30.06.2008 Pazartesi

 

Bir At Gezisi'nden Notlar: ‘Hay Bin Kunduz!’

Tahmin edilir olarak ilk tepkiler - hatta son tepkiler bile "Delirmiş bunlar" şeklindeydi.
"Hadi canım, yapılmaz öyle şey." "Atlara yazık." "Kaybolursunuz." "Ormanda falan uyunmaz, bir şey saldırır." "Ne güzel, keşke ben de gelebilsem!"
Öyle böyle, bayağı bir eğlendirdik insanları. Bizle gelmek isteyenler de oldu, bizi Kastamonu'da beklemek isteyenler de. Herkes bol fotoğraf, video talep etti.

* * *

Gezi sırasında karşılaştığımız köylüler ise bir alemdi.
Hepsi bize deli gözüyle bakmakla beraber, tek tük imrenen amcalar da çıktı:
Bize yol tarif eden bir amca: "Bugün Cuma olmasaydı ben de gelirdim sizle Çubuklu'ya kadar!"
Atlara eşya bağlamamızı izleyen gruptan bir amcaya sorulunca, gidebilirler mi diye: "Atlarlan Amarika'ya gada gidülü, Gastamonu'ya mı gidemeceksiyüz?" (Atlarla Amerika'ya kadar gidilirmiş, Kastamonu'ya mı gidemeyecekmişiz?)
Yine aynı gruptan bir teyze: "Yagışagaldı gızım ata!" (Ata yakışıvermişiz.)
Bizi ata yakıştıran teyzenin arkadaşı teyze, anneme: "Sen hiç merak etme, okuyvadım ben onlara, hiç bi şeycük olmaz!"
Mola verdiğimiz bir köydeki teyzeler: "Ayran yapıverem size, evim hemen şurda!"
Jandarma komutanı: "Götüreyim mi sizi karakola, tarihi eser arıyorsunuz değil mi?"
Telefonda dedem: "Yanınıza bol şeker, başörtüsü falan alın, geçerken köylülere verirsiniz!"
Yol tarif eden başka bir amcanın son sözü, tek eli havada: "Hadi yolunuz açık olsun, Allah'a emanet olun!"
Başka bir yol tarifi, tatlı bir teyzeden: "Buradan böyle gidip sola döneceksiniz. Ama sakın sola dönmeyin!"
Babaannem, gece kamp yaptığımızda telefonumuz çekmezken, anneme: "Niye izin verdin bunlara? Hadi benim oğlan deli, cesarete gelmiş. Ama sen? Sözünü geçireceksin, izin vermeyeceksin! Ormanda başlarına bir şey gelecek!"
Annem, zırt pırt telefon açan dedeme: "Bak arayıp durma, dağdalar, şarjlarını bitireceksin! Ben arayacağım sizi haber alınca!"
Döndüğümüzde dedemin savunması: "Ben bunamadım, aklım yerimde, sadece iki kere aradım!"
At üstünde, ormanın çok sık bir yerinde kameramızı Ziya amcaya döndürmüş, ne düşündüğü sorulurken Ziya Amca: "Valla şu anda hiç bi şey düşünemeyom!!" (Benim burada ne işim var demek istiyor.)
Ziya amca Bartın şivesiyle kameramıza konuşurken Derya'ya Miray'ın düşüncesi: "Buralara alt yazı koyarız artık!"
Dönüp dolaşıp başladığımız noktaya döndüğümüzde jandarma komutanının muhtemel düşüncesi: "Bunlar bu şaşkınlıkla tarihi eser falan kaçıramazlar zaten.."

* * *

Tüm bu aksiliklerden, yine de çok tatlı gelen maceramızdan sonra iyice havaya girmiş babam bize bakıp: "Hay bin kunduz!"

 

Bir At Gezisi 5: Gezinin sonu - At kokmak
Bir At Gezisi - 4: Orda, bir köy var uzakta…
Bir At Gezisi 3: ‘Bir Sigara İçimlik Yol’
Bir At Gezisi 2: ‘Götüreyim mi sizi karakola?’
Bir At Gezisi - 1: Başlangıç
Bir Taksi Macerası: ‘Rusya'ya Lütfen!’
Polis Haftası
Esmeralda
İkizler
“Kolejli Kızlar Neden Mutsuz?”
Lale Festivali
Taşkışla
Renkler
Lalelere haksızlık
Bedava kucak
İstanbul Arkeoloji Müzesi
Karaelmas üniversitesi ve kent
Aile boyu rahatlık
MTV Gençliği
Üç Yaşına Geri Döndüm
Mimarlık Muhabbetleri 2
Öğrenci Dediğin Dersine Çalışır
Birey Yetiştiren Okul
Kan Çekiyor

Şimdi Uzaklarda Olmak Lazım

Fener Lisesi
Dünya’ya Kucak Açmak
Mimarlık Muhabbetleri 1
Mutlu Olmak Lazım
Benim Annem Çevreci, Çöpünüz Varsa Toplar
Dönüş
12 Saniyede 12 Üzüm
zonguldakzonguldak