Yavuz Erkmen gitsin
Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen'in Denizli'ye atandı. Kimse "gitsin" demiyor.
Sami Seçkin gitmemeliydi. Gitti. İsmet Metin geldi. O gitmeliydi kaldı ve gitti. Şimdi Yavuz Erkmen "gitmesin"miş. Gitsin.
Bu sözü bir siyasiler söyleyebilir. Bir de Zonguldak'a inanmayanlar.
Biz derebeylik döneminde yaşamıyoruz ki. Ağalık da yok.
Hani Yavuz Erkmen bizim ağamız ya da derebeyimiz değil. O giderse Zonguldak batmayacak. Gerilemeyecek.
Zonguldak geri gidecekse, Zonguldaklı öyle istediği için gider. İleri de öyle..
O geldi. Görevini yaptı ve bayrağı kendinden sonrakine teslim edecek.
İnsanların nefislerini okşayacak masum yalanlar söylemeyelim.
Yavuz Erkmen gitsin. Denizli'ye de gitsin, İzmir'e de. Buraya da elbet birileri gelsin.
"Hep merkezden geliyor" deniyor ya. Evet oradan gelsin.Yakın illerde görev yapanlar gelsin. Zonguldak'ı bilenler, sanayi şehrinde görev yapanlar gelsin.
Sami Seçkin vatandaşla devletin arasındaki soğukluğu giderdi.
İsmet Metin devletin özel sektör gibi çalışmayacağını gösterdi.
Yavuz Erkmen sanayi ve kalkınma alanında bir çok gelişmenin alt yapısını hazırladı.
Şimdi Kocaeli gibi bir sanayi şehrinde görev yapan Erdal Ata geliyor. O da sanayinin gelişmesinde ön ayak olsun ve gitsin. Ardından Antalya veya turizm kenti olan bir başka ilde görev yapan vali gelip Zonguldak turizmini geliştirsin.
Bunun için Vali Yavuz Erkmen gitsin. Denizli'de Zonguldak'ın bir kapısı olsun.
Allah gelenin de, gidenin de yardımcısı olsun.
'Dolmuş'un boşu makbul
Bir: Boş yeri kalmamış, meşbu.
İki: Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt.
Türk Dil Kurum "dolmuş"u böyle açıklıyor.
Bizim konumuz her ikisi de.
Şehiriçi yolcu taşımacılığının yükünü onlar çekiyor. Yükleri gerçekten çok ağır.
Şöyle ki; sabah erken saatte kalkıp akşamın dar vaktine, nöbetçi iseler gecenin geç saatlerine kadar çalışıyorlar. İşçi işine, evli evine, bekarlar damına gidebilsin, onlar da ekmek parası kazansın diye.
Dolmuşçu ancak koltuk sayısı kadar yolcu alabilir.
Ne kadar güzel değil mi?
Şehir stadının yanında bulunan trafik ekipleri her sabah dolmuşları denetliyor. Dolmuş şoförleri denetime çözümü buldular.
Yayla'ya kadar ayakta yolcu alıp orada indiriyor. Doğal olarak polis ekiplerinin önünden nizami geçiyor.
Duruma uyanan ekipler Orman Bölge Müdürlüğü'nün yanında beklemeye başladılar.
Ekipler yasaları uyguluyor, dolmuşçu fazla yolcu taşıma peşinde. Böyle olunca yasalar ağır basıyor. Ya yolda bekleyen yolcu. İlk kalktığı durakta ondört yolcu ile hareket eden dolmuşlar ikinci duraktaki yolcuları alamıyor. Vatandaş sinirleniyor. "Niye bizi ayakta almıyor?" Yasa var. "Olsun ben işe gideceğim. Benim için dolmuşun boşu makbul"
Dolmuşçuların yapacağı tek şey, belli aralıklarla hareket etmek. Böylelikle ne bekleyen yolcu kalır ne de her gün trafik ekibi denetlemek zorunda olur.
Şoförler Odası, Emniyet Müdürlüğü ve bizzat dolmuşçulara duyurulur.
Akıllı adam nasıl anlaşılır?
Dyojen'e bir adamın ne kadar akıllı olduğunun nasıl anlaşıldığını sordular.
Yanıtı kısa oldu; "Konuşmasından" dedi.
Bir soru daha sordular; "Peki adam ya hiç konuşmazsa"
Dyojen'in yanıtı bu kez şöyle oldu;
"O kadar akıllı olanı henüz yok dünyada." |

 
|