Lobi ‘Gonca’dır, ya diken, ya gül olur
Çarşamba günü çıkan yazıda, "Gonca"nın öyküsünü kaleme almıştık. Yazının direk olarak Secaattin Gonca ile ilgisi olmamakla beraber, genel anlamda herkesin kendine pay çıkaracağı bir öyküydü.
O hikayeye göre "lobi" bir "gonca"dır. Bu pencereden Ankara'daki Zonguldaklılar Gecesi'ne kısaca bakalım.
Bir... Ben anladım ki bu geceyi Anakara'daki Zonguldaklılar Derneği gelir sağlamak için organize etti.
İki... "Lobi" çalışmalarının yapıldığı bir döneme denk getirildiği için gece "Lobi" toplantısı olarak algılandı.
Üç... Katılımcıların tamamına yakını Zonguldak'tan gitti. Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli yerlerinden geceye katılacak olan önemli iş bilir insanlarla tanışmak amacıyla geceye katıldılar.
Dört... Katılımcıların çoğunluğunun Zonguldak'tan olması hayal kırıklığına neden oldu.
Beş... Köksal Toptan, verdiği mesajlarla gecenin atmosferini toparladı ve hayal kırıklığını ortadan kaldırdı.
Altı... Zonguldak'tan bazı kişilerin orada olmayışı eksiklik olarak hissedildi.
Yedi... Gece amacına ulaştı ve önemli gelir elde edildi.
Sekiz... Bundan sonraki gece ve organizasyonlarda buradan ders çıkarılarak aynı eksikliklerin yaşanması önlenmeli.
Özetle: "Lobi" yumurtadır, "cılk" da çıkabilir, içinden civciv de çıkabilir. Sağlam yumurtayı pişirirsen bir öğün doyarsın, beklersen içinde civciv çıkar. Çiftlik bile kurarsın.
Gerçi Tarım İl Müdürü Yusuf Akın mantığındaki bürokratlarla çiftlik kurmak zor ama, en güzel şeyler en çok bedel ödenerek elde edilenlerdir.
İster sevin, ister sevmeyin, dünya görüşüne karşı olabilirsiniz, ancak yurtdışındaki Türk okulları "Lobi"nin en güzel örneğidir.
En son TUSKON'un düzenlediği fuarda Türk okullarından mezun olan siyahi işadamlarının Türkiye ile bağlantı kurmak için çabası da bunun göstergesi…
Gonca’ya ve kendime haksızlık ettim
Ereğli'de Halil Posbıyık konusunda ihtisas yaptım. Hiçbir istihbarat elde etmeden onun ne zaman ne tür bir siyasi girişimde bulunabileceğini önceden kestirebiliyorum.
En son CHP'ye geçişiyle ilgili olanı da tahmin etmiştim. CHP Genel Merkezinde olayın konuşulduğu tarihlerde böyle üzeri kapalı bir yazım da vardı.
Tüm bunları niye yazıyorum.
Posbıyık benim yazdığım tüm yazıları okur. En çok eleştiren gazeteci olarak eksik bilgim varsa giderir, haklı eleştirilerime teşekkür eder.
Zonguldak'ı izledim. Sonra baktım ki Secaattin Gonca'nın da yakınında "acı söyleyen" yok gibi göründü. Meğer varmış da o inadından onları dinlemiyormuş. Posbıyık gibi olacak zannettim ve doğru bildiklerimi seviyeli olarak satırlara döktüm.
En son Zonguldaklılar Gecesi'nde olanları duyduktan sonra, Gonca'ya da kendime de haksızlık ettiğimi anladım.
Gonca Zonguldaklılar Gecesi'nde protokolde olmadığı için masaları gezip geceye ev sahipliği yapmamış. Geç kalması ayrı bir gaf. En büyük gafı ise on kişilik masa ayırıp sadece eşiyle geceye gitmesi.
Altını çiziyorum: Secaattin Gonca dört arkadaşını eşleriyle birlikte yanına alıp Ankara'ya götürememiş.
Yemeğe götürecek dört arkadaş bulamayan Gonca ne kenti temsil edebilir nede lobi toplantısından söylediği "Kentin önünü açalım" sözünü yerine getirebilir. Benim eleştirilerimi ise hiç anlamaz.
Altın kurallar
- İnsanların gözlerinin içine bak.
- Bol bol gülümseme, hem maliyeti sıfır hem de değerine paha biçilmez.
- Köprüleri atma, aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın.
- Büyük sözler vermekten korkma, ama verdiğin sözü de yerine getirmeyi unutma.
- Kimse tek başına başaramaz. Sana yardımcı olanları asla unutma.
- Zamanı ve sözleri dikkatsizce kullanma. İkisi de geri alınamaz.
- Dinlemeyi öğren, kimi fırsatlar kapıyı hafif tıklatır.
|

 
|