08.05.2008 Perşembe

 

Zonguldak Rallisi'ni Erdal Şeker nasıl kazandı?

Fi tarihinde trafik polislerinin en "heyecanlı" günlerinden biri. Ereğli'den gelip Zonguldak içinden geçecek ralli (araba yarışı) yapılacağı beklenen gündü. Zonguldak için olağandışı bir şeydi. Halkı da heyecan sardı. EKİ'nin yerüstü işçileri ve personelin çoğu kaytardı. Ocak işçilerinden de, kapkara kirli elbiseleriyle bazıları şehir dışı yol kenarında beklemeye geçmişler. Polisler, Kozlu taraflarından şehir içine araç girmesin diye nöbette. Yarış arabalarının geliş zamanları belli. Soğuksu'dan (o tarihte sahildeki yol yoktu)
Kan Merkezi'ne kadar, çoluk-çocuk, yaşlı genç, halk kaldırımlarda…
"Çetebaşı" Erdal Şeker, becerikli otomobil kullanan Güven Turizm Şirketi'nin sahibi Yüksel Pehlivan ve iki arkadaşı Erdal Şeker'in tel ve çivi imalathanesinde bir Anadol otomobilini ralli yarış arabası gibi badana boyalarıyla boyadılar. Madenci bareti, motosiklet gözlüğü, toz maskeleriyle kamuflaj tamam. İmalathanemiz Acılık Camii'sinin orada idi. Yüksel Pehlivan direksiyonda. Bunlar Ontemmuz yoluyla Site'den mi, Hastane'nin oradan mı, polisler fark etmeden ralli konvoyu gelmek üzereyken küçük viteslerle egzos patlatarak şehir içine yallah… Plaka 67. Zonguldak önde diye alkış tezahürat arasında korna çalarak, el sallayarak köprüye çıkıyorlar. Arabanın kaportasında "67 Hello, Yallah" filan yazılı. Polisler düdük çalarak elleriyle istikamet gösteriyorlar. Köprüden inince Başkomiser Suphi Bey, Gazipaşa'ya sapmasınlar diye Üzülmez istikametine kollarıyla yol gösteriyor. Şapşallaşan halkı atlattıktan sonra, tenha yollardan imalathaneye dönüyorlar.
Bu yaramaz gençler çok sevildiklerinden bu hınzırlıkları hoş görülüyor.

* * *

Zonguldak'ımız kadar rahat araç kullanabileceğiniz başka il yoktur. İl merkezinde, yönetmeliklerde olan trafik kurallarını sürücüler ve yayalar uygulamak zorunda değillerdir. Trafik polisleri ve mevcut ışıklar da olmasa daha rahatlarız.
Örneğin, Ulu Camii'nin oradaki ışıklar olmasa, Gazipaşa Caddesi'ne girecek araçlar kırmızı ışıkta birikmez, yeşil yanınca da bir hücumla caddeyi kilitlemez. Zonguldak'ta kim aracının burnunu sağ sol demeden yola doğru sokarsa, başarılı olur. Örneğin, Yeni Camii'nin önünde. Hele bu caminin önündeki rampalarda, dünyanın en usta şoförleri gelse Zonguldaklı şoförlerin kuralları hiç takmadan bu acayip yokuşlardan uçarak gittiklerini görünce dillerini yutar, gözleri yerinden fırlar. Kurban olayım Kültür binasının yoluna, park yerlerinin rahatlığına. Sebep olanların kulakları çınlasın.
"Çılgın" Belediye Başkanımız da yolları kazıklayınca, trafik daha da sıkıştı. O her istediği yere park edebildiğinden bir sorunu yok. Çok çalışmaktan, burnunun doğrusuna inatla gitmekten bazen motoru tersine çalışıyor.
Sağlıklı, uzun ömrünüz olursa İstasyon yolundaki beton bloklar gibi bu kazıkların hepsinin söküleceğini göreceğiz. Sebep olduğu Asma Durağı'nın trafik keşmekeşinden, lunaparktaki çarpışan otomobillerin sürücüleri gibi çok eğlenceli olduğu için, herkes memnun. Trafik Polisleri ve Zabıta Memurları ne yapsın? Park eden araçların çoğu işlerini bitirip gidecekler.
Bazen kafalarının tası atıyor. Aracın içinde beklemekte olan insan da olsa cezayı basıyorlar ve münakaşa başlıyor.

* * *

Bir kodaman geleceği vakit miting ve tören günleri şehir içi trafiğimizi çözebilenin alnından öpmek lazım. Zonguldak yarış pisti Fener yollarıdır. Oto ve motosiklet kullanan sürat "çatlak"ları, yeni rekorlar kıracaklar ama, ah şu Emniyet Müdürü Atilla Çınar olmasa…
Ara ara genede kaptırsalar da doyamıyorlar. Atilla Çınar Bey'in dikkatine...
Hepinize kazasız belasız h ayırlı yolculuklar dilerim. (Atilla Çınar hariç)

* * *

Gelelim "Aşık" Atilla Öksüz'e. Karaelmas Gazeteciler Derneği Başkanı olmasını kutlarım.

Kıvır-zıvır masum fıkralar…
Demek, "Savaş" olsa, birbirimizi yeriz, Maazallah…
Cemil Kaya'ya tebrik,
Fazilet Öztürk hanımefendiye huzur…
Geyik muhabbeti…
Bayramlarda, törenlerde “bando-mızıka” takımı vardı
Doğru söyleyeni Türkiye’de haklarlar
Aksekili “milih löyük” Hacı İrfan…
“Hanımlara mahsus” günde hamamda yangın çıktı
“Bahşiş” peşinde peştemalı düşüren “tellak”lar…
Fatih Sultan Mehmet’in bedduasını aldık
Sivil Savunma’da “Zonguldak
İstihbarat Kısım Amiri” nasıl oldum?
Savaş çıkarsa, hangi sığınağa gireceksiniz?
Bektaş Hoca, Harun Ersoy ve şiir denemesi
Gözlenen ilk bahar geldi, ama kargalar…
Yine Fener Lisesi üzerine
Kız öğrencilere laf atan gençler mi suçlu, biz mi?
Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Vergisini düzenli ödeyenler, “enayi” mi?
Üzülmez Sineması’nda “Pasif Korunma” Filmi
Mehmet Akif’in kalpağı
Herkes “Fıkra” anlatamaz!
Demir Madencilik, Rıfat Dağdelen…
“Tekmili birden 32 kısım” Sinemalar nerede?
Kurban olayım, bizim Gazipaşa’nın trafiğine!
Hamsi’nin 11 çeşidini bilirim, ‘hoşaf’ı hariç…
 
zonguldakzonguldak