13.05.2008 Salı

 

Ekşioğlu gibi, topunuzun…

Sevgili okurlarım;
Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya?
Galatasaray şampiyon oldu ya, yansın bu dünya. Galatasaraylılar ne güzel stres attı. Oh be…
Fenerliler de strese battı… Terk-i diyar edecekler. Ben onların yerinde olsam Güney Amerika veya Afrika'ya Aziz Yıldırım ve Ali Şen ile birlikte hicret eder, Fenerbahçe'yi orada kurarım. Siyahi oyuncu sıkıntıları olmaz. Hem Afrika Kupası'nı muhakkak alırlar.
Nasıl kahrolmazsın? Beş maç öncesi, antrenörsüz Galatasaray çoluk çocuk takım kuruyor. "Eh artık bunlar ligde onuncu olurlar" diye esas rakibini Sivasspor gören Fenerli kardeşlerimiz sen git son maçında Trabzon'da perişan ol. Ayıp etti Trabzonlular (benim ikinci tuttuğum takımdır).
Ben Mekteb-i Sultani'den Galatasaraylıyım. İkinci takımım da kardeş ilimiz Trabzonspor takımıdır. Zaten Zonguldak ve Trabzon kelimeleri karmadır.
Çocukluğumda Şeref ve Dolmabahçe Stadında maçlara giderdim. O zamanlar Galatasaray hiç şampiyon olamazdı. Biz de kahrolurduk. Son yıllarda bu ızdırabı çok çektik. Biraz da Fenerli kardeşlerimiz çeksin.
Son maçta Galatasaray'a kızdığım tek şey, maçın sonuna doğru siyahi oyuncuları oynatması oldu. Bırak Türk başladın, Türk bitir. Bir de Servet'i gücendirmeleri ayıp oldu. Galatasaray'ı kurtaran Hakan Şükür'ün "ahlaksız medyayı" sinir eden dualarıyla, Servet'in bitmeyen enerjisi ve futbol bilgisidir.
Bizim zamanımızda maçlarda küfür yoktu. Yuh çekilirdi. Hakemden şüphelenince "Hakeme gözlük cebine yüzlük.." Fenerlileri de kızdırmak için, "Bir baba hindi Fenere de bindi. Ya Allah…" Onlar da "Sen oyna Galata sen oyna" vs..

* * *

Asma Durağı'nın oradaki berberim Osman Gümüş koyu Galatasaraylı. Sakal tıraşımı yaparken koyu Fenerli bir arkadaşı geldiydi. Fener'in şampiyon olacağı kesin gibiydi. Müstehcen el kol hareketleriyle Osman'ı bir kızdırdı ki, Osman iki yerimi kesti. İddialaştılar. Osman'a arkadaşını sordum. Zonguldak'ı terk etmiş. Kadıköy'e ağlamaya gitmiştir.

* * *

Kardeşim Erdal, oğulları Selçuk, Ali Erman ve damatlarım Serdar Aydan ve Hakan Yılmaz da hasta Galatasaraylı. Fenerli dostları onlara takılmak için özel ziyaretlerine gelir. Olmazsa telefonla gırgır geçerler. Zonguldaklı Fenerliler'e nisbet Fener'deki binalarının önüne bina boyu bayrak sallandırdılar.
Yurt çapındaki bu şamata devam ederken sevimli Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan, bakalım ne hinlikler yapacak?
Neyse bu şampiyonluk Galatasaray'a ebedi değil, ikiyüzbin senesinde Fener şampiyon olunca hınçlarını alırlar.

* * *

1945 yılı olacak. Yatılı okuduğum Ortaköy'deki ilkokulumuzun duvarını aşarak Pazar günü kaçtım. Uzaktan seslerini duyduğum Şeref Stadyumunun önüne koşarak geldim. Okula başlayalı bir ay olmuş izin yok, çıkmam yasak. İstanbul'a yabancıyım. Cebimde hepsi bir lira harçlığım vardı. Kavga dövüş, itiş kakış, insan kümesi iki delikten bilet almaya çalışıyorlar. Biraz uzakta da sıraya girmiş insanlar var. Ben de sıraya girdim. Sıra bana geldi. Bir liramı uzattım. Bilet veren "yüzellikuruş" dedi. Ben sersemledim. Sıradaki merhametsizler de beni itekleyip uzaklaştırdı. O gün bugündür etrafını çaresiz süzen biri olursa, yardım edince çok sevinirim.

* * *

Allah rahmet etsin, 1980 ihtilalinin nüktedan, futboldan hiç anlamayan Belediye Başkanı Halil Ekşioğlu'na gelen Zonguldak takımı'nın yöneticileri hiç bitmek bilmeyen devamlı istekleriyle bunaltıyorlar. Gene makamında Halil Bey'i sıkıştırıp bunaltırlarken "Antreman için topumuz bile kalmadı" diyorlar. Ekşioğlu bıkmış, "Ulan topunuzun da ….. koyayım" diyor.

* * *

Temel'i futbol maçına getirmişler. İlk defa maçı gören Temel, "Ha bu uşacuklar bir top peşinde koşup durayiler. Ben hemen çideyum sevabına bu uşakların her birine birer top alıvereyum" demiş.
Birbirinizi deli gibi kızdırmayın.
Şakayı tadında bırakınız. Gülüşme olsun. Takımınız şampiyon olamamışsa ne, olmuş? Zonguldakspor gibi mahalle takımı olmadı ya. Zonguldaklılar yas tutmuyor da, el çekicinle fındık kırıyor. Birinci kümede kafa tutan takımınız nerede?
Her gününüz tasasız, sevinçli olsun.

 

Zonguldak Rallisi'ni Erdal Şeker nasıl kazandı?
Kıvır-zıvır masum fıkralar…
Demek, "Savaş" olsa, birbirimizi yeriz, Maazallah…
Cemil Kaya'ya tebrik,
Fazilet Öztürk hanımefendiye huzur…
Geyik muhabbeti…
Bayramlarda, törenlerde “bando-mızıka” takımı vardı
Doğru söyleyeni Türkiye’de haklarlar
Aksekili “milih löyük” Hacı İrfan…
“Hanımlara mahsus” günde hamamda yangın çıktı
“Bahşiş” peşinde peştemalı düşüren “tellak”lar…
Fatih Sultan Mehmet’in bedduasını aldık
Sivil Savunma’da “Zonguldak
İstihbarat Kısım Amiri” nasıl oldum?
Savaş çıkarsa, hangi sığınağa gireceksiniz?
Bektaş Hoca, Harun Ersoy ve şiir denemesi
Gözlenen ilk bahar geldi, ama kargalar…
Yine Fener Lisesi üzerine
Kız öğrencilere laf atan gençler mi suçlu, biz mi?
Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Vergisini düzenli ödeyenler, “enayi” mi?
Üzülmez Sineması’nda “Pasif Korunma” Filmi
Mehmet Akif’in kalpağı
Herkes “Fıkra” anlatamaz!
Demir Madencilik, Rıfat Dağdelen…
“Tekmili birden 32 kısım” Sinemalar nerede?
Kurban olayım, bizim Gazipaşa’nın trafiğine!
Hamsi’nin 11 çeşidini bilirim, ‘hoşaf’ı hariç…
 
zonguldakzonguldak