Dünyayı gezmeden öz değerlerini tanı!
Bu sütunlarda Derya Aydan kızımızın akıcı bir üslupla yazdığı serüvenlerini zevkle okuyoruz. Yuva kurma yaşına çoktan gelmiş bu kızımızın “başıboş” gezmelerinin yükümlülüğü sonunda anne ve babasındadır. Bu devirde yaşlıların “yaptırım gücü” yoktur. Ancak dua ederler ve öğüt verirler. Bu da ilerde, “Ben demiştim” hakkını kullanabilmek içindir. Büyük bir endişeyle onları izlerler.
***
Evet: Öğrenmek için gezmek, geçim derdin olmazsa, çok faydalı ve zevklidir. Yalnız, Derya kızımızın durumunda benim gördüğüm bazı noksanlıklar şunlar: Şayet gezilerinde, “Ben müslümanım ve Türküm” diyorsa; dinine ve tarihine ait gerekli bilgileri depolaması lazım. Bunları önemsemiyorsa, o zaman bu öğütlere bodversin. Öğrenmek isterse, eminim, onun için çok kolay. Çocukluktan temeli var. İstediği zaman elinin altında kitaplar emrine hazır. Onun için“Angarya” olursa boş versin.
***
Anılarında, ecnebilerin Türkiye bilgilerinin olmayışından çok üzüldüğünü sık sık anlattı. Şimdi gelelim, Derya kızımızın dünyayı gezme tutkusuna. Bana göre; insan ilk önce sahip olduğu değerleri öğrenecek. Dünyayı gezmeden önce kendi ülkesini gezecek, insanlarının inançlarını, yaşadığı şehirleri, tarihi kalıntılarını inceleyecek. Sadece İstanbul bir hazine.
***
Okunan kitaplar, çevre, bir bardak gibidir. Küçükten yetişen insan, bu bardak şeklini alır. Kazık kadar olunca, ne yapsan pek fayda etmez!
Öyle rast gele insanla arkadaşlık olmaz. İnsan görüşünün altında vahşet de gizlidir. Tarih ve devam eden olaylar, bunun ispatıdır. Onların vicdanına göre, vahşetleri mübahtır. Ancak dinlerine ve törelerine göre, “helal ve haram”ı bilen insanlarla huzurlu bir arkadaşlık olur. Zenginliğinin önemi yoktur. Ben yaşlandıkça kötü niyetli ve fesat düşünceli olmaya başladım. Beni kınayanlardan özür dilerim. Çok feci olaylar oluyor.
***
En eski tarihten bu yana yaşlılar, gençlerin öğütlerine boş verdiklerinden şikayetçi olurlar. Ben büyüklerimin öğütlerinin pek azını tuttum. Bu bile huzurlu olmama yetti. İletişim çağına girdiğimizde her şey altüst oldu. İnternet denen bela masum insanlara büyük tuzaklar kuruyor. Yaşlıların karşısında gençler elli tetikte “ateş” etmeye hazır bekliyorlar. Arzularına “gem” vurmazsan, aile reisi sensin!
Beni okumak lütfunda olan yaşlılarla biraz dertleşmek istedim.
Selam ve dualarımla sakin bir ömür sürmenizi dua ederim.
Not: Derya Aydan’ın dünkü yazısındaki yer alan “Kızlara laf atan öğrenciler” hakkında ayrıca bir yazım olacak. |