13.03.2008 Perşembe

 

Yine Fener Lisesi üzerine

Derya Aydan kızımızın Pusula’daki “Fener Lisesi”  yazısı Zonguldak’ta biraz “yankı yaptı. Bana göre, Fener Lisesi’ne “haksızlık” yaptığının farkında olmadı. Özür dilemesi lazım. 25 yıl Fener’de oturduğumdan, ben de bu gençlerin durumuna biraz vakıfım. Hiç taraf tutmadan, edindiğim gözlemlerimi yazmak istiyorum.
Yakın zamana kadar öğretmenler ana yolda nöbet tutardı. Kız olsun, erkek olsun, öğrencilerin çoğu “edepli” idi. Azgınlık yapan erkek öğrenciler, “cennetten çıkma” ile uyarılırdı.
***
Ben Kolej yönetiminde söz sahibi olunca; ilk işim, Din ve Ahlak dersine, yalvarmayla dört lisan bilen  Bayram Özcan hocayı EKİ’den ayırabildim, hoca yaptım. İlk önceleri alaya alınan Hoca, kısa zamanda kendini sevdirdi ve öğrencilerin tavrı değişti. Erkeklerin favorileri kesildi, apaş yürümeleri kalktı. Kızların etekleri  uzadı, makyaj ve parfüm kayboldu. En önemlisi, öğrencilerin hocalarına saygıları ve derslerde başarıları çok arttı. Benden sebep yönetimimizi, “irtica geldi” diye olağanüstü kongreyle alaşağı ettiler.
Çevredeki okullarda genel disiplin çok zayıfladı. İsmail Cem’in TRT Genel Müdürü olmasıyla televizyondaki “müstehcen”  yayınlar çoğaldı. Sinemalara, romanlara, gazetelere “fuhuş” hakim olmaya başladı. Gençlik, bu büyük fırtınada sahip olduğu dini, milli hasletlerini kaybetmeye başladı. Bu belalı gidişattan bir nebze dini içerikli eğitim yapan okulların öğrencileri korunabildi.
***
Benim gençliğimde, bizler kızların peşinde koşardık. Sadece elele yürümek bile, bizi çok mutlu ederdi. Günümüzde kızlar oğlanların peşinde. Kızların etekleri miniye, sonradan her şeyini meydana çıkaran pantolon veya tayta döndü. Olmadı, belleri çıplak, göğüsleri meydanda “tahrik edici” oldular. Tesettürlü kızlar elele gezerken, “çağdaş” olanlar, aleni sevişmekten çekinmediler. Sigara ve küfürlü konuşmak moda oldu. Milletimize has ahlak ve değerler, eğitime hakim olmadı. Kasıtlı olarak, devlet bürokrasiye zevk tesisleri yapıp, hiç durmadan israf ederken, okulları rezil etti.
***
Fener Mahallesi yolları berduşla, başıboş serseri öğrencilerle doldu. Erkek öğrencilerin bir kısmı dayılık yapmayı, ne olursa olsun kızlara ve kadınlara laf atmayı olağanlaştırdı. Ders de yok. Zira, muhakkak mezun ediliyorlar.
Kızların ve kadınlarımızın bu durumdan “şikayet” etmeye hakları yok. Çıplaklıkları her yerde teşhir edilirken, pazarlanırken, bunu “çağdaşlık” kabul ettiler. Ne ekersen onu biçersin! Anne ve babalara duyurulur.
Kaybolan yapraklar bahar mevsiminde gene canlanıyor. İnsan da öldükten sonra canlanacak mı? Toplumumuz yeniden “Asr-ı Saadet”e kavuşacak mı? Ümitsiz olmak dinen günah.
Beni okumak nezaketinde olanlara çok teşekkür eder, hata ettimse affımı dilerim.

Kız öğrencilere laf atan gençler mi suçlu, biz mi?
Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Vergisini düzenli ödeyenler, “enayi” mi?
Üzülmez Sineması’nda “Pasif Korunma” Filmi
Mehmet Akif’in kalpağı
Herkes “Fıkra” anlatamaz!
Demir Madencilik, Rıfat Dağdelen…
“Tekmili birden 32 kısım” Sinemalar nerede?
Kurban olayım, bizim Gazipaşa’nın trafiğine!
Hamsi’nin 11 çeşidini bilirim, ‘hoşaf’ı hariç…
 
zonguldakzonguldak