"Sol"da birlik kime karşı?
Özellikle son iki haftadır "sol"un birlik arayışı hızlandı. Yaklaşan yerel seçimler öncesinde CHP, DSP, SHP birbirini ağırlıyor.
Hemen sorumuzu soralım:
Sol niye birlik istiyor?
Yerel seçimler için.
Kime karşı?
Ak Parti'ye karşı.
O zaman ortaya şöyle bir manzara çıkıyor.
DSP ve SHP kesin olarak Zonguldak'ta yerel seçimi kazanamayacağının farkında.
CHP'de bunun farkında.
Ortaya tek çıkar yol kalıyor:
Birlikte seçime girmek.
Kimin çatısı altında?
Tabii ki CHP'nin.
Bu konuda DSP'nin biraz sıkıntısı var.
DSP İl Başkanı Nurhan Başoğlu "kullanılmak" istemediklerini "değnek" benzetmesiyle gün yüzüne vurdu.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'dan yanıt gecikmedi.
Sonuç:
Çok flaş bir gelişme olmazsa, DSP ve SHP'nin tek başına yerel seçimlerde şansı yok.
Var olmak istiyorlarsa, en azından belediye meclisinde yer almak için CHP'nin "bonduruğu"na girmek zorundalar.
Burada dikkat edecekleri tek isim Ali Koçal.
Çünkü "mudul" onun elinde.
Olaya birde tersinden bakalım.
Ak Parti'nin Secaattin Gonca'ya rağmen yerel seçimlerde şansı çok yüksek.
Seçime başka bir adayla da girebilir.
Bu farklı bir konu.
Çünkü, bu manzara Gonca'nın eseri değil.
Ak Parti'nin ülke genelinde kanatlarına doldurduğu fırtınanın soğuğu, buradaki "sol"u sallayan.
Yoksa bir "garip"le Zonguldak'ta "sol" yerinden kımıldamaz.
Herşey göründüğü gibi değil!
Yıl 1997…
Bir köy var uzakta.
Yolu yok, suyu yok, okulu yok, elektriği yok, telefonu yok. Vatandaşın geçim sıkıntısı çok.
Her fırsatta sıkıntıları yazıyorum.
Gazeteci arkadaşlar bana takılıyor; "Bir köyünün yolunu yaptıramadın, suyuna baktıramadın…"
Aynı yıl evlendim.
Arkadaşlar gelin arabası almaya gidiyorlar.
Seçenek çok.
“Altı yüksek olsun, Murat 124 olsun. Beni zaten herkes biliyor. Hava atmaya gerek yok” diyorum.
Dinleyen kim?
Fikri Abi (Kapan) makam şoförüm. Gidip bir Toyota Corolla alıp gelmiş.
- Abi bu araba bizim köye çıkmaz.
- Çıkar, çıkar. Sen konuşma.
Ben bir daha konuşmadım.
Düğününde evine yürüme giden, araba iten damadı oynadım.
Düğün bitti, bizim düğün haberinden çok köyün yollarını yazdı gazeteciler.
Vali Sami Seçkin merak edip köye çıktı.
O zamanki "yalakalar" "Vali köye rahat çıksın" diye Sami Seçkin'i neredeyse Alaplı'dan dolaştırmışlar. Orası düzgün.
Ta Gümeli'den alabalık getirip ikram etmişler.
Sami Seçkin döner dönmez bana telefon etti.
Ben yalancı çıktım. Gazeteci arkadaşlarım da…
Doğrusunu istifa edip milletvekilliğine adaylığını koyduktan sonra öğrendi ama, geçen zamanı kaybeden Akköy oldu.
Tüm bunları niye yazıyorum?
Sayın Erdal Ata; elbette ilk izlenim çok önemlidir ama her şey göründüğü gibi değildir.
Muhtarlara gelince; şirin görünmek için sıkıntıları dile getirmekten çekinmeyin.
Belki başta sıkıntı çekersiniz ama, asıl sıkıntıyı çözüm üretemeyenler çeker.
Eşekname...
Merzifonlu bir edebiyatçı, Hamamîzâde İhsan'a şöyle der:
-Bir eşek kitabı yazmak istiyorum. Siz "Hamsiname" yazdınız. Bende "Eşeknâme" yazamaz mıyım sanki?
Cevap: -Pekala yazarsınız. Benim memlekette çok hamsi çıkar, yazdım. Sizinkinden de çok eşek çıkınca neden yazmayasınız.
|

 
|