insanlar geçerken ona garip garip bakıyorlar, ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Sonra ilk insan geliyor. Sarılmıyor ama omzuna dokunup bir şeyler anlatmaya başlıyor: Ne kadar kötü ve yalnız bir gün geçirdiğini, o günün tek kızının ölüm yıldönümü olduğunu, sabah köpeğini kaybettiğini, bu kadar yalnız hissettiği bir günde bir kucağa ne kadar ihtiyacı olduğunu anlatıyor ve yere çöküyor. Bizim kahramanımız da yere diz çöküyor ve birbirlerini kocaman kucaklıyorlar.. Böylece yanından gülümseyerek ayrılan bu yabancı, ilk kucakladığı kişi oluyor.
Sonrasında bir sürü insan yoldan geçerken gördüğü bu "Bedava Kucak" pankartlı adamı kucaklıyor ve gülümseyerek ayrılıyorlar.
Bizimki de fark ediyor ki, tek problemli insan kendisi değil.. Herkesin küçüklü büyüklü sorunları var. Herkesin kucaklanmaya, bir an için mutlu hissetmeye, gülümsemeye ihtiyacı var. Kalabalıkların arasında bile kendimizi yalnız hissedebildiğimiz, birbirimizi unuttuğumuz, birbirimizi "ertelediğimiz" bu dünyada..
Savaşların, ayrımcılığın, kinin had safhada olduğu bir dünyada, hiç tanımadığın bir insanı kocaman kucaklamak.. Ona bir mesaj iletmek.. Ondan bir mesaj almak.. Avustralyalı bu adamın adı Juan Mann. Bedava Kucak için bir sürü ülke dolaşmış. Türkiye'ye de gelmiş. İnsanları kucaklıyor, onları mutlu ediyor.
Onu örnek alan yüzlerce grup insan da kendi ülkelerine bunu gerçekleştiriyorlar.
Eğer bu yazıyı okurken ufacık da olsa gülümsemedinizse..
|



|