14.04.2008 Pazartesi


Taşkışla

Mimarlık Fakültesi Taşkışla hakkında daha önce yazmıştım. Bu sene ilk kez güneşli avluda bugün oturup keyif yapınca Taşkışla'ya karşı aşkım yine kabardı, bir daha yazayım dedim.
Taşkışla Taksim'dedir. Meydandan gezi parkının yanından aşağı doğru kaptırırsınız, hemen orada sütunlu girişiyle karşınızdadır eski bina. Dikdörtgen planlı, orta avlulu bir binadır. Ta 1840-1850 yıllarında askeri hastane olarak İngiliz mimarlara yaptırılmış, daha sonra Dolmabahçe sarayını korumak üzere kışla olarak kullanılmıştır. 31 Mart olaylarının başladığı yerdir.
Dolmabahçe'yi koruma işlevi, öğrencilerin hayal gücünü harekete geçirmiştir. Avludan Dolmabahçe'ye giden gizli tünel ya da arka bahçedeki tünele açılan kapak efsaneleri vardır. Atlıların ruhu güya geceleri dolanır, okulu korur. Yüksek tavanlı geniş koridorların avluya açılan pencerelerinden gece yansıyan ışık pek tekin değildir zaten.
Okul o kadar simetrik yapılıdır ki, neyin nerede olduğunu öğrenmemiz yıllarımızı almıştır. Hala üst kattayken aşağı katlarda olan hedefimize nasıl gideceğimizi bir an düşünür, hangi merdivenden inersek daha kestirme olacağını hesaplarız.
Havalar ısındığında orta bahçe kıpır kıpır olur, rengarenk öğrenciler dolanır, yatar, yer, sohbet eder, top oynanır, koşturulur. Geçen sene kazık kadar öğrenciler olarak enerjimiz fazla gelmiş olacak ki, yirmi kişi falan yakar top oynamıştık.
Güvenlik görevlisi gelip uyarmıştı, oynamayın diye (yok çimlerde top oynanmaz, yok çok kalabalıksınız), bir arkadaşımız da tüm heyecanıyla "Üç kişi kaldı üç, bitiyor!" diye bağırıp koşmaya devam etmişti!
Zemin kattaki sınıflarda ders yapan hocaların pek şansı yoktur. Bahçe her daim göz önündedir de ondan! Hoca ara verdi mi, dersin sonraki yarısındaki öğrenci nüfusu yarıya iner. Birinci sınıfta hocaların bizi bahçeden topladıklarını hatırlıyorum, hadi artık derse diye!
Mayısta kantinin bir kısmı bahçeye taşınır, kumpir satılır, müzik açılır, masalar serpiştirilir. Şenlikte hamak asılır, minderler konur, üst balkonlardan balonlar atılır, ip atlanır, yarışmalar yapılır.
Okulun koridorları aktif olarak kullanılır. Sergiler, bazı dersler, sunumlar hep koridorlardadır. Mimarlık, kimi zaman da eğlence sınıflardan dışarı taşar. Masa tenisi oynanır, gelen geçen bir şeyler karalasın diye grid sistem çizilmiş kartonlar asılır.
Okulda o kadar samimi, hareketli bir ortam vardır ki, Taşkışla sakinleri İTÜ'lü olduklarını unuturlar. Hangi okuldansın sorusuna bazen Taşkışla yanıtı verilir. Diğer fakültelerin aksine kendi etkinlikleri, şenlikleri vardır Taşkışla'nın. Kaçınılmaz olarak öğrencilerin arasında da bir kopukluk vardır, Taşkışlalılar ve diğerleri, yani Maslak Ana Kampüs'tekiler. kampustekilere göre Taşkışlalıların burnu havadadır, dünyaları onlar yaratmışlardır. Taşkışlalılar ise bu yakıştırmalara pek itiraz etmezler, pek memnundurlar kendilerinden.

Renkler
Lalelere haksızlık
Bedava kucak
İstanbul Arkeoloji Müzesi
Karaelmas üniversitesi ve kent
Aile boyu rahatlık
MTV Gençliği
Üç Yaşına Geri Döndüm
Mimarlık Muhabbetleri 2
Öğrenci Dediğin Dersine Çalışır
Birey Yetiştiren Okul
Kan Çekiyor

Şimdi Uzaklarda Olmak Lazım

Fener Lisesi
Dünya’ya Kucak Açmak
Mimarlık Muhabbetleri 1
Mutlu Olmak Lazım
Benim Annem Çevreci, Çöpünüz Varsa Toplar
Dönüş
12 Saniyede 12 Üzüm
zonguldakzonguldak