Aktörden memur olur mu?
Bir zamanlar dairenin birine yolum düştü. Ufak bir miktar para yatıracağım. Veznenin önünde uzunca bir sıra.
Veznede, eski Türk filmlerinden çıkıp oraya yerleşmiş memur.
Ağır ve yavaş hareketlerde önce paraları alıp, ağır ağır sayıyor. Paraları bir kenara bırakıp, büyük bir titizlikle üç adet karbonu makbuzun arasına yerleştiriyor. Masanın uzak köşesinde bulunan kalemi eline alıp vatandaşa soruyor, adın ne, soyadın ne, baba adın, ana adın, ananın kızlık soyadı…
Sonra iki hareketlik kocaman bir imza. Yine kalemi masanın en uzak noktasında bulunan kalem kutusuna koyuyor.
En alt çekmeceden mühürü alıp ıslampaya bandırdıktan sonra elindeki makbuzun üç sayfasına rastgele basıyor.
Mühürü tekrar itina ile yerine koyuyor. Makbuzun ilk iki yaprağını koparıyor. Birini önce birinci çekmeceye bırakıyor. Son olarak vatandaşın makbuzunu veriyor. Allah'tan vatandaş uyanık. Yatıracağı parayı tamı tamına getirmiş. Para üzeri istemiyor. Bir de onu isterse! Bozuk parayı bekleyecek. Bozuk yoksa kenarda bekleyecek.
Gelsin sıradaki...
Mübarek Çanakkale Zaferi'ni kazanmış gibi gururlu. Kendine laf ettirmiyor. Topu topu iki satır yazıyı on dakikada yazıyor.
Şimdi sorumuzu soralım; Allah aşkına doğruyu söyleyin. Özel sektörde bu adama kim iş verir?
Genel Maden İş… Ne iş?
Fikret İlkiz'in sözleri aklıma öyle bir yer etti ki, geceleri rüyamda eylem yapan maden işçilerini görüyorum.
Ne demişti İlkiz?
"Büyük madenci yürüyüşü emperyalizmin işçiye karşı yenilgisidir…"
Yanlış anlaşılmasın, emperyalizm hiçbir zaman yenilmedi.
Sadece cephe kaybetti.
Ardından yeni silahla kaybettiği cepheleri teker teker geri aldı.
Hatta fazlasını aldı.
Tıpkı TTK'da olduğu gibi.
Bakın Erdemir özelleşti. TTK'da özelleşecek hal bile kalmadı. Telekom…
Bizim konumuz TTK…
Cumartesi günü Murat Karayalçın Ramazan Denizer'i ziyaret etti.
Hani meşhur yürüyüşün mimarı Şemsi Denizer'in kardeşi Ramazan Denizer'i.
Başbakanı koltuğundan eden Denizer'in kardeşi.
Yürüdüğü zaman yüz bin kişi ile yürüyen Denizer'in kardeşi.
TTK'nın, madencinin yaşaması için mücadele eden Denizer'in kardeşi. Vesaire…
1 Mayıs'ta Zonguldak meydanlarını doldurmayacaksın.
Özeleştirmelere karşı "gık"ını çıkmayacak.
Emekli olan işçi kadar bile işçi aldırmayacaksın.
Niye, neyi bekliyorsunuz?
Gazipaşa Caddesi'nde iki elini cebine atıp, ceketin eteklerini geriye doğru sarkıtıp volta atan yöneticilerle sendikacılık olmaz.
Siz kimin dergahındasınız ki sabrediyorsunuz. Beklemekle ne üretim artar, ne de işçi açığı giderilir. Hele hele yönetici sayısı kadar oyu olamayan partilerin genel başkanlarına hayallerini anlatarak hiçbir yere varamazsınız.
O zaman biri de çıkar benim gibi sorar:
Genel Maden iş, ne iş?
At nalı uğur getirir mi?
Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya:
- Hocam, diye sormuşlar.
- At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
Demirci Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş.
- O nallardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
|

 
|