17.04.2008 Perşembe

 

Doğru söyleyeni Türkiye’de haklarlar

Oh, nihayet muradımıza erdik! Neremize kına yaksak ki? Şu Erbakan Hoca denen “irticanın kumandanı”nı evine hapis ettik. Bütün dünya ve özellikle İslam ülkeleri bizim hukukumuza hayranlıkla şaşmışlardır. Hele İsrail ve masonlar ne kadar çok sevinmişlerdir. Elli senedir Türk denen aslanı kafesinden çıkarmaya kendini adamış bu “mücahit”i  kafese sokmayı çağdaş ve laik kuvvetlerle birlikte başarmışlardır. Şimdi sıra bu Hoca’nın beceriksiz müritlerinde. Gayet ahlaklı özgür medyamız, ülkesini sevmeyen bürokratlarımızla, onların da haklarından gelecektir. Patrikhane Papalık gibi “ekümenik” olacak. Dost İsrail Güneydoğu de Kürtlerle kendine bağlı eyalet kuracak. Vurucu gücü “Ergenekon” olan kaymak tabaka halkı daha rahat engelsiz soyacak. Çoğu ahlaksız ulusal medya gençlerimizi ilkesiz ve dinsiz olmasını sağlayacak.(Kıbrıs örnektir)
***
Suçu neymiş? “Evrakta sahtecilik” yapıp partisine devletin verdiği paraları iç etmiş. Öbür partiler tertemizmiş. Bunun ki Fazilet Partisi’ni 650 çuval evrakı mühürleri sökülmeden incelenmiş ve zimmet suçları kanıtlanmıştır. 150 ton altını az gelmiş. Sanki 200 yıl yaşayacak. İbadetten nur yüzlü-herşeyi bilen zeka fışkıran gözleri, edepli konuşmaları hep maske imiş. Yakalandı işte. Oh olsun! Yıllardır aykırı konuşmalarının cezasını çeksin. Madem hocasın, sen git ölü yıka!
***
Zaten mazisini inceleyince ne mal olduğu anlaşılıyordu.

Dedesi Kozanoğullarının Maliye Nazırı. Sultan Abdülhamid babasını İstanbul’da ağır ceza reisi (kadı) yapmış. Altı kardeşin ikisi prof. Biri doktor, biri eczacı (eşi prof.) biri müteahhit. Necmettin sınıflarında hep birinci. Makinacı. Gönderildiği Almanya’da projelerinde motorlar üzerinde profesör doktor oluyor. Dünyaca meşhur Krupp tank fabrikalarında çok başarılı çalışırken ülkemin kalkınmasında emek vereyim diye yurduna dönüyor. Onun bu kararından dönmesi için Krupp fabrikasının patronları hem Almanya da hem Türkiye’ye döndüğünde peşinden gelerek geri dönmesi için uğraştıklarına bütün Türkiye tanık oluyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde çok başarılı öğretim hocalığı yaptı. (Hiç cübbe giymemiştir) Eskişehir Cer Fabrikası’nda 27 Mayıs’tan sonra tamamı yerli devrim otoları yaptı.(Bu otolara “engelleme” yapıldı)  Başbakanlığında “Çekiçgüç”ü  yurt dışına attı. 28 Şubat modern darbesiyle uzaklaştırıldıktan sonra devlet hazinesi yağmalandı.

Rahmetli Eşi aileden çok zengin ve iktisat mezunu iki lisan biliyor ve düşkünlerin anası. Eşinin babası çok büyük arazilerin sahibi, dolayısıyla çok zenginmiş. Dindar ve gayet müşfikmiş. Lakapları da “Öküzoğulları” imiş. Padişahına yardım olsun maksadıyla büyük bir öküz tulumunu altunla doldurup hibe etmesinden bu ünvanı almış.

Ailesi, dini hayatı kendine rehber alıyor.

Fatih’teki İskender Paşa Camisi’nde yüksek tahsilli dindar cemaatinin birleşmesiyle Gümüş Motor’u kuruyor ve Demirel’in devlet korumasını kaldırmasıyla iflas ettiriliyor. Erbakan, Türkiye Odalar Birliği  Başkanı oluyor “Mason” arkadaşı Demirel tarafından kovuluyor. Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet Partilerini kuruyor ve irtica suçlamasıyla kapattırılıyor. 1969 yılından bu yana söyledikleriyle aydın kesim alay eder, sonra haklı olduğu görülür. Hedefi manevi kalkınma ve sanayileşmektir.
İslam Alemi’nce çok sevilmektedir. İleri görüşlülüğünden kesitler;  “Kıbrıs’ın tamamını alalım, Maraş’ı Müslüman ülkelerine turizme açalım, Kıbrıs’ta İmam Hatip Okulları açalım. (Şimdi Kıbrıs’ta cenaze namazı kılınması bile bilinmiyor, ölülerin çoğu öylece gömülmektedir.) Bu faiz düzeni Türkiye’yi batırır. Avrupa Birliği Türkiye’yi yılan gibi yuttuktan sonra içine alacaktır.”daha birçok haklılıkları var…
O bu ülkenin “trafik polisi”dir. Allah ona sağlık ve sabır versin.
Sevgili okuyucularım yanılıyorsam beni bağışlamanızı rica ederim.
***

Kirazların gelin olduğu, armutların allık sürdüğü, ayvaların öpücükler gönderdiği, kuşların seviştiği bu günlerde size ne güzel anlatımlarda bulunmak isterdim. Heyhat!..

Aksekili “milih löyük” Hacı İrfan…
“Hanımlara mahsus” günde hamamda yangın çıktı
“Bahşiş” peşinde peştemalı düşüren “tellak”lar…
Fatih Sultan Mehmet’in bedduasını aldık
Sivil Savunma’da “Zonguldak
İstihbarat Kısım Amiri” nasıl oldum?
Savaş çıkarsa, hangi sığınağa gireceksiniz?
Bektaş Hoca, Harun Ersoy ve şiir denemesi
Gözlenen ilk bahar geldi, ama kargalar…
Yine Fener Lisesi üzerine
Kız öğrencilere laf atan gençler mi suçlu, biz mi?
Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Vergisini düzenli ödeyenler, “enayi” mi?
Üzülmez Sineması’nda “Pasif Korunma” Filmi
Mehmet Akif’in kalpağı
Herkes “Fıkra” anlatamaz!
Demir Madencilik, Rıfat Dağdelen…
“Tekmili birden 32 kısım” Sinemalar nerede?
Kurban olayım, bizim Gazipaşa’nın trafiğine!
Hamsi’nin 11 çeşidini bilirim, ‘hoşaf’ı hariç…
 
zonguldakzonguldak