Benim Annem Çevreci, Çöpünüz Varsa Toplar
Gazetenin çöp sorunu tartışmaları, eski günlere götürdü beni.
Ortaokulda, lisedeyken falan arkadaşlarımın bana yaptığını yapıyor herkes sanki.
“Senin annen çevreci, söylesene ona bizim evin önündeki inşaat sokağımızı kirletiyor.”
“Senin annen çevreci, bizim oradaki koca ağacı kesiyorlar, kestirmesin!”
“Senin annen çevreci, liman içi bu kadar kirli diye annen niye bir şey yapmıyor?”
Demek senin annen çevreci değil!
Senin annenin ağzı yok mu?
Sokağına, denizine sahip çıkacak aklı yok mu?
Belediyeyi falan uyarma, fikrini söyleme hakkı yok mu?
Benim “çevreci” anneme yardım edesi yok mu?
Sinir olurdum, sinir.
Çevre Derneklerinin, TEMA’nın falan amacı, kısaca, halkı çevre konusunda bilinçlendirmektir.
Bilinçli halkın doğaya ve kaynaklara daha duyarlı davranmasını sağlamaktır.
Bu halka, aşağıdan yukarıya herkes dahildir.
Dernekler, gönüllüler ellerinden geleni yapar.
Ama en iyisini yapamadılar diye onlar suçlanmaz, sevilir, onlara yardım edilir.
Gazetenin genciyim ya ben.
Eğlenceli, turistik takılıyorum.
Gazeteye biraz renk..
“Dünkü çocuk”, haddimi biliyorum.
Ama bu sefer dayanamadım sanırım.
Çünkü..
Berran Aydan, annem olur benim. Çevre Koruma Derneği’nin kurucusu ve uzunca bir süre de başkanı.
Kendimi bildim bileli derneğin içindeydim, annem başkanlığı devrene kadar.
Şimdi pek bilmiyorum, takip edemiyorum İstanbul’dan doğru.
Ancak annem başkanken takip edebildiğim için diyebilirim ki:
Çevre Koruma Derneği’nin ömrü çöplüklerde geçti! (Tamam biraz abarttım, ama geçti!)
Peşlerine basını takan gönüllüler, zırt pırt kumsallara çöp toplamaya gittiler.
Ya da çöplüklerin durumuna dikkat çekmek için gerçek çöplüklere.
Babamın artık yeter dediğini hatırlıyorum, ne işin var hala kumsallarda, çöpçü müsün sen diye.
E amaç kumsalı temizlemek değildi herhalde.
Belediye temizleme araçları falan dururken, gönüllüler mi temizleyecek kumsalları?
Amaç, kumsaldaki çöp yığınına dikkat çekmekti.
Hem belediye’nin dikkatini, hem vatandaşın dikkatini.
Yoksa niye bir Pazar günü millet rahatını bırakıp çöp toplamaya gitsin.
Ben de çocuk olarak peşindeydim annemin.
Pankartlar taşıdık yaşıtlarımla, yürüyüşlere katıldık.
Dikkat çekmek için tavşan kostümü giyecek yaşı aşınca da stantlara yardım ettik.
En son bir iki sene önce bir Pazar sabahı karşıdaki çöplüğün yandığını görünce kahvaltı sofrasından fırlayan annemin peşine takılmıştım, “olay yerine” gitmiştik.
Gönüllülerin ilgi alanı güzel çöplerimiz değil tabii sadece.
Acılık deresi, kumsallar, ormanlar, Çatalağzı, deniz, ve asıl sorun: Halk.
Gönüllüler taşa toprağa tapmıyor herhalde, o binlerce yıl önceydi.
İnsanlar için bu uğraşlar, çünkü doğa, insana lazım.
Sonuç neredeyse hiç oldu sanki.
Halkın hala umurunda değil.
Babam korkuyor, annem bir gün dayak yiyecek diye şu çıt çıt çekirdek çıtlatıp kabuklarını yerlere atanları uyarırken diye.
Ama sanki annem de yavaş yavaş pes ediyor.
Yıllarca Çevre Koruma Derneği’ne, sonra da TEMA’ya gönül veren annem artık pes ediyor.
Halk anlamamak, bilgilenmemek, umursamamak için ısrar ediyorsa, kadın ne yapsın.
Varsa evinizden sokağınızdan toplanacak çöp, çağırın gönüllüleri, toplar onlar.
Çünkü siz çevreci değilsiniz, ama onlar çevreci, değil mi?
|



|