24.06.2008 Salı

 

Akide şekerimiz

Zonguldak’ımızın bu güzel günlerinde okurlarımın sağlıklı huzur dolu yaşamalarını dua ederim.
***
Mağazamıza giren her kişiye ikram ettiğimiz akide şekerimizin nedenini yazıyorum.
Babamın babası ve babaannem  Bartın’ın Kozcuvaz-Meryemler ve Hıdırlar köylerindendirler. Köklerinin Kafkasya Türklerine uzandığını tarihçimiz Sayın Erol Çatma’da tespit etmiştir.
***
Büyükbabam Hüseyin köyden Bartın’a göç etmiş ve bir çift mandalı kağnısıyla yük çekmeye başlamış. Bir gün ben bu hayvanların hakkını ödeyemezsem ahirette hesabını veremem diyerek kendi gibi bir müminden hayvanlara merhametli davranacağına dair şahitler huzurunda yemin ettirerek kağnısını ona satmış.
***
Bartın’a girişteki Kemer Köprü’nün karşısında caminin merdivenlerinin yanındaki dükkanda bakkallığa başlamış. Okuyup yazması yokmuş, fakat, hafızası çok kuvvetliymiş. (Aynı hafıza rahmetli babamda birazı da kardeşim Erdal’da da vardır) Ezan okununca dükkânını öylece bırakır namazını eda edince huzur içinde alış-verişine başlarmış. Dürüst, cömert, fakirlere yardımı severmiş.
Tezgâhının üzerinde bir çanakta devamlı şeker bulundurur, herkese ikram edermiş. Dükkânını kapattıktan sonra evine dönerken sokaktaki çocuklara şeker dağıtırmış.
***
Çok sağlıklı, yüzü kırmızıya yakın renkliymiş. Namı “Şeker Bey” olmuş. Üç kızı, bir oğlu çocukken askere alınmış. Bartın’dan Kars’a yürüyerek Kazım Karabekir’in ordusuna katılmış. Kars’dan gene yürüyerek Irak’a Halit Paşa’nın ordusuna katılmış. Yaralanmış, Tigrit’te şehit olmuş.
***
Ben onbeş yaşlarındayken onun asker arkadaşı Amasralı Küçük Hasan’dan başlarından geçen sefaleti ve acımasız insan öldürmelerini dinlerken göz yaşlarım sel olduydu. Şimdi bile bu yaşımda su içerken karnımı doyururken ara ara aklıma geliyorlar ve yutkunamıyorum. Beşbin askerden on kişi sağ dönmüş.
***
Babam altı yaşlarında evin erkeği olarak ailesine destek vermeye başlıyor. Müthiş bir kıtlık ve fakirlik var. Sülalede erkek kalmamış.
Babasız büyümesine rağmen babam çok dindardı. Bartın’ın bütün kalburüstü ailelerinin delikanlıları babamın dostuydular. Çok seviliyordu. Uzun boylu, babası gibi kırmızı yüzlü, yakışıklı bir adamdı.
Soyadı kanunu çıkınca nüfus memuru ve etrafındakiler, “senin soyadın Şeker”dir demişler.
***
Babam dükkanında babasının hatırasına şeker bulundurur, sigara içenleri önlerdi. Tatil günlerinde hastanelerde hastalara peşinde hamal şeker meyva dağıtır, fakirlere harçlık verirdi.
Bizler onun tırnağı bile olamayız. Fakat onun hasletlerini yaşatmaya çalışıyoruz. Kimse bize “beni aldattınız” diyemez.
***
İşte yazıhanemizin üzerindeki şekerin mazisi yüz seneliktir. Horlanan işçilere ve çıraklara moral verir, verdiği paradan ağzı yananların ağzı tatlanır. Şehit olmuş büyükbabamın ve yedi kere hacca gitmiş Tigrit’te babasının gömüldüğü Türk askeri mezarlığını ziyaret etmiş babamın hatırasını inşallah bizden sonrakilerinde sürdürmelerini dua ediyorum. (Amin)
Lütfen akidemizden alınız.

Temcit Pilavı
Ezan
Kabak tadı verdi
Zonguldaklılar hadi bizler de terörist olalım
Hainler, HÖT, KÖT, Geri zekalılar
Milli Nizam'dan Saadet'e, bitmeyen mücadele…
Hocalar ve gazeteciler, "haklısın" demezler
Ersoy ve Dağdelen'e sitem, Gülşen'e tebrik
Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse…
"Aşık" Atilla'ya "Rivayet" çok…
Ekşioğlu gibi, topunuzun…
Zonguldak Rallisi'ni Erdal Şeker nasıl kazandı?
Kıvır-zıvır masum fıkralar…
Demek, "Savaş" olsa, birbirimizi yeriz, Maazallah…
Cemil Kaya'ya tebrik,
Fazilet Öztürk hanımefendiye huzur…
Geyik muhabbeti…
Bayramlarda, törenlerde “bando-mızıka” takımı vardı
Doğru söyleyeni Türkiye’de haklarlar
Aksekili “milih löyük” Hacı İrfan…
“Hanımlara mahsus” günde hamamda yangın çıktı
“Bahşiş” peşinde peştemalı düşüren “tellak”lar…
Fatih Sultan Mehmet’in bedduasını aldık
Sivil Savunma’da “Zonguldak
İstihbarat Kısım Amiri” nasıl oldum?
Savaş çıkarsa, hangi sığınağa gireceksiniz?
Bektaş Hoca, Harun Ersoy ve şiir denemesi
Gözlenen ilk bahar geldi, ama kargalar…
Yine Fener Lisesi üzerine
Kız öğrencilere laf atan gençler mi suçlu, biz mi?
Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Vergisini düzenli ödeyenler, “enayi” mi?
Üzülmez Sineması’nda “Pasif Korunma” Filmi
Mehmet Akif’in kalpağı
Herkes “Fıkra” anlatamaz!
Demir Madencilik, Rıfat Dağdelen…
“Tekmili birden 32 kısım” Sinemalar nerede?
Kurban olayım, bizim Gazipaşa’nın trafiğine!
Hamsi’nin 11 çeşidini bilirim, ‘hoşaf’ı hariç…
 
zonguldakzonguldak
easy polls