21.05.2008 Çarşamba

 

Posbsıyık'ın rakibi Murat Sesli değil,
Ak Parti Milletvekili Fazlı Erdoğan…

16 Nisan 2007 tarihinde "Başkan köy köy geziyor maşallah. Korkum o ki, bizim Başkan Kızılcapınar taraflarına geçtiği zamanlarda oradan Devrek ve oradan da Ankara'ya kaçacak. Çünkü ben onun meclise gitmesini istemiyorum" diye yazmıştım.
Halil Posbıyık, "Köroğlu" gibi diyar diyar geziyordu. "Arı" gibi her köyden oy topluyordu. Ancak, Ereğli Bölgesi'nde yapılan fındık ilaçlaması "arı"ları sersemletti. Tek çare "kırat"a binip uzaklaşmaktı. Acemi süvari, arkasına almak için el attığı Posbıyık'ı bir yandan bindirip öbür yandan düşürdü.
Posbıyık baktı ki "böcek"le, "eşek"le olmuyor. Aldı "ok"ları eline. "Şov"la birlikte dedikodular da başladı.
Bir... Halil Posbıyık Zonguldak'tan Belediye Başkanı Adayı olur mu?
İki... Seçimler birleştirilirse Milletvekili Adayı olur mu?
Öncelikle ikinciye cevap verelim. Posbıyık bir macera daha yaşamak istemez.
Birinciye gelince; Posbıyık gücü sever. "Şov"u sever. Burada tazminatları ödeyemeyen, tapu sorununu çözememiş, parası olmayan belediyede Posbıyık'ın ne işi olur?
Güç de para ile olur. Zonguldak'a gelip Secaattin Gonca'nın bıraktığı enkaz ile niye uğraşıp karizmayı çizdirsin?
Zaten "Truva" meselesinde bir kere "at"tan düştü.
Sözün özü...
Posbıyık Zonguldak'a gelip Belediye Başkanı olmaz.
Hem burada Polat Türkmen'e karşı seçim kazanmak onu mutlu etmez.
O, Fazlı Erdoğan'ı sandığa gömmek ister.
Öyle ki; çalışmalara başladığı ilk günden itibaren tek hedefi iktidar olacaktır.
Bunu, onun listesinden meclise girip Belediye Başkanı olan Murat Sesli'nin üzerinden giderek asla yapmaz.
Onun hakkında tek kelime konuşmaz.
Fazlı Erdoğan'ın üzerinden yapacağı politika onu Ereğli'de yeniden koltuğa taşır.
Hele hele; Murat Sesli yanlış bir meclis üyesi listesi yapar, yanına da Fazlı Erdoğan'ı alırsa Posbıyık'ın istediği olur.
Posbıyık'ın ilk konuşması şöyle olur:
"Ey Fazlı Erdoğan! Seni üç defa tuş ettim. Kendine güveniyorsan milletvekilliğinden istifa et, çık karşıma. Seni bir daha sandığa gömmezsem namerdim…"

TTK zarar, Rıfat Dağdelen kar ediyor

TTK'nın zararı 400 trilyon lira. Kurumun zarardan kurtulabilmesi için, GMİS Genel Başkanı Ramazan Denizer işçi alınmasını istedi. Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar'ın alınan işçilerin çalışmadığı ve işçi alındığı zamanlarda dahi üretimin düştüğü yönündeki açıklamalarına karşı sus pus oldu. Yani işçi almayla sorun çözülmüyor. Bunu daha önce yazdık. Şimdi tekrarlama gereğini duydum. Yeni Vali, ayağının tozuyla TTK'ya işçi alınmayacağını söyledi. Kaynak olarak da TTK Genel Müdürü Sayın Rıfat Dağdelen'i gösterdi. Kurumun yöneticileri ve sendika gelinlik kız gibi yarı mahçup, yanakları al al, gözleri yarı yerde, boyunları hafif eğri, "Evet, kabul ediyoruz" türünden sessiz… TTK zararda, Rıfat Dağdelen karda. Bir operasyon da ona yapın. TTK gibi biraz da o zarar etsin. Belki gelecek müdür zararı düşürür.
Asıl soru şu:
Dağdelen, emrindeki işçiyi çalıştıramıyorsa Zonguldak'ın günahı ne?

 

Güle güle Erdal Ata…
Lobi ‘Gonca’dır, ya diken, ya gül olur
"Gonca"dan gül olur mu?
Ati'nin kafası!
Lobi'den SMS'ler
Zonguldak CHP'deki yerini buldu
Aktörden memur olur mu?
İşçi Bayramı 'Başkent'te kutlansın
Yavuz Erkmen gitsin
Kamu güçlü destek (KGD) istiyor
Hayvancılık meselesi
Pardon, fark edemedim!
Şeker tadında yazılar
zonguldakzonguldak