26.05.2008 Pazartesi

 

Minibüs değil, Aynalı Çarşı

Dün sabah telefonum çaldı.
Telefona baktığımda, kayıtlı önemli bir kişi arıyor.
-Ne yapıyorsun?
-Evdeyim.
-Şehirde kaçak var?
- Kim, nerede?
-İskelede çay içiyor.
Doğrusu üzüldüm. Çay içtiğini söylese ben nerede olduğunu bulurdum. Zonguldak'ta çay içecek kaç tane yer var ki?
Hele birde kaçak gelmişsen.
Apar topar indim Tersane Durağı'na…
İlk gelen minibüse bindim.
Şoförün arkasındaki üçlü koltuğa oturdum.
Ben ve iki bayandan başka kimsecikler yoktu minibüste.
Dikkatimi çekti.
Dikiz aynasının yanında irili ufaklı dört tane daha "dikizleme" aynası var.
Ayıcıklar her yanı sarmış.
Oyuncakçı dükkanı gibi…
Ereğli'de görev yaparken benzer bir olayla karşılaşmış ve yine buna yakın bir üslupla kimseyi üzmeden yazmış, o gün dolmuş durağındaki gelişmeleri izlemek için pusuya yatmıştım.
O zamanki Şoförler Odası Başkanı İbrahim Güven öğleye doğru elinde bir levye ile geldi.
Önce duraktaki bütün minibüsleri teker teker kontrol etti.
"Dikizleme" aynalarının tamamını kırdı.
Ve büyük takdir topladı.
Bakalım Zonguldak'taki gelişmeler nasıl olacak?
Alaattin Toros kendi yöntemiyle dur diyecek mi?
Yoksa Emniyet…
Yok "Emniyet"le ilgili bölümü sonraki yazıya bırakalım.

Zonguldak'ın kahvaltı sorunu…

Geçen yıl Genel yayın Yönetmenimiz Atilla Öksüz'ün "kuru" muhabbeti uzun zaman gündemde kalmıştı.
Ancak sonuç yok.
Aslında sorunun çözümü için doğru yerden başlamak lazım.
Şöyle ki; bol aynalı yolculuğun ardından İskele'ye indim. Kaçağı bulmak için hemen İskele'deki çay bahçelerine gittim.
Kaçak kaçmış.
Madem kaçak yok, en iyisi çorba içmek.
Merkezde bildiğim, gönül rahatlığı ile çorba içeceğim yerlerin tamamı kapalı.
Kahvaltı yapayım dedim ama kafama göre bir yer gözüme kestiremedim.
Başladım Gazipaşa'da volta atmaya.
Bizim kaçağı buldum.
Metin Özden, İstanbul'dan gelmiş bizim haberimiz yok.
Bu nedenle MOBESE'nin yüz tanımalı sisteminin Zonguldak'a kurulmasını istiyorum. MOBESE olsaydı, biz onun Zonguldak'a girdiğini anlardık. Yerini de nokta tesbiti.
Neyse birlikte Eren Cafe'ye gittik. O zaman fark ettim. Zonguldak'ta benim bildiğim kahvaltı edilebilecek çok yer yok.
O zaman "kuru" sorunundan önce kahvaltı ve çorba sorunu var. Çözümü de lokantacılarda.
Bu konuda devletten hiç yardım ve destek beklemeyin.
Kendi sorununuzu kendiniz çözün.

Acı Söz Yedirmeyin...

Lokman Hekim'e:
"Hastamıza ne yedirmemizi tavsiye edersiniz?" diye sorduklarında, ondan şu cevabı almışlar:
"Aman, acı söz yedirmeyin de, ne yese olur."

 

TTK malı deniz, Zonguldak insanı keriz mi?

Posbsıyık'ın rakibi Murat Sesli değil,
Ak Parti Milletvekili Fazlı Erdoğan…

Güle güle Erdal Ata…
Lobi ‘Gonca’dır, ya diken, ya gül olur
"Gonca"dan gül olur mu?
Ati'nin kafası!
Lobi'den SMS'ler
Zonguldak CHP'deki yerini buldu
Aktörden memur olur mu?
İşçi Bayramı 'Başkent'te kutlansın
Yavuz Erkmen gitsin
Kamu güçlü destek (KGD) istiyor
Hayvancılık meselesi
Pardon, fark edemedim!
Şeker tadında yazılar
zonguldakzonguldak