15.05.2008 Perşembe

 

"Aşık" Atilla'ya "Rivayet" çok…

Bence son günlerin flaş haberlerinden biri de; "Aşık" Atilla Öksüz'ün bacağındaki kıytırıktan kırılan tırışka kemiğidir. Ben bu işe pek inanmasam da; gene "geçmiş olsun" diyorum.
Bu "Kazanova", devamlı Zonguldak gündeminde olmak istiyor. Belki de, sakatlanması doğrudur. Şehirde onun hakkında türlü "rivayet" var. Karaelmas Gazeteciler Derneği'nin başkanı olunca bir kat daha "paparazzi" oldu. Bir rivayete göre, "baskın"dan kaçarken yuvarlanmış! "Geçmiş olsun"a gelen hanımlarla acısı hafifliyormuş! Milletin ağzı torba değil ki, büzesin. Yok, ütülenecek giysileri çok çoğalmış, yok evinin içi almış başını gitmiş. Hamarat, dilber hanımlar her şeyi düzene sokmaya gelmişler. Güzel yemek pişirenler pastırmalı kuru fasulye, nohut, dilber dudağı, kadınbudu köfte, kadın göbeği böreği gibi nefis yemeklerle doyuruyorlarmış. Bazıları da gelirken bal kaymak dondurması getirip "zahmet olmasın" diye elleriyle yalattırıyorlarmış. Giderlerken de her şeyin iyice ütülenmiş olarak katlanmış bırakıyorlarmış. Bu zavallıcık da, sanki her işi kendisi yapmış gibi, yorgunluktan pestil oluyormuş. Dinlenmeye geçince, tüm telefonlarını kapatıyormuş. Adam hasta olsa, Ankara'ya lobicilik yapmaya gider mi? Yersen…
Sen misin zımnen dedikoduculuk yapan, onun için de söylentiler böyle. Ne ekersen onu biçersin!

* * *

Bizim dükkan Cumartesi sabahları kahvaltısında, cadı kazanı gibi. Bu haftanın baş menüsü, "Aşık" Atilla Öksüz olacak. Yeni Valimizi de sollayacak.

* * *
Merak ediyorum, "geçmiş olsun"a İzmir'den, Ankara'dan da gelenler oldu mu? Yatıya kaldılar mı? Tiyatro sahnelerindeki gibi misafir karışıklığı oldu mu? Hangi çılgın müzik parçalarını dinlerler ki? Yemezsen beni, yerim seni! Bir dalda iki kiraz. Aşkım baksana bana. Ben senin var ya. Ben sana doyamıyorum…

* * *

Zenginin malı, züğürdün çenesini yorarmış. Ağzı sulananlar hep böyle onu çekiştiriyorlar. Ben pek inanmıyorum. Esasında gayet masum bir genç. Kıskançlık işte. Bakalım, bizim "Aşık" Atilla'nın "yatak" istirahatı ne kadar sürecek? Bakalım, gündemde ne kadar kalacak? Daha sonra, ne "numara"lar bulacak?

* * *

Benden ona abi öğüdü. Zonguldak'ın eski gözde bekarlarından "Üstad" Namık Aşçı baktı ki kendisini hanımlar çok rahatsız ediyor, başa çıkamayacak. Bekarlık rezillik. Şehrimizin seçkin hanımlarından Dr. Ülkü Aytaç'la evleniverdi. Şimdi çok huzurlu. Her şey pırıl pırıl oldu. Tabii evlilik bekarlık gibi değil. Evde azıcık cızırtı çıksa hırsını gelip bizlerden alıyor ve rahatlıyor. "Aşık" Atilla İzmir, Ankara oyalanmadan "Üstad" Namık Aşçı'yı örnek alsın. Haber Merkezi'ndekileri çatmaktan vazgeçsin. Tekrar, "geçmiş olsun" dileklerimle gözlerinden öperim.

 

Ekşioğlu gibi, topunuzun…
Zonguldak Rallisi'ni Erdal Şeker nasıl kazandı?
Kıvır-zıvır masum fıkralar…
Demek, "Savaş" olsa, birbirimizi yeriz, Maazallah…
Cemil Kaya'ya tebrik,
Fazilet Öztürk hanımefendiye huzur…
Geyik muhabbeti…
Bayramlarda, törenlerde “bando-mızıka” takımı vardı
Doğru söyleyeni Türkiye’de haklarlar
Aksekili “milih löyük” Hacı İrfan…
“Hanımlara mahsus” günde hamamda yangın çıktı
“Bahşiş” peşinde peştemalı düşüren “tellak”lar…
Fatih Sultan Mehmet’in bedduasını aldık
Sivil Savunma’da “Zonguldak
İstihbarat Kısım Amiri” nasıl oldum?
Savaş çıkarsa, hangi sığınağa gireceksiniz?
Bektaş Hoca, Harun Ersoy ve şiir denemesi
Gözlenen ilk bahar geldi, ama kargalar…
Yine Fener Lisesi üzerine
Kız öğrencilere laf atan gençler mi suçlu, biz mi?
Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Vergisini düzenli ödeyenler, “enayi” mi?
Üzülmez Sineması’nda “Pasif Korunma” Filmi
Mehmet Akif’in kalpağı
Herkes “Fıkra” anlatamaz!
Demir Madencilik, Rıfat Dağdelen…
“Tekmili birden 32 kısım” Sinemalar nerede?
Kurban olayım, bizim Gazipaşa’nın trafiğine!
Hamsi’nin 11 çeşidini bilirim, ‘hoşaf’ı hariç…
 
zonguldakzonguldak